"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

İslam İş Birliği Teşkilatı, Filistin İçin Toplandı, “Kınadı” ve Dağıldı
19 Ekim 2023Köklü Değişim Medya

İslam İş Birliği Teşkilatı, Filistin İçin Toplandı, “Kınadı” ve Dağıldı

Filistin toprakların gasıp Yahudi varlığının vahşi katliamları sürerken toplanan İslam İş Birliği teşkilatı alışıldığı üzere, kınadı ve dağıldı.

İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) tarafından yayınlanan bildiride, “Filistin’in hayatlarını, kutsallarını ve mallarını hedef alan İsrail saldırganlığına karşı meşru müdafaa hakkını destekliyoruz” ifadeleri yer alırken, askeri bir yardım ya da “İsrail”e dönük bir yaptırım yer almadı.

Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen İslam İş Birliği Teşkilatı'nın (İİT) Dışişleri Bakanları düzeyindeki İcra Komitesi Toplantısı’nın ardından ortak bildiri yayınlandı. Filistin meselesinin tüm İslam alemi için önemli olduğu vurgulanan bildiride, “Filistin halkının devredilemez hakları olan özellikle kendi kaderini tayin etme, Filistinli mültecilerin geri dönüşünü, bağımsızlık ve 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasının yanı sıra hayatlarını, kutsallarını ve mallarını hedef alan ‘İsrail’ saldırganlığına karşı meşru müdafaa hakkını destekliyoruz” denilerek ABD’nin ortaya attığı “iki devletli çözüm” planına işaret edildi.

Ablukanın Derhal Kaldırılması Çağrısı

Bildiride, işgal altındaki Filistin topraklarında ‘İsrail'in bariz ve benzeri görülmemiş saldırganlığı ve yüzlerce masum sivilin ölümüne, binlercesinin yaralanmasına ve yüz binlercesinin yerinden edilmesine yol açan iğrenç katliamlar ışığında ‘İsrail’ işgal güçlerinin Filistin halkına yönelik barbar saldırısına derhal son verilmesi ve Gazze Şeridi'ne uygulanan ablukanın derhal kaldırılması çağrısında bulunuldu.

Kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nde ve işgal altındaki Filistin topraklarının tamamında sivillere yönelik benzeri görülmemiş saldırıların güçlü bir şekilde kınandığı bildiride, sivilleri herhangi bir şekilde hedef alan saldırıların kesinlikle reddedildiği yeniden teyit edildi.

İslam İşbirliği Teşkilatından ortak bildiri Gazzede hastaneye saldırı savaş suçu

Tüm ülkelere, Gazze Şeridi'ne acil yardımın güvenli bir şekilde ulaştırılması için çağrıda bulunulan bildiride, BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’nın (UNRWA) bu konudaki çabalarının desteklendiği ifade edildi.

Hastaneye Saldırı “Savaş Suçu” Olarak Nitelendirildi

Sivillerin kasıtlı olarak hedef alınması ve toplu cezalandırma politikasının sürdürülmesinin gerçek bir felakete neden olacağı uyarısında bulunulan bildiride, “İsrail”in Gazze Şeridi'ndeki Al Ahli Arab (Baptist) Hastanesi'ni hedef alarak yüzlerce masum hasta, yaralı ve yerinden edilmiş masum sivili öldürüp yaralamasının bir savaş suçu ve uluslararası hukukun açık bir ihlali anlamına geldiği belirtilerek şiddetle kınandı.

Her Sorunu Havale Ettikleri BM’ye Eleştiri

Bildiride ayrıca İslam beldelerindeki her katliamı BM’ye (Birleşmiş Milletler) havale eden yöneticiler, BM’yi eleştirdi.

Uluslararası topluma hızla harekete geçme ve “İsrail”in Filistin halkına ve genel olarak insanlığa karşı işlediği savaş suçlarından sorumlu tutma çağrısında bulunulan bildiride, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin Filistin halkına karşı işlenen savaş suçlarına karşı başarısız olduğu ve sorumluluklarını yerine getirmediği belirtildi.

Bildiride, üye devletlere “İsrail”in insanlığa karşı işlediği suçları durdurmak için uygulanabilir ve etkili tüm diplomatik, yasal ve caydırıcı tedbirleri uygulaması yönünde çağrıda bulunuldu.

Erdoğan, Elle Tutulur Hiçbir Kararın Alınmadığı Toplantıyı Övdü

İİT toplantısının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, elle tutulur bir karar ya da yaptırımın olmadığı toplantıyı övdü.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Cidde’de yapılan İslam İş Birliği Teşkilatı İcra Komitesi Olağanüstü Toplantısı’nın İsrail’in artan zulmü karşısında İslam âleminin kararlılığını, Filistin halkıyla dayanışmasını ve Filistin davasına desteğini somut bir şekilde göstermesi bakımından takdirle karşılıyorum.

7 Ekim’de başlayan ve tüm bölgemize sıçrama riski olan krizin çözümü için ilk günden itibaren yoğun gayret sarf ettik.

Şimdiye kadar devlet ve hükûmet başkanı seviyesinde 18 liderle telefon görüşmesi gerçekleştirdik.

Mısır makamlarıyla iş birliği içerisinde 3 uçak dolusu insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdık.

17 yıldır abluka altında yaşayan mazlum Gazze halkına yardım elimizi uzatmaya devam ediyoruz.

Ancak sükûneti sağlamaya matuf çabalarımız bölgeye uçak gemilerinin gönderilmesi, Filistin halkına yönelik yardımların kesilmesi ve Gazze halkının toptan cezalandırılması gibi adımlarla sekteye uğradı.

İyice etkisizleşen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sorumluluğunu bir kez daha yerine getiremedi.

İnsan hak ve hürriyetleri konusunda mangalda kül bırakmayan batılı ülkeler, ateşe körükle gitmek dışında hiçbir adım atmadı.

Uluslararası medya organları taraflı ve ikiyüzlü yayınlarıyla âdeta insan kıyımını aklama yarışına girdi.

“Güvenli bölge” denilen alanlara göç eden masum insanların, sınır kapılarının, camilerin, okulların ve sivil yerleşim yerlerinin bombalanması son 12 günde şahit olduğumuz savaş suçlarından birkaçıdır.

Dün, El Ehli Arab Hastanesi’ne yönelik menfur saldırıyla Gazze’deki katliam bir başka boyuta taşınmıştır.

İnsanlığa karşı suç teşkil eden ve Gazze halkına yönelik soykırım derecesine varan bu saldırının faillerini lanetliyorum.

Yüreklerimizi dağlayan dünkü katliamdan failler kadar 7 Ekim’den bu yana yaptıkları açıklamalarla ateşe benzin dökenler de sorumludur.

‘İsrail’ bombardımanlarında şehit olan çoğu çocuk ve kadın 4 bin Gazzeli kardeşimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar niyaz ediyorum.

Türkiye olarak önce insani ateşkesin, sonrasında da kalıcı istikrarın tesisi için çalışmayı sürdüreceğiz.”