
Köklü Değişim Medya
Hint insan hakları savunucuları Cammu Keşmir'in kuzeyinde en az 2 bin 900 insanın gömüldüğü toplu mezarlar bulunduğunu bildirdi. Hindistan hükümeti Keşmir’de Müslümanlara karşı baskı, işkence ve katliamlarını artırırken, Pakistan hükümeti diyalogdan bahsetmeye ve ABD’nin istekleri doğrultusunda hareket etmeye devam ediyor. Aktivistler, “1989'dan bu yana kayıtlara geçen 8 bin faili meçhul kurban, isimsiz ve işaretsiz toplu mezarlarda ortaya çıkacaktır" bilgisini paylaştı.
The Hindu gazetesinde yer alan habere göre, Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi ve Keşmir'deki Adalet Mahkemesi (IPTK) adlı sivil toplum inisiyatifi, yayımladığı raporda Cammu Keşmir'in kuzeyindeki Bandipora, Baramulla ve Kupwara bölgelerindeki 55 köyde yapılan aramalarda 2 bin 700 mezarın açığa çıkarıldığını, mezarlarda en az 2 bin 900 insanın cesedine ulaşıldığını açıkladı.
Hindistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu ve Cammu Keşmir İnsan Hakları Komisyonunu olaya müdahil olmasını talep eden kuruluş, toplu mezarlara ilişkin bulguları içeren raporun, Cammu Keşmir'in lağvedilen Eyalet Yönetimi'nin Eski Başbakanı Ömer Abdullah'a ve Hint hükümetinin ilgili birimlerine iletildiği belirtti.
IPTK'nin kurucusu Angana Chatterji, tespit edilen 2 bin 700 mezardan 2 bin 373'ünün isimsiz olduğunu, 154 mezarda 2 ceset, 23 mezarda ise 3 ila 17 ceset bulunduğunu beyan etti.
ABD'de Kaliforniya Bütünleşik Çalışmalar Merkezinde kültürel ve sosyal antropoloji profesörü olarak görev yapan Chatterji, olay hakkında bağımsız soruşturma başlatılması talep ederken, “Hükümet raporu göz ardı etmeyip öncelikli olarak ele almalı." dedi.
Toplu mezarların varlığının insanlığa karşı suçların, savaş suçlarının ve soykırımın işareti olduğuna dikkati çeken Chatterji, "Eğer bir toplu mezar, birden çok, yargısız ve sürekli cinayetlerin varlığına işaret ediyorsa, Bandipora, Baramulla ve Kupwara'da bulunan mezarların, Hint ordusu ve paramiliter güçlerinin bölgedeki kitlesel katliamlarının parçası olduğu açıktır." uyarısında bulundu.
Hint güvenlik güçlerinin, isimsiz ve işaretsiz mezarlara gömülenlerin "yabancı militanlar" olduğunu iddia ettiğini belirten Chatterji, Hint güvenlik güçlerinin "sıcak çatışma sonucu" olduğunu iddia ettiği 50 ölüm vakasını ele aldıklarını, ölenlerin 39'unun Müslüman, 4'ünün Hint kökenli Cammu Keşmir vatandaşları olduğunun anlaşıldığını, 7 kişinin ise kimliğinin tespit edilemediğini aktardı.
Raporun Cammu Keşmir'deki 10 bölgenin yalnızca 3'ünü kapsadığına dikkati çeken Chatterji, "Tüm bölgeleri içeren bir bağımsız soruşturma yapılırsa, 1989'dan bu yana kayıtlara geçen 8 bin faili meçhul kurban, isimsiz ve işaretsiz toplu mezarlarda ortaya çıkacaktır" bilgisini paylaştı.
Bölgedeki faili meçhul cinayetlere son verilmesi için uluslararası topluma çağrıda bulunan Chatterji, "Birleşmiş Milletler ve üye ülkeler Hint devletinin Keşmir'i militarize etmesinin yarattığı ağır sonuçları öngörme ve tedbir alma konusunda maalesef etkili olamamıştır." ifadesini kullandı.
Cammu Keşmir'de Müslümanlar ile Hint güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalarda 1989'dan bu yana 100 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Hint hükümeti 5 Ağustos 2019'da yaptığı anayasa değişikliğiyle Cammu Keşmir'e yarım asırdan uzun süredir ayrıcalık tanıyan 370'inci maddesini 5 Ağustos'ta iptal ederek, bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırmış ve orduyu Keşmir’e sevk ederek yeni baskı ve işkence politikalarına hız vermişti.
Bölgeden gelen haberlere göre binlerce Müslümanın, komünist Çin yönetiminin oluşturduğu toplama kaplamalarına benzer cezaevlerinde tutulduğu bildirilmişti.
ABD’nin ekseninde hareket eden Pakistan hükümeti, Hindistan’daki gelişmelere sessiz kalıp, ordularını kışlaya çekerek diyalog çağrısında bulunuyor. Trump ise Hindistan koşulsuz destek sunmaya devam ediyor.

