"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

28 Şubat Faillerinin Üstünlüğü Nedir?
25 Kasım 2019Ajanslar

28 Şubat Faillerinin Üstünlüğü Nedir?

Köklü Değişim Medya

28 Şubat’ın faillerine yıllardır Bodrum’daki villalarında ödül gibi ceza uygulanırken, yaşlı, hasta, hamile ve çocuklar için Adalet Bakanlığı daha yeni harekete geçiyor. Paşalara bu kıyak için düzenleme gerekmezken, halk için hala bu alternatif düşünülme aşamasında. Adaletteki bu çifte standart halktan da ciddi eleştiri alıyor.

Adalet Bakanı Gül: “Yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, kadına şiddet fiillerini engelleyecek ve faillerin gerekli cezaları almalarını sağlayacak tedbirleri almakta kararlı olduklarını söyledi. Gül, "Şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz" dedi.

Adalet Bakanı Gül, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının 2020 yılı bütçesinin sunumunda, suç ve yaptırım dengesini, toplumun adalet duygusunu tatmin edecek şekilde gözden geçirmeyi düşündüklerini aktardı.

Kamu düzenini bozmayan, ciddi düzeyde mağduriyete yol açmayan suçlarda hapis cezalarına seçenek oluşturan yaptırımların süre ve tür yönünden kapsamının genişletilmesinin gündemlerinde bulunduğuna işaret eden Gül, ağır ceza mahkemeleri ile asliye ceza mahkemeleri arasındaki görev ayrımını da gözden geçireceklerini söyledi.

Çocuk Adalet Sistemi

Gül, suça sürüklenen çocukların davalarının öncelikli görülmesinin sağlanacağını, çocuk adalet sistemini onarıcı adalet yaklaşımı üzerine kuracaklarını ifade etti.

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında yasal altyapıya kavuşan adli görüşme odalarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasının amaçlandığını dile getiren Gül, kadına yönelik şiddete değindi.

Kadına yönelik şiddetin çözümüne ilişkin yöntemleri değerlendirdiklerini aktaran Gül, "Gerek mevzuat düzenlemelerinde gerekse uygulamalarda bu fiilleri engelleyecek ve faillerin gerekli cezaları almalarını sağlayacak tedbirleri diğer kurumlarla işbirliği halinde almak kararlılığındayız" ifadesini kullandı.

İstanbul Sözleşmesi ile şiddetin arttığı istatistiki olarak kanıtlanmasına rağmen hükümet, bu gerçeği görmezden gelip cezalarla bu şiddeti durdurmayı düşünüyor. Suçun kaynağını kurutmak yerine, işlenen suçu cezalandırmayı hedefleyen bu çalışmaların etkisiz kalacağı şimdiden görülebiliyor.

Yeni Uygulama Modelleri

İnfaz sisteminin ıslah işlevine odaklı bir şekilde etkili, doğru çalışması üzerinde durduklarının altını çizen Gül, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz. Hükümlü ve tutukluların yakınları ile görüntülü görüşmesi, elektronik dilekçe gibi yeni uygulama modellerinin geliştirilmesi de çalışma gündemimizde yer alıyor."

Hukuk yargılamalara ilişkin usul hükümlerinde de düzenlemeler öngördüklerini anlatan Gül, "Asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleri arasındaki görev ayrımının yeniden belirlenmesi, küçük miktarlı talep ve davaların basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usulüyle çözülmesi" gibi konuların çalışma başlıkları arasında bulunduğunu belirtti.

Noterlere Yetki

Gül, bazı çekişmesiz yargı işlerinde, belirli sınırlar altındaki delil tespitlerinde noterliklere de yetki tanınmasını hedeflediklerine işaret etti.

Noterliklerde parmak izi ile kimlik doğrulama sisteminin kullanılmasını sağlayacaklarını bildiren Gül, satış bedelinin, noterde işlem gerçekleşmeden satıcı hesabına geçmesini önleyecek bir finansal entegrasyon oluşturulmasının düşünüldüğünü söyledi.

Abdulhamit Gül, "Noterlik harç ve masraflarının tüm bankaların kredi kartlarıyla ödenebilmesini de sağlayacağız" mesajını verdi.

Meslekten Çıkarılan Hakim Ve Cumhuriyet Savcısı Sayısı 3 Bin 926

Bakan Gül, 15 Temmuz'dan bu yana meslekten çıkarılan hakim ve Cumhuriyet savcısı sayısının 3 bin 926 olduğunu kaydederek, FETÖ'nün 15 Temmuz akşamı başlayıp 16 Temmuz sabahı bastırılan bir tehlike olarak yorumlanamayacağını söyledi.

Yargının ideolojisinin adalet olduğunu belirten Gül, "Anayasamızda mahkemeler, 'şu grubun, bu zümrenin adına' demiyor, 'millet adına karar verir' diyor" açıklamasında bulunmasına rağmen, güçlüler bir şekilde adaletin kılıcından kurtulabiliyor.