"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Suud, Katil Esed Rejiminin Dışişleri Bakanını Ağırladı
13 Nisan 2023Köklü Değişim Medya

Suud, Katil Esed Rejiminin Dışişleri Bakanını Ağırladı

Katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için büyük çaba sarf eden ABD’nin müttefiklerinden Suudi Arabistan yönetimi, Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Faysal Mikdat’ı Cidde’de ağırladı.

Perde arkasında görünmese de BM’nin 2254 sayılı kararını destekleyerek Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejmine meşruiyet kazandırmak isteyen Washington, Ortadoğu’daki “dost ve müttefiklerini” seferber etmiş durumda.

Halklarını diktatörlükle yöneten ve zorbalıkta ortak zihniyete sahip Suriye ile Suudi Arabistan rejimi, Suriye’de devrimin akamete uğratılması sonrası yeniden rejimin halka dayatılması için “normalleşme” adımlarına hız verdi. Önceleri muhaliflerin yanındaymış gibi görünerek ayartma rolünü oynayan Riyad, sahanın yönetmeni ABD’nin direktifleri ile bugün farklı bir rol ile siyaset sahnesinde yer alıyor.

Esed reijimi, barşçıl gösterilerle 2011 yılında başlayan olayların ardından 1 milyon civarında Suriyeli Müslümanı vahşice katletti. 10 milyondan fazla Suriyeliyi ise yerinden etti. Esed rejimi aynı vahşeti sürdürürken, ilişkilerinin koparan bölge ülkelerinin “normalleşme” anlaşmalarına hız vermesi, bağlı bulundukları egemen gücün ekseninde hareket ettiklerini ortaya koyuyor.

Ortak Açıklama: "Silahlı Milislerin Varlığına Son Verme"

İki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, görüşmelerde Suriye'nin Arap dünyasındaki diplomatik izolasyonunu sona erdirmek üzere çalışıldığı belirtildi. Suud rejimi, Arap Birliği’nden çıkarılan Esed’i yeniden birliğe alınması sürecinde de rol oynuyor.

Açıklamada iki ülke arasındaki konsolosluk hizmetleri ile uçuşların yeniden başlatılması için adımlar atılacağı duyuruldu.

İki ülke dışişleri bakanı, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek ve Suriye'nin Arap Birliği’ne dönüşünü kolaylaştırmak için iş birliği yapma konusunda da anlaştı. Bu anlaşma maddesi de dünya kamuoyunu aldatmaya yönelik bir mesaj olarak niteleniyor zira bölgede uyuşturucu ticareti bizzat Esed rejimi tarafından yürütülüyor. Esad ailesini milyar dolarlık bir tür amfetamin uyuşturucusu olan captagon’un ticaretinde başrol oynuyor. Uyuşturucuların büyük kısmının Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Körfez Arap ülkelerindeki alıcılara satıldığı ifade ediliyor.

Mikdat’ın Cidde ziyaretinin ardından yapılan ortak açıklamada, her iki taraf da Suriye’nin toprakları üzerindeki kendi kontrolünü sağlama ve "silahlı milislerin varlığına son verme" gereği konusunda anlaştığı da duyuruldu. Bu açıklamanın, Suriye devrimine son darbenin vurulmasına yönelik olduğu düşünülüyor.

Köklü-Değişim,Suud,-Katil-Esed-Rejiminin-Dışişleri-Bakanını-Ağırladı-1.jpg

Deprem Fırsata Çevrildi

Kahramanmaraş depremini fırsata çeviren bölge ülkeleri “normalleşme” planına dahil oldu. Nitekim Suriye Dışişleri Bakanı Mikdat, geçen haftalarda on yıldan uzun süredir Mısır ve Ürdün’e de ilk diplomatik ziyaretlerini gerçekleştirdi. D aha önce de Mısır rejimi Şam’a temsilci göndermişti.

İran da Aynı Saatlerde Riyad’da

Ajanslar, aynı saatlerde İranlı diplomatik bir heyetin de Riyad’ı ziyaret ettiğini aktardı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanani, “İran heyeti, Riyad'daki büyükelçilik ve Cidde başkonsolosluğunun yeniden açılması için gerekli adımları atacak” açıklamasında bulundu. Bilindiği üzere Tahran da Suud ile normalleşme sürecine girmiş bulunuyor. Rusya ve Çin’e fokuslanan ABD’nin Ortadoğu’da sükunet istemesi üzerine bağımsız dış siyaseti bulunmayan uydu devletlerin yönetiminde 180 derecelik dönüşler yaşanıyor.

Ajansların aktardığı bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın 19 Mayıs'ta Riyad'ta yapılması planlanan Arap Birliği zirvesine, Esad'ı da davet etmeyi planlıyor.

ABD’nin Desteklediği Plan İşliyor

Ankara da Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.

Astana süreci ile ayağa kaldırılan Esed rejimine Cenevre süreci ile meşruiyet kazandırılmaya çalışılıyor. Bu çalışmada başrolleri, ABD’nin bölgedeki “dost, müttefik ve stratejik ortakları” oynuyor.