
Yılmaz Çelik Davası’nda Bir Skandal Karar Daha!
Köklü Değişim Medya
Anayasa Mahkemesi’nin Yılmaz ÇELİK ile ilgili hak ihlali kararı verip yeniden yargılanmasına hükmettiği dava dosyalarından bir diğeri Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyordu. Yeniden yargılama sürecine bakan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi de 7. Ağır Ceza Mahkemesi gibi benzer bir karara imza atarak AYM’nin itirazlarını görmezden geldi ve Yılmaz Çelik hakkında 6 yıl 3 ay ceza verdi.
Çelik’in avukatı Mustafa Kocamanbaş kararı sosyal medya hesabından duyurarak, karara itiraz edeceklerini ifade etti:
Ankara 6 Ağır Ceza Mahkemesi AYMnin hak ihlali kararını tanımayarak müvekkilim Yılmaz Çelik hakkında yeniden ceza verdi. Bu bir hukuk skandalıdır, anayasayı ihlal suçudur. Bu karar bu işin sadece hukuki değil siyasi boyutunun da olduğunun kanıtıdır. Karara itiraz edeceğiz.
— AvMustafa KOCAMANBAŞ (@av_kocamanbas)
Yılmaz Çelik de bu karar üzerine sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı ve kararın hukuki değil siyasi bir karar olduğunu söyledi:
Anayasa Mahkemesi'nin hakkımda verdiği hak ihlali kararı sonrası yeniden yargılandığım davanın karar duruşmasında yeniden hakkımda ceza verildi. Bu hukuki değil siyasi bir karardır. Karara itiraz edeceğiz.
Adaletin olmadığına birkez daha şahit olduk.
— Yılmaz Çelik (@yilmazcelikkd)
DAHA ÖNCE ANKARA 7. ACM DE BENZER BİR HUKUKSUZLUĞA İMZA ATMIŞ AMA SOMUT BİR GEREKÇE SUNAMAMIŞTI!
Anayasa Mahkemesi’nin Yılmaz ÇELİK ile ilgili hak ihlali kararı verip yeniden yargılanmasına hükmettiği dava dosyasın yeniden yargılama sürecine bakan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi de eski cezayı yeniden vermişti. Mahkeme, yaklaşık iki ay sonra yayımladığı Gerekçeli Kararı’nda da somut bir gerekçe ortaya koyamamıştı.
7. ACM'nin Gerekçeli Kararı'nda; Hizb-ut Tahrir’in cebir ve şiddet kullandığına dair herhangi bir delilin ortaya konmadığı, aksine önceki verilen kararların şablon cümlelerle yeniden karara eklendiği görüldü. Dolayısıyla hem Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali ve yeniden yargılanma kararına gerekçe oluşturan; “cebir şiddet kullanımına ilişkin delillerin en azından bir kez ortaya konulması” talebi yerine getirilmemiş ve yine AYM’nin “şablon cümlelerle hüküm kurulduğu” eleştirisi Ankara 7. ACM kararında da tekrar edilmiş oldu.
İşte o karardaki şablon cümleler:
“Yukarıda belirtilen tüm deliller, açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Hizb-ut Tahrir Örgütünün kuruluşu, örgütün amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle, 3713 Sayılı Yasanın 4928 Sayılı Yasa ile değişik 1. maddesinde tarifini bulan, cebir ve tehdit kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacıyla kurulmuş silahlı terör örgütü niteliğine olduğu, Yargıtay 9. C.D nin 21.10.2004 tarih ve 2004/4829 Esas 2004/5628 Karar ve 04.11.2004 tarih ve 2004/5248 Esas, 2004/5985 Karar sayılı, kararları ile Yargıtay 16. C.D nin 16.11.2017 tarih ve 2015/7734 Esas, 2017/5200 Karar, 26.09.2018 tarih ve 2018/2494 Esas, 2018/2907 karar sayılı ve birçok benzer kararlarında da Hizb-ut Tahrir Örgütünün silahlı terör örgütü olduğunun kabul edildiği, sanık Yılmaz Çelik'in aşamalardaki beyanları, ele geçen bildirilerde sanık Yılmaz ÇELİK'in "Türkiye Vilayeti Resmi Sözcüsü" olarak adının geçtiği, yakalama tutanakları, ev arama tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, dosyada yer alan DVD ve CD.ler ile ele geçen bildiriler ve dosya kapsamına göre de sanık Yılmaz Çelik'in üzerine atılı silahlı terör örgütü olan Hizb-ut Tahrir Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmış, Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi ile görevli) 07/04/2011 tarih, 2010/100 Esas ve 2011/74 karar (Mahkememizin 2010/460 esas ve 2011/400 karar) sayılı kararı ile bu suçtan eylemine uyan 3713 Sayılı Yasanın 7. maddesi 1. fıkra 1. cümlesi yollamasıyla 5237 Sayılı TCK.nun 314/2., 3713 Sayılı Yasanın 5 ve 5237 Sayılı TCK.nun 314/2 maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve hükümlü Yılmaz Çelik'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair … sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nun 323/1. maddesi uyarınca ONAYLANMASINA karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Hükümlü Yılmaz Çelik'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine dair Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi ile görevli) 07/04/2011 tarih, 2010/100 Esas ve 2011/74 karar (Mahkememizin 2010/460 esas ve 2011/400 karar) sayılı kararı ile verilen ve 27/06/2014 tarihinde kesinleşen ve Anayasa Mahkemesinin 19/07/2018 tarih, 2014/13117 başvuru numaralı kararı ile Mahkememizce yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27/06/2014 tarih, 2013/14330 esas ve 2014/7874 karar sayılı ilamı düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşen Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi ile görevli) 07/04/2011 tarih, 2010/100 Esas ve 2011/74 karar (Mahkememizin 2010/460 esas ve 2011/400 karar) sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nun 323/1. maddesi uyarınca ONAYLANMASINA…”
Ankara 7. ACM'nin gerekçesiz kararı ortada iken şimdi gözler Ankara 6. ACM'nin hangi gerekçelerle bu skandal kararı aldığını ortaya koyacağı "gerekçeli kararı"na çevrildi.
___
#YargıZulmüneDurDe
#AYMYargınınSüsüMü

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








