"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

“ABD, ‘Çin Arabuluculuğunda Suud-İran Anlaşması’ İle Bir Taşla İki Kuş Vuracak”
08 Nisan 2023Köklü Değişim Medya

“ABD, ‘Çin Arabuluculuğunda Suud-İran Anlaşması’ İle Bir Taşla İki Kuş Vuracak”

Hizb-ut Tahrir, Çin arabuluculuğunda Suud-İran rejimlerinin imzaladığı normalleşme anlaşmasının arka planında, ABD’nin hedeflerine ışık tutan detaylı bir siyasi analiz yayımladı.

Dünya çapında gerçekleşen siyasi olayların arka planına dair isabetli analizlerle ışık tutan Hizb-ut Tahrir, 07 Nisan 2023 tarihli siyasi analizinde, 10 Mart 2023 tarihinde Suudi Arabistan, İran ve Çin tarafından yapılan ortak açıklama ile duyurulan, İran ile Suudi Arabistan’ın iki ay içerisinde diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve büyükelçiliklerinin ve temsilciliklerinin karşılıklı olarak yeniden açılmasını içeren anlaşmanın arka planına, Amerika’nın anlaşmaya olumlu yaklaşmasına, Yahudi varlığı “İsrail”in ise anlaşmadan büyük bir rahatsızlık duymasının nedenlerine fokuslanıyor.

Bilindiği üzere, 10 Mart 2023’te Suudi Haber Ajansı (SPA), Suudi Arabistan ile İran arasında varılan ortak açıklamayı kamuoyuna duyurmuştu. Suudi Haber Ajansı “İran ve Suudi Arabistan’ın, en fazla iki aylık bir süre içinde diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması, büyükelçiliklerin ve temsilciliklerin yeniden açılması konusunda anlaştıklarını” bildirdi. İki ülke “Devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, içişlerine karışılmaması, 2001’de imzalanan güvenlik iş birliği anlaşması ile 1998’de imzalanan ekonomi, ticaret, yatırım, teknoloji, bilim, kültür, spor ve gençlik alanlarında iş birliğine ilişkin genel anlaşmanın etkinleştirilmesi konusunda mutabık kaldı. Ayrıca iki ülkenin dışişleri bakanlarının bir toplantı düzenlemesi, büyükelçi görevlendirilmesi ve aralarındaki ilişkileri güçlendirmenin yollarını tartışması konusunda fikir birliği olduğu kaydedildi.

Kökllü Değişim,Çin Arabuluculuğunda Suud-İran Anlaşması.webp Pekin'de Riyad-Tahran Anlaşması İmza Töreni

Analizde, 2021 ve 2022 yıllarında iki taraf arasında gerçekleşen diyalog turlarına Irak ve Umman’ın ev sahipliği yapmalarına rağmen imzaların Çin’in sponsorluğunda başkent Pekin’de atılmasının nedenin Suud ve İran rejimlerinin Çin’in ticaretteki en büyük birinci ticaret ortağı olmasından ya da Pekin’in dayatmasıyla kaynaklanmadığının ve Çin’in Orta Doğu’da hiçbir etkisi veya gücü olmadığının altı çiziliyor. Ayrıca Suudi Arabistan ve İran’ın, Çin’den aralarındaki (farklılıkların, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi için) arabuluculuk yapmalarını istediklerine işaret ediliyor.

Bunun nedeni hakkındaki 4 maddeli cevapta şu ifadelere yer veriliyor:

-“Çünkü Amerika, İran’la diplomatik ilişkilere sahip değil. Ayrıca İran’dan memnunmuş gibi görünmek de istemiyor, aksine düşmanmış gibi görünüyor. İranlı yetkililerin de itiraf ettiği gibi İran’ın ABD yörüngesinde yürüdüğünü ve birçok politikada ABD’ye hizmet ettiğini göstermek istemiyor.

-ABD, Çin’e uluslararası bir iş yaptırarak lütufta bulunmak istiyor. Çin, dünyada büyük bir ülke haline geldiğini sanacak ve böylece Amerika, Çin’i kandıracak, Rusya’yı Suriye ve diğer meselelerde kullandığı gibi Çin’i de belli konularda kullanacaktır.

-ABD Çin’e, küresel olarak etkili bir ülke olmak istiyorsa, Rusya ile değil, Amerika ile karşılıklı anlayış ve iş birliği yapması gerektiğini ima etmektedir. ABD bu ayartmayı Çin’e karşı bir silah olarak kullanacaktır. Çin, ABD politikalarını ihlal etmek istediğinde, ABD onu uluslararası etkiden yoksun bırakacak ve Rusya’ya yaptığı gibi kuşatma altına alacaktır.

