"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Kapitalizm Sebep Sefalet Sonuç: Gelirlerin Yüzde 54’ü, Yüzde 10’luk Azınlığın Elinde
08 Aralık 2021Köklü Değişim Medya

Kapitalizm Sebep Sefalet Sonuç: Gelirlerin Yüzde 54’ü, Yüzde 10’luk Azınlığın Elinde

Köklü Değişim Medya

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelirlerin çoğu kapitalist nizamın adaletsizliği yüzünden azınlığın elinde toplanıyor. Sürdürülebilirliği olmayan laik kapitalist nizam çöküşe geçerken ahlaki çöküntü, gelir dengesizliği gibi semptomlar ağır bir şekilde hissediliyor.

Dünya Eşitsizlik Raporu'na göre küresel milyarder sayısı, 2021'de yeni bir rekor kırdı. Milyarderlerin toplam serveti bir yıl öncesine göre yüzde 75 büyüdü.

Ekonomist Thomas Piketty'nin kurduğu Paris merkezli Inequality Lab tarafından paylaşılan Dünya Eşitsizlik Raporu'nun 2021 sonuçlarına göre en tepedeki yüzde 1, 1990'ların ortasından bu yana biriken tüm ek servetin yüzde 38'ini; en alttaki yüzde 50 ise bu birikimin sadece yüzde 2'sini paylaşabildi. Bugün küresel eşitsizlik, batı emperyalizminin zirvede olduğu dönemle aynı seviyede.

Hazırlanan rapora göre Türkiye'de gelir eşitsizliği son 15 yılda artmaya devam etti ve son üç yıldaki ekonomik yavaşlama gelirlerin azalmasına neden oldu.

Raporda en yoksul yüzde 50'nin ortalama geliri yıllık 20.260 TL iken en zengin yüzde 10 azınlık ise bunun 23 katı kadar yani 463.020 TL kazanıyor. En zengin yüzde 10, tüm gelirin yüzde 54,5'ini alırken, en yoksul yüzde 50'nin payı sadece yüzde 12.

Rapor, son 25 yılda ulusal serveti iki katına çıkan Türkiye'de servetin dağılımdaki eşitsizliğin derinleştiğini söylüyor. Bu bilgi büyüme ya da bir ülkenin gelirleri artınca tüm nüfusun zenginleştiği teorisinin prtaikte mümkün olmadığını, bu söylemin kapitalizmin bir aldatmacası olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya nüfusunun en yoksul yüzde 50’si gelirlerin yüzde 4’ünü, orta kısımda yüzde 40’lık kesim yüzde 29’unu, en üst yüzde 10’luk zengin kesim ise yüzde 67’sini elinde bulunduruyor.

İstatistiklere göre en yoksul yüzde 50'nin ortalama olarak elinde bulundurduğu servet 8.910 TL'den az.

Ekonomistler, eşitsizliği gidermeye yardımcı olmak için servetin yeniden dağıtılması gerektiğini söylüyorlar. Servet vergisini öneren ekonomistler vergi kaçakçılığına karşı daha sert önlemler alınması için ise çağrıda bulunuyorlar. Oysa off-shore hesaplarıyla servetlerini vergi cennetlerine kaçırıp vergiden muaf olmasını sağlamak için bizzat hükümetler kanuni yolları devreye sokuyor. Pandora Belgeleri açıklansa da servetleri vergi cennetlerine kaçırmak suç değil. Burada hükümetlerin de off-shore hesaplarından faydalandığı ve zengin azınlıkla ortaklaşa hareket ettikleri bu şekilde kapitalist nizamı da zorla halklara dayatıp sefaleti bile istiye sürdükleri görülüyor.

Kapitalizm ayakta kalabilmek için ifşa olan servetlerden vergi kesintisi ya da gelirlerin yeniden dağıtımı gibi çözümleri sunarak çöküşe geçen nizamı ayakta tutmaya çalışıyor. Homurdanmalar yükseldikçe sefalet içinde yaşayan çoğunluğun ağzına bir parmak bal çalıp saltanatlarını bekasını korumak işitiyorlar.

En eşit bölge olan Avrupa'da bile en zengin yüzde 10 zengin azınlık gelirin yüzde 36'sını alıyor.

Özel Sektör Zenginleşirken Hükümetler Fakirleşiyor

Hükümetlerin net serveti ile özel ve kamu sektörünün net serveti arasındaki boşluğa dikkat çeken rapor, ulusların zenginleşirken hükümetlerin fakirleştiğini belirtiyor.

Rapor, zengin ülkelerde kamu kurumlarının elindeki servetin payının sıfıra yakın veya negatif olduğunu altını çiziyor. Yani bu ülkelerde servetin tamamı özel aktörler tarafından kontrol ediliyor.

Bu dengesizlik tamamıyla uygulanan kapitalist nizamın eseri. Kapitalizmin sebep, yoksulluğun sonuç olduğu görülebiliyor. Gelir dağılımını adil bir şekilde gerçekleştiren İslam iktisat nizamı mütekamil uygulandığı devirlerde böyle bir dengesizlik, adaletsizlik, enflasyon ya da krizlere rastlanmıyor. Oysa kapitalizm icad edildiğinden beri her devirde krizler, adaletsiz gelir dağılımı, enflasyon hep varoldu.