
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yeni bir tehdidinde, “İran’a büyük bir donanma gidiyor, zaman daralıyor” ifadelerini kullandı.
Trump, “İran’a büyük bir donanma gidiyor. Hızla ilerliyor. Venezuela’ya gönderilenden daha büyük bir filo. Zaman daralıyor” ifadelerini kullanarak tehidtlerini sürdürürken, İran'ın BM heyeti ise "Tahran diyaloğa hazırdır ama eğer buna itilirse kendini savunacaktır" yanıtını verdi.
Trump, kendisine ait Truth Social platformundaki hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: . "Büyük bir donanma İran’a yöneliyor. Çok güçlü, heyecanlı ve hedefli bir hızla ilerliyor. Venezuela’ya gönderilenden daha büyük bir filo, büyük Uçak Gemisi Abraham Lincoln’ün liderliğinde yola çıkmış durumda"
Trump, tehditlerine şöyle devam etti:
“Venezuela’daki gibi, bu filo görevini gerekirse hızla ve şiddetle yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetlidir. Umarım İran hızla masaya oturur, adil ile hakkaniyetli bir anlaşma yapar. NÜKLEER SİLAHLAR YOK, tarafların tümü için iyi bir anlaşmadır.
Zaman daralıyor, bu gerçekten çok önemli! İran’a daha önce bir kez söylediğim gibi, ANLAŞMA YAPIN! Yapmadılar ve 'Gece Yarısı Balyozu' operasyonu İran’ın aldığı en büyük darbe oldu.
Bir sonraki saldırı çok daha kötü olacak! Bunu tekrar yaşatmayın. Bu konuyla ilgilendiğiniz için teşekkür ederim!”
İran Heyetinden Yanıt
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) heyetinden Trump'ın sözlerine yanıt geldi.
Heyetten yapılan açıklamada "Tahran diyaloğa hazırdır ancak eğer buna itilirse kendini savunacaktır" ifadelerine yer verildi.
ABD, İran’ın nükleer anlaşma için masaya oturmasını ve şartlarını kabul etmesi için çağrı yapıyor. Bu çağrılara karşın Tahran, onurlu bir masa istediğini söyleyerek aslında müzakerelere açık olduğunu ifade ediyor. Washington, nükleer çalışmaların tamamen sıfırlanmasını isterken, Tahran yönetimi ise az da olsa nükleer zenginleştirmenin bilimsel anlamda devam etmesini istiyor.
ABD bölgede Afganistan ve Irak’ın işgalinde Tahran yönetiminin büyük desteğini almış ve Suriye’de devrimin ilk yıllarında Esed’in ayakta tutulması için sahaya girmesine göz yummuştu. 2015 yılında Obama yönetimi ile yapılan nükleer anlaşma ve yaptırımların seyreltilerek İran ekonomisinin nefes alması sağlanmış, Suriye’de verilen rolü sona erince de Trump yönetimi nükleer anlaşmadan çekilmiş ve yaptırımlara yeniden start vermişti.
ABD, İran tehdidini sürekli canlı tutarak bu bahane ile Doğu Avrupa’da Rusya’ya karşı füze sistemleri yerleştirmiş, körfez ülkelerine de bir yandan yüklü miktarda silah satmış bir yandan da koruma sağladığını ileri sürerek Katar, BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden, ABD’ye yüklü miktarda yatırım yapılmasını sağlamıştı.
Ekonomik kriz içinde olan Tahran yönetimi bu sebeple başlayan protestolar nedeniyle de zor durumda olduğu biliniyor. Uzmanlar, İran’ın, Trump’ın kurduğu masaya eninde sonunda oturacağını öngörüyor.

