
Hizb-ut Tahrir Türkiye’den Aliyev’in Tehditlerine Yanıt: “Biz Allah'a Kulluk Ederiz”
Hizb-ut Tahrir Türkiye, Aliyev rejiminin başlatmış olduğu başörtüsü zulmüne ve bu zulme karşı Türkiye’de sesini çıkaran Müslümanlara yönelik tehditlerine karşı cevap niteliğinde bir basın açıklaması yayımladı.
Aliyev rejiminin başlatmış Allah Subhanehu ve Teala’nın emri olan hicabı yasaklamasının ardından yalnız Azerbaycan’da değil, Türkiye’de de bu zulme karşı protesto ve tepkiler sürüyor.
Son olarak Köklü Değişim’in Ankara’da Azerbaycan Büyükelçiliği, İstanbul’da ise Başkonsolosluk önünde gerçekleştirdiği basın açıklamaları sebebiyle Aliyev rejimi, Türkiye’deki Müslümanlara tehditler yağdırıyor.
Bu kapsamda Türkiye’den İlahiyatçı yazar Abdullah İmamoğlu’nun da içinde bulunduğu 7 kişi hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarmaya kadar işi ileri götüren Aliyev rejimine karşı Hizb-ut Tahrir Türkiye’nin resmi hesabından basın açıklaması paylaşıldı.
Basın açıklamasında bu zulme karşı sessizliğini koruyan AK Parti hükümetine de eleştirilerde bulunuldu. Aliyev’in ABD ve işgalci ‘İsrail’ ile ilişkileri güçlendirdiği için bu yasağı koymaya cesaret edebildiğine işaret eden açıklama da **Azerbaycan mahkemelerinin Abdullah İmamoğlu ve farklı camialardan Müslümanlar hakkında yakalama kararı çıkarmasının da hiçbir hükmü yoktur. Çünkü zalim Aliyev rejimi, bacımızın örtüsüne sahip çıkan Müslümanları asla korkutamaz. Biz Müslümanlar olarak yalnız Allah’tan korkarız, sadece O'na kulluk ederiz. ifadeleri de yer aldı.
Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
Aliyev Rejimi Başörtüsüne Sahip Çıkan Müslümanları Asla Korkutamaz!
“Azerbaycan rejimi, okullarda başörtüsü takılmasını fiilen yasaklayan bir karar çıkardı. Aliyev’in onay ve talimatıyla yürürlüğe giren karara göre öğrencilerin ve öğretmenlerin "laiklik ilkesine uygun olmayan herhangi bir kıyafet" giymeleri yasaklandı. Kararın uygulamaya konulduğu 27 Eylül tarihinden itibaren başörtülü bütün öğrenci ve öğretmenler zorla sınıflarından çıkarıldılar ve bir daha okullara alınmadılar. Başörtüsü yasağına karşı gelen ve her ne olursa olsun hicabına el sürdürmeyen öğrenci ve öğretmenlerin ortaya koyduğu izzetli tavır sonrası İslam düşmanı zalim Aliyev rejimi öfkelendi. Yasağa tepki veren yüzlerce Müslüman gözaltına alındı ve sosyal medya platformları kısıtlandı.
Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak, Allah’ın emri olan hicaba sahip çıkmaları ve izzetli duruşları sebebiyle büyük küçük bütün öğrencileri ve öğretmenleri takdir ediyoruz. Diktatör Aliyev ve adamlarından korkmadan yasağın karşısında tavır alarak hicabın ve gözü yaşlı çocukların yanında duran anneleri, babaları, akrabaları ve duyarlı tüm Azerbaycan halkını takdir ediyoruz. Yine Müslüman Azerbaycan halkının bu onurlu mücadelesini Türkiye’den destekleyen, zalim rejimin yasağına karşı açık ve net tavır koyan tüm kişi, kurum ve kuruluşları da bu şer’i ve tarihi sorumlulukları sebebiