
Mavi Marmara Davasında “İsrail” Lehine Karar
Köklü Değişim Medya
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 10 Türkiyeli Müslümanın şehit edildiği Mavi Marmara gemisiyle ilgili savcılığın aldığı “İsrail'i yargılamama kararına” karşı yapılan itirazı reddetti.
UCM Savcısı Fatou Bensouda, 2019'un Aralık ayında soruşturma dosyasını, "soruşturma açmak için bir dayanak olmadığı" gerekçesiyle üçüncü defa geri çevirmişti.
ICM hakimleri, Bensouda'nın kararının yeniden değerlendirilmesi için Mavi Marmara gemisinin kayıtlı olduğu ve konuyu Lahey'e taşıyan Komor Adaları'nın yaptığı talebi reddettiklerini duyurdu.
Gazze'ye insani yardım götürülen Mavi Marmara gemisine, işgalci“İsrail” askerleri tarafından 31 Mayıs 2010'da düzenlenen saldırıda 10 Türkiyeli Müslüman şehit düşmüş, 50'yi aşkın kişi yaralanmıştı.
UCM Savcılığı, 6 Kasım 2014'te yoğunluk gerekçesiyle Mavi Marmara ile ilgili yargılamayı yapamayacağına karar verdi. Mavi Marmara avukatlarının bu karara itiraz etmeleri üzerine 15 Temmuz 2015'te ön inceleme dairesi, savcılığın, "soruşturma açmama kararı"nı tekrar gözden geçirmesini istedi.
Savcılık 30 Kasım 2017’de ikinci defa soruşturma açmayı reddetti ve bu karar da yine Mavi Marmara avukatları tarafından temyiz dairesine taşındı.
Temyiz dairesi, 15 Kasım 2018'de, savcılığın ikinci defa verdiği "soruşturma açmama kararının yanlış olduğuna ve tekrar gözden geçirilmesine" hükmetti.
Bilindiği gibi Mavi Marmara davası UCM kararını açıklamadan önce Türkiye’de düşürülmüştü.Türkiye’deki dava İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyordu. 31 Mayıs 2010 tarihindeki saldırıda 10 müslümanın şehit edilmesine 490 kişinin de yaralanmasına neden olan saldırıyla ilgili davanın sanıkları, dönemin “İsrail” Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levvi idi.
Ancak mahkeme heyeti Türkiye ile Yahudi varlığı “İsrail” arasında yapılan anlaşmayı gerekçe göstererek davanın düşürülmesine karar vermişti. Kararın ardından “İsrail”li askerler hakkındaki yakalama kararı kaldırılmış, bu durum Mavi Marmara mağdurlarının yakınları tarafından protesto edilmişti.
Bu minvalde Uluslararası Ceza Mahkemesinin dün aldığı karar,Türkiye’nin kendi haklarından vazgeçen siyaseti ile uyum arz ettiğinden sürpriz niteliği taşımıyor. Diğer yandan Amerika’nın yüzyılın anlaşması kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in "İsrail" le normalleşme anlaşması imzaladıkları bir süreçte Türkiye’nin "İsrail"e karşı nasıl bir politika izleyeceği merak konusu..
Bu yönüyle bakıldığında Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) kararı zamanlama açısından manidar görünüyor.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi




