"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Yargıda Korona Keyfiyeti: “Adalet Tatilde”
02 Mayıs 2020Köklü Değişim Medya

Yargıda Korona Keyfiyeti: “Adalet Tatilde”

Köklü Değişim Medya

Koronavirüse karşı alınan tedbirlere bir de hakimlerin keyfi kararları eklenince bazı mahkemelerde yargı tamamen durdu. Avukat Üsame Ceran, adaletin sürekliliği esasının rafa kaldırıldığı, hakimlerin keyfi olarak dosyalara bakmadığını ve duruşmaların otomatik ertelendiğini sosyal medyada anlattı.

Koronavirüse karşı alınan önlemlerle kapsamında tutuklu sanıkların davaları, dosya üzerinden karara bağlanması için mahkemeler görevlerine devam edecekti. Yargıdaki disiplinsizlik ve hakimlerin keyfi olarak dosyalara bakmadığı ortaya çıktı.

İstanbul’da avukatlık mesleğini icra eden Üsame Ceran, bir dava dosyası kapsamında müvekkilini savunmak için hazırladığı savunmanın başına neler geldiğini, sürecin keyfi olarak nasıl durdurulduğunu detayları ile anlattı.

Avukat Üsme Ceran, yaşadıklarını şöyle anlattı:

Bugün İstanbul Adliyesi’ndeki bir mahkemeyle ilgili çok skandal bir şey öğrendim, sizinle de paylaşmak istiyorum.

İstanbul Adliyesindeki … Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarın ilk celsesi görülecek bir dosyam vardı. Biliyorsunuz İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı Covid-19 tedbirleri kapsamında 04/05/2020 tarihine kadarki tutuklu ve acil işlerin dosya üzerinden karara bağlanmasını kararlaştırdı.

Bu şu demek duruşma açılmayacak sanık getirilmeyecek, yazılı savunma yoluyla müdafilik yapacaksın. Ceza Muhakemesi’nde hepimizin bildiği doğrudanlık, yüz yüzelik ve sözlülük ilkeleri gereği aslında yazılı şekilde etkili bir müdafilik yapmanız mümkün değildir

Günlerce hazırladığı yazılı savunmayı UYAP’tan gönderen Ceran, hakimin önüne getirmesi için katibi de telefonla aramış.

Katiple aralarında geçen diyalog ise yargının keyfi tatile çıktığını ortaya koyuyor.

"HEYET YOK Kİ"

Telefona bakan katip şaşırarak:

– Ne dilekçesi?

+ Beyan dilekçesi, inceleme için. Malum duruşma yapılamadığı için müvekkili hiç olmazsa yazılı beyanlarla savunmak durumundayız. Yarına duruşma günü verilmişti bu dosyada, heyet incelemiş midir dosyayı bilginiz var mı acaba?

Heyet mi? Heyet yok ki.

+ Nasıl yani, nöbet usulü hakim de mi yok?

Yok avukat bey, evlerindeler

+ E peki tahliye haklında neye göre karar veriyorsunuz?

Tüm duruşmalarda erteleme yazıyoruz

+ Tamam da tahliye hakkındaki karar neye göre veriliyor?

Tahliye verilmiyor ki

+ Nasıl yani, bu ay hiç tahliye kararı vermediniz mi?

- Yok, vermedik

+ Benim günlerdir uğraştığım dilekçemi hakimlerin okuma ihtimali yok yani?

- Yok avukat bey belki Uyap’tan görür ama (ses tonundan buna inanmadığı anlaşılıyor)

+ Sanmıyorum, peki teşekkürler iyi çalışmalar

Bu dialog ile tüm duruşmaların keyfi olarak ertelendiği ortaya çıkıyor.

Belki de büyük ihtimalle tahliye edilecek tutuklular, keyfi olarak 2 ay daha cezaevinde duruşma gününü bekleyecek.

Yargıda yaşanan bu skandalı yaymak için harekete geçen Avukat Üsame Ceran, sosyal medyada başından geçenleri tek tek anlattı. Koronavirüs dolayısıyla infaz paketiyle suçlular cezaevlerinden tahliye edilirken, henüz suçu kanıtlanmamış yargılaması devam edenlerin keyfi ertelemeyle 2 ay daha cezaevinde tutulması durumu yargıda nasıl bir garabetin yaşandığını ortaya koyuyor.

