ABD’nin Kirli Diplomasisi: İnsan Hakları Söylemi Çöktü, Mısır Rejimine 320 Milyon Dolarlık Ödül Verildi!
02 Ekim 2026Köklü Değişim Medya, Ajanslar

ABD’nin Kirli Diplomasisi: İnsan Hakları Söylemi Çöktü, Mısır Rejimine 320 Milyon Dolarlık Ödül Verildi!

Oynat: ABD’nin Kirli Diplomasisi: İnsan Hakları Söylemi Çöktü, Mısır Rejimine 320 Milyon Dolarlık Ödül Verildi!
0:00

Her fırsatta "demokrasi" ve "insan hakları" nidasıyla ülkelere müdahale eden ABD, kendi jeopolitik ve ulusal güvenlik çıkarları söz konusu olduğunda Batılı değerlerin nasıl birer kılıftan ibaret olduğunu bir kez daha kanıtladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mısır’a yönelik insan hakları ihlalleri gerekçesiyle askıya alınan 320 milyon dolarlık askeri yardım kısıtlamasını kaldırdı.

Washington yönetimi, Sisi rejiminin sicilindeki ağır ihlallere rağmen, bölgesel denklemdeki hizmetlerini "ulusal güvenlik çıkarı" kapsamında ödüllendirdi.

İş Birliğinin Karşılığı: 320 Milyon Dolarlık Silah Finansmanı

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından perşembe günü yapılan açıklamada, Rubio’nun "ABD’nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda" bu muafiyeti onayladığı bildirildi. Karara ana gerekçe olarak Mısır rejimi tarafından İran ile yaşanan çatışma sürecinde Washington'a sağlanan lojistik ve diplomatik destek gösterildi.

Mısır’ın ABD-İran temaslarında üstlendiği arabuluculuk rolünü ve ABD stratejilerine sunduğu hizmeti öven Washington, yabancı askeri finansman (FMF) kapsamındaki bu fonun önünü açtı. Böylece Mısır yönetimi, ABD yapımı silah ve askeri teçhizat satın alabilmek için gerekli finansmanı yeniden güvenceye almış oldu.

Rutinleşen Tiyatro: "İnsan Hakları" Sadece Bir Şantaj Aracı

Söz konusu 320 milyon dolarlık miktar, ABD’nin Mısır rejimini ayakta tutmak için her yıl sağladığı toplam 1,3 milyar dolarlık askeri ve ekonomik paketin bir parçasını oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın kendi raporlarında dahi Mısır’daki işkence, keyfi tutuklamalar, ifade özgürlüğü üzerindeki ağır baskılar ve insan hakları ihlalleri belgelenmiş olmasına rağmen; yardımın serbest bırakılması hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimler döneminde rutin bir uygulamaya dönüştü.

Nitekim Joe Biden yönetimi de Eylül 2024'te, Sisi rejiminin Gazze'deki İsrail katliamları sürecinde ABD ve Siyonist Varlık lehine üstlendiği arabuluculuk rolünü gerekçe göstererek benzer bir muafiyet tanımıştı.

Sömürgeci Mantık Değişmiyor

Yaşanan bu son gelişme; Batı merkezli kapitalist sistemin ve ABD dış politikasının ahlaki değil, tamamen pragmatik ve menfaat eksenli çalıştığını bir kez daha ayyuka çıkardı. Müslüman halkların maruz kaldığı baskı, zulüm ve hak gaspları; ABD’nin kendi iş birlikçilerini dizayn etme ve bölgesel planlarını yürütme noktasında sadece pazarlık konusu yaptığı birer araçtan ibaret kalmaya devam ediyor.