
MİT Görevlisinin Mezarı 13 Yıl Sonra Açıldı
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) eski yöneticilerinden Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında 1 kişi tutuklanırken, derin devlet ve yargı vesayeti tartışmaları yeniden gündeme geldi.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada 12 Kasım 2011 tarihinde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yeni soruşturma kapsamında açıldı.
İstanbul Üsküdar’daki Küplüce Mezarlığı’nda gerçekleştirilen feth-i kabir işlemiyle Kozinoğlu’ndan alınan kemik, doku ve toprak örnekleri incelemeye alındı. İncelemelerle, Kozinoğlu’na cezaevinde farklı bir ilaç veya zehirli madde verilip verilmediği, kesin ölüm sebebi ve olayda üçüncü kişilerin dahiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeye çalışılacak.
Soruşturmada 1 Tutuklama, 7 Adli Kontrol
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın incelemeleri doğrultusunda 2012 yılındaki takipsizlik kararının kaldırılmasıyla derinleştirilen soruşturmada ilk adli adımlar atıldı. Olay döneminde ceza infaz kurumunda görev yapan personellere yönelik operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden dönemin jandarma eri 1 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında 1 şüphelinin ise yurt dışında "FETÖ" firarisi olarak arandığı bildirildi.
Şüpheli Ölümler ve Yargı Mekanizmasının Seyri
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 2012 yılında verilen takipsizlik kararının kaldırıldığını ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla gizlilik kararı çerçevesinde özel bir soruşturma ekibinin kurulduğunu duyurdu.
Oda TV davası kapsamında tutuklu yargılandığı dönemde savunma yapmaya günler kala hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ölümü, o dönem "kalp krizi" olarak kayıtlara geçmişti. Ancak devlet içi güç odaklarının çatışması, karanlık adli süreçler ve bir takım yapıların kumpas operasyonları gölgesinde kapatılan dosyanın yıllar sonra yeniden açılması, Türkiye'deki adalet mekanizmasının ve soruşturma süreçlerinin dönemsel konjonktüre göre nasıl şekillendiğine dair tartışmaları bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu'nun cezaevi kamera kayıtları, 112 acil hat görüşmeleri ve hastane belgeleriyle birlikte hazırlayacağı nihai raporun ardından soruşturmanın seyri netlik kazanacak.












