
İran devlet televizyonu, ABD-‘İsrail’ saldırılarında öldürülen Ayetullah Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in Velayet-i Fakih olarak seçildiğini duyurdu.
8 Mart Pazar günü akşam saatlerinde dini lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, yeni liderin Mücteba Hamaney olduğunu duyurdu. Yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, duyurunun Ali Hamaney'in cenazesinden önce yapılması beklenmiyordu.
ABD Başkanı Donald Trump daha önce Mücteba Hamaney'in seçilmesinin "kabul edilemez" olacağını söylemiş ve yeni liderin kendisinin onaylamadığı biri olması durumunda "çok uzun süre hayatta kalamayacağını" ifade eden tehditler savurmuştu.
Babasının aksine, Mücteba pek öne çıkan bir isim olmasa da babasına erişimi kontrol ederek etkili olduğuna dair uzun süredir devam eden söylentiler vardı.
2000'lerin sonlarında WikiLeaks tarafından yayımlanan ABD diplomatik yazışmalarında Mücteba Hamaney rejim içinde büyük ölçüde kabul gören becerikli ve güçlü bir lider olarak tanımlanmış ve cübbelerin ardındaki güç şeklinde sıfatlandırılmıştı.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından İran halkı sokaklarda sevinç gösterilerinde bulundu.
Mücteba Hamaney Hakkında Ne Biliniyor?
Ali Hamaney'in altı çocuğundan ikincisi olan Mücteba, 8 Eylül 1969'da İran’ın kuzeydoğudaki Meşhed şehrinde doğdu ve orta öğrenimini Tahran'daki dini Alevi Okulu'nda tamamladı.
30 yaşında dini eğitimine devam etme kararı alan Mücteba'nın orta düzeyde bir din adamı olmasının, ülkenin ruhani liderliğine yükselmesine engel olabileceği düşülüyordu.
Son günlerde, İran'daki bazı medya kuruluşları ve iktidara yakın yetkililer, Mücteba Hamaney'den "Ayetullah" diye bahsetmeye başlamış oldukları dikkat çekiyor.
Şii din adamları hiyerarşisinde, "Ayetullah" rütbesine sahip olmak ve ileri düzey dersler vermek, ilmi seviyenin ve bilginin göstergesi olarak kabul edilirken, dini liderlik için ön koşullardan biri olarak görülüyor. Ali Hamaney de 1989'da Humeyni’nin ölümünün ardından ülkenin ikinci dini lideri olmuş sonra hızla "Ayetullahlığa" terfi ettirilmişti. Mücteba'nın adı ilk olarak 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muahfazakar aday Ahmedinecat’ı illegal yollarla desteklemesi üzerine kamuoyunun gündemine oturmuştu.
Reformist aday Mehdi Kerrubi, Hameney'e yazdığı açık mektupta Mücteba'yı Devrim Muhafızları ve Besiç milisleri aracılığıyla oylamaya müdahale etmekle ve Ahmedinecat'ın kazanmasına yardımcı olmak için dini gruplara para dağıtmakla itham etmişti. Dört yıl sonra Ahmedinecat'ın seçilmesinde yine aynı rolü oynamıştı. Bu olayları eleştiren muhalifler ise hapse atılmış ve büyük protestolar yaşanımştı.
Liyakatı sınanmamış ve cumhuriyetin babadan oğula geçen bir sisteme dönüşme eleştirileri ve ekonomiye yönelik protestoların hedefindeki rejim, savaşın uzamasıyla büyük bir tehditle de karşı karşıya.
Trump liderliğindeki ABD’nin uluslararası hukuku çiğneyerek İran’dan tam bir teslimiyet istediği ve yeni liderin seçimine müdahale edeceğini açıkça ifade eden tehditler savurduğu bir atmosferde lider olan Mücteba’yı zor günler bekliyor. Zira Trump, Mücteba’nın ismi seçimlerde öne çıkınca , “Boşuna zaman kaybediyorlar, Hamaney'in oğlu hafif sıklet, Hamaney'in oğlu benim için kabul edilemez, İran'a uyum ve barış getirecek birini istiyoruz” yorumlarını yapmıştı.