Bu konuyu sosyal medya paylaşımında Avukat Üsame Ceran şöyle anlatıyor:

Davası 188’den açılmış ama suç vasfının 191/1 olarak değişeceği kesin. Teknik-fiziki takip yok. Aleyhe sanık-tanık beyanı yok. Miktar kullanım sınırının çok altında kalıyor. Yargılama sonucu en üst hadden ceza alsa bile çocuğun yatarı yok. Ama hakimlerin keyfine 2 ay daha içerde.

İnfaz düzenlemesiyle hükümlüler dışarı, suç vasfının değişmesiyle üst hadden ceza alsa bile yatarı olmayan tutuklu içeri. Biri hüküm giymiş, diğeri henüz masum. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Sanki virüs tutukluyu görünce kardeş rahat ol ben sadece hükümlüye bulaşırım diyor.”

HSK Hakimleri Uyardı

Bu skandal duyulması üzerine HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) bir duyuru yayımlayarak yargı personeli uyardı. Bu uyarı da mahkemelerde hakimlerin keyfi hareket ettiğini ve disiplinsiz bir durumun yaşandığını doğruluyor.

HSK’nın 30 Nisan günü yaptığı duyurusunda konuyla ilgili kısım ise şöyle:

“-Erteleme süresince adli hizmetlerin tamamen durması gibi bir durumun söz konusu

olmadığının ve Genel Kurulumuzca 15/6/2020 tarihine kadar meri olacağına karar

verilen 30/3/2020 tarihli Genel Kurul kararımızın 11’ inci maddesi doğrultusunda

adliyelerdeki iş ve işlemlerin durdurulmadığının bilinmesine*,*

Suç ve suçluyla mücadele işlemleri ile mahkemeler önünde dava ve iddia hakkının

bir gereği olarak, hukuk hizmetinin esnek çalışma yöntemleri ve acil durumlar

bakımından da rutin faaliyetlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi suretiyle icrasına

ayrıca; tedbirlerin kalkacağı tarih itibarıyla dava ve duruşma takviminin sıkışmaması

amacıyla hâkim ve savcılarımızın uhdelerinde bulunan dosyaları evlerinde incelemek,

notlamak ve eksikliklerini gidermek suretiyle tekemmül ettirmelerine,

-COVID-19 salgınının yayılmasını önlemek amacıyla alınan zorunlu tedbirler

nedeniyle geçilen esnek çalışma yönteminin hiçbir şekilde bir tatil veya işlerin

durdurulmasını gerektirecek bir dönem olmadığının bilinmesine ve çalışmaların bu

bilinçle yürütülmesine*,*

-Belirlenen tarih öncesinde salgın hastalığın yayılma tehlikesinin ortadan kalkması

hâlinde gelişen şartlara göre durumun yeniden değerlendirilmesine,

-Keyfiyetin merkez ve mülhakat adliyelerinde görev yapan tüm hâkim ve

Cumhuriyet savcılarına duyurulmasına,

Karar verilmiştir.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşanan bu skandal üzerine bir açıklama da İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’ndan geldi. İddiaları kabul etmeyene Başkanlık, Kovid 19 tedbirlerinin alındığı 11.03.2020 tarihinden itibaren 271 kişinin tahliye edildiğine ifade etti. Mevzu 6 Nisan tarihinden sonrası iken Başkanlık 11 Mart’tan itibaren alıp, 6 Nisan sonrası kaç kişinin tahliye edildiğini açıklamaması skandalı doğrular nitelikte. Çünkü 6 Nisan öncesi zaten duruşmalar yapılıyordu. 6 Nisan sonrası ile ilgili kaç kişinin tahliye edildiğine dair sayı verilmemesi Avukat Üsame Ceran’ın ifadelerini doğruluyor.

HSK hakimleri uyararak skandalın varlığını kabul etmişken, hakimler ve mahkemeler hala kendilerini savunmaya devam ediyor.