-Suudi Arabistan ve İran’ın, Çin’den anlaşmaya ve imzalanmasına sponsor olmasını talep etmelerinin arka planında ABD vardır. Böylece Amerika, bu anlaşmanın doğrudan kendi gözetiminde imzalanmadığını, arkasında Çin’in olduğunu lanse etmek istemiştir.”

“Amerika Bir Taşla İki Kuş Vurmayı Hedeflemektedir”

Bu maddeleri sıraladıktan sonra ABD’nin bir taşla iki kuş vurmayı hedeflediğine dikkat çekilen bölümde ise şu ifadeler yer alıyor:

Birincisi: Yahudilerin Suudi Arabistan ile normalleşme, İran’a saldırı ve dolayısıyla Amerika’nın Rusya-Ukrayna savaşıyla meşgul olduğu bir dönemde Amerikan Yahudi lobisi zoruyla Amerika’nın Yahudileri desteklemeye mecbur kalması planını boşa çıkarmak.

İkincisi: Bu anlaşmanın ABD’nin değil, Çin sponsorluğunda gerçekleştiğini lanse etmek, önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde Yahudi lobisinin Biden’a cephe almasını önleyecektir. Çünkü bu anlaşma, Yahudi varlığına okkalı bir tokattır ve rahatsızlık sebebidir. Bu yüzden anlaşmanın arkasında Amerika değil Çin varmış gibi görünüyor! Bu da Biden’a karşı etkili veya en azından düşük profilli seçim kampanyası yürütmek için Yahudi lobisine hiçbir gerekçe sunmamaktadır.”

“Anlaşma Yahudi Varlığının Yüzüne İndirilmiş Ağır Bir Tokattır”

Anlaşmanın duyurulması üzerine Netanyahu’nun Suudi-İran normalleşmesine şaşırıp, donup kaldığına ve şimdiye kadar anlaşmayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadığına, dolayısıyla anlaşmanın yüzüne indirilmiş ağır bir tokat olduğuna işaret ediliyor.

Zira “yargı düzenlemesi” ile yargıyı felç eden ve yolsuzluk davalarından sıyırılmak için İran’a büyük çaplı saldırı planları yaparak, Tel-Aviv’deki protesto dalgalarıyla oluşan kamuoyunu arkasına almak isteyen Netanyahu’nun hayallerini suya düşürmüş oldu. Anlaşmanın “İsrail” için bir mesaj olduğu, Çin ve Rusya’ya odaklanan ABD’nin İran’a saldırı düzenlemesine ve Ortadoğu’da Washington’ın “normalleşme” anlaşmaları ile oluşturduğu sükunetin bozulmasına izin vermeyeceği ifade ediliyor.

Köklü-Değişim,'İsrail'de-Yargı-Düzenlemesi-Protestoları.jpg "İsrail"de Yargı Düzenlemesine Karşı Protesto

Ayrıca Biden yönetiminin Netanyahu yönetimini aşağıladığı ve görüşme boykotunu sürdürdüğüne dair ise şöyle değiniliyor:

“Netanyahu’nun, ABD Başkanı Biden tarafından boykot edilmesi, şimdiye kadar Beyaz Saray’ı ziyaret etme davetinin reddedilmesi ve defalarca Washington’u ziyaret etme taleplerinin kabul görmemesi arka planında böyle bir baskı uyguladığı bildirildi. ‘Benjamin Netanyahu, Beyaz Saray’a konuk olmak için haftalardır Washington’a bir ziyaret ayarlamaya çalışıyor, ancak talebi defalarca reddedilmiştir...’” ifadelerinin yer aldığı 15.03.2023 tarihli El Misri El Yevm ajansının haberine yer veriliyor.

Son bölümde ise ABD’nin anlaşmadan duyduğu memnuniyete ve hedeflerine yer veriliyor. Ayrıca bölge ülkelerinin dizginlerinin Amerika’nın elinde olduğu, çizdiği politikalar çerçevesinde hareket ettikleri, ister uydusu isterse yörüngesindekilerden olsun ne zaman anlaşmaya varıp aralarındaki sorunları çözmelerini istediğinde, müzakerelerle bunun yolunu yaparak onu uyguladıklarına, uyumsuzluk veya saldırganlık ile tersini yapmalarını istediğinde ise yaptıklarına dikkat çekilerek hain rejimler deşifre ediliyor.

“Amerika’dan kurtulmanın yolu, bu rejimleri devirmekten, Allah’ı, Rasûl’ünü ve müminleri razı eden ve Müslümanları tek bir devlette birleştiren bir sistem kurmak için çalışmaktan geçer. İyi bilin ki bu sistem de Nübüvvet metodu üzere Hilafettir” ifadeleri ile çözümün sunulduğu analizin tüm detaylarından haberdar olmak için aşağıdaki linki tıklayınız…

“Suudi Arabistan-İran Anlaşması”