"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Süleyman Soylu da 6284’ü Savundu
24 Mart 2021Köklü Değişim Medya

Süleyman Soylu da 6284’ü Savundu

Köklü Değişim Medya

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “İstediğimiz sözleşmeyi imzalarız, istediğimizden çıkarız” diyerek yurt içi ve dışından gelen eleştirileri yanıtladı. İstanbul Sözleşmesi’nin uyum yasası olan ve kadının beyanını esas alarak milyonlarca babayı evden uzaklaştıran, mağduriyetlere sebep olan 6284’ü savunan Soylu, Türkiye’nin bu adımı sözleşme yürürlüğe girmeden attığını hatırlattı.

İçişleri Bakanı Soylu, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılması hakkında açıklamalarda bulundu.

Bakan Soylu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"İstediğimiz uluslararası sözleşmenin altına imza atarız, buna hakkımız var, bu bizim egemenlik hakkımızdır. İstediğimizden de çıkarız. Nitekim Avrupa'da bir çok ülke var. Bu sözleşmeye şerh düşen, bu sözleşmeyi imzalamayan. En son Polonya. Lezbiyen, gay, trans, bütün bunlara itiraz ettiği için, kendi toplumunu yanlış yönlendirebileceğine, yanlış nüfuz edebileceğine inandığı için buradan çıktı. Polonya çıktı. Dünya da yıkılmadı yani.

İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması 2011 yılıdır. Ama yürürlüğe giriş tarihi 2014'tür. Oysa biz 2012 yılında 6284 sayılı “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi'ne” dair kanunu çıkardık. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girmesinden önce attığı adımlar, gerçekleştirdiği yasal düzenlemeler, aldığı olumlu saha sonuçları ne yazık ki İstanbul Sözleşmesi karşısında yok sayılıyor veya ona ciro edilmeye çalışılıyor.

Dünyanın bu konuda karşı karşıya kaldığı cinayet oranları belli, bunları dün yayınladım. Avrupa'nın belli, Türkiye'nin de belli. Bizim için 1 sayısı da fazla bunu ifade ediyorum. Ama bize bu konuda vaaz-u nasihat etmeye çalışanlar ve bize bu konuda 'sanki her şey bitti, yarından itibaren Türkiye'de kadına ait, aile içi şiddete ait meselelerde hiçbir adım atmayacağımızı ve çok farklı durumlarla karşı karşıya kalacağımızı' iddia edenler hem Türkiye'nin kapasitesine hem yasalarımıza hem kanunlarımıza hem kurumlarımıza hem de bu kadar çabamıza haksızlık etmektedirler.

Bizim bu sözleşmeden çıkma hakkımız var, sözleşmenin 80. maddesi bunun çok açık bir şekilde ifade ediyor*. Cumhurbaşkanı'nın kararıyla kararnamesini birbirinden ayırt edemeyenler maalesef bu konudaki değerlendirmeleri istedikleri gibi yapmaya çalışıyorlar**.*"

Aileyi, ahlâkı yok edip, toplumu ifsat eden İstanbul Sözleşmesi’ni 2011 yılında imzalayan ve uyum yasaları ile yürürlüğe koyan AK Parti, toplumdan gelen ciddi tepkiler sonucunda sözleşmeyi feshetmek zorunda kalmıştı. AK Parti’den yapılan açıklamalar her ne kadar sözleşmenin adı olmasa da uyum yasalarının yürürlükte kalacağı yönünde. Bu durum da iç kamuoyuna dönük bir aldatmaca olarak yorumlanıyor.

Süleyman Soylu’nun savunduğu 6284, aileyi hedef alan ve İstanbul Sözleşmesi’nin ruhu olarak tabir edilen ve kamuoyunda sancısı en çok hissedilen yasa olarak dikkat çekiyor. Bu yasa ile milyonlarca baba, delil aranmaksızın kadının beyanı esas alınarak evinden uzaklaştırıldı. Mağduriyetler, suiistimaller oluştu. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından AK Parti’de 6284’ü korumaya yönelik bir direnç oluştu. Hep bir ağızdan çıkan ortak söylemlerle 6284’ü savunan bir cephe oluşturuldu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, KADEM ve son olarak Süleyman Soylu, İstanbul Sözleşmesi’nin ruhu olan 6284 nolu yasayı savundu.

#AilleyiNesliToplumuKoru