"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

İdlib Can Derdinde Liderler Göç Derdinde
23 Aralık 2019Köklü Değişim Medya

İdlib Can Derdinde Liderler Göç Derdinde

Köklü Değişim Medya

İdlib’de günlerdir görülmemiş bir vahşet yaşanıyor. Katliamdan canının kurtarmak isteyen ailelerin üzerine katil Rusya ve Esed rejimi bomba yağdırıyor. 80 bin Suriyeli Müslümanın Türkiye sınırına hareketinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye bu göç yükünü tek başına taşımayacaktır" diyerek yeniden Avrupa’ya mesaj gönderdi.

Türkiye, İdlib’deki TSK gözlem noktaları önünde cereyan eden bu vahşi katliamlara muhalefetin garantörü olmasına rağmen ses çıkarmayıp en ufak müdahalede bulunmuyor. Esed rejimi ise Rusya’nın havadan ağır bombardımanlarıyla ilerlemeye çalışıyor. Rusya ile varılan mutabakat sonrası kurulan bu gözlem noktalarının, Esed rejiminin ilerleyişini izlemekten başka bir işe yaramadığı daha önce İdlib’in güneyindeki Morek’te de görülmüştü.

Günlerdir vahşi katliamlar düzenleyen ve göçün asıl sorumlusu Rusya ve Esed rejimine karşı bir eleştiride bulunmayan Erdoğan, bölgedeki çatışmaların durdurulması ve mülteci sorununa karşı destek talebini yineleyip, olası göç dalgasının "Yunanistan ve tüm Avrupalı ülkelerinde" hissedilebileceği uyarısında bulundu.

Erdoğan, aksi durumda, 2015 yılındaki mülteci krizine benzer durumların yaşanabileceğini savundu.

Suriye'nin kuzeyi için dile getirilen "güvenli şehirler" konusunu bir kez daha gündeme taşıyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sembolik meblağlarla mültecilerin sıkıntılarına çözüm bulunamayacağı gayet açıktır" diyerek yine mültecileri tehdit malzemesi olarak kullanıp, maddi yardım talebinde bulundu. Bu tür söylemlerin Türkiye’de Suriyeli düşmanlığını tetiklediği bilindiği halde liderler bu çıkışları sürdürmeye devam ediyor.

'Türkiye Göç Yükünü Tek Başına Taşımayacaktır'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib'te katliamlar" sebebiyle bir hareketlilik oluştuğunu savundu ve 80 bin Suriyeli'nin İdlib'den Türkiye sınırına doğru hareket ettiğini söyledi.

Türkiye'nin Suriye kaynaklı yeni bir göç dalgasını daha kaldıramayacağını anlatan Erdoğan İdlib’deki çatışmalarla ilgili olarak şunları söyledi:

"4 milyon insanın yaşadığı İdlib'deki son katliamlar sebebiyle bu bölgede tekrar ciddi bir hareketlilik oluştu. Bombardımandan kaçan 80 binin üzerinde İdlibli kardeşimiz ülkemiz sınırlarına doğru göç etmeye başladı. Şayet İdlib halkına yönelik vahşet son bulmazsa bu sayı daha da artacaktır. Böyle bir durumda Türkiye bu göç yükünü tek başına taşımayacaktır. Bizim maruz kalacağımız baskının olumsuz yansımaları, başta Yunanistan olmak üzere tüm Avrupalı ülkelerin de hissedeceği bir konu olacaktır. Bu durumda 18 Mart mutabakatından önce yaşanan sahnelerin tekrarlanması kaçınılmazdır. Biz Rusya nezdinde saldırıların son bulması için gereken her türlü çabayı gösteriyoruz, göstermeyi de sürdüreceğiz. Yarın bir heyeti Moskova'ya gönderiyoruz, görüşmeleri yapacaklar ve alınacak neticeye göre biz de atacağımız adımları belirleyeceğiz"

Bilindiği üzere 18 Mart 2016 tarihinde Türkiye ile 28 AB üyesi arasında oybirliğiyle mülteci sorununun çözümüne yönelik bir mutabakat imzalanmış ve kaçak yollardan Yunanistan'a geçen göçmenler, eğer iltica başvurusu yapmıyorlarsa ya da başvuruları reddedilmişse Türkiye'ye geri gönderiliyordu.

Buna karşılık AB, Türkiye'ye geri gönderilen her bir göçmen karşılığında, hâlihazırda Türkiye'de bulunan bir göçmeni kabul ediyor.

Ayrıca Türkiye, AB'den 6 milyar euroluk fon talebinde bulunmuştu. Erdoğan, sürekli verilen sözün tutulmadığını, ödemelerin yapılmadığını öne sürüp, sınır kapılarını açmakla tehdit etmişti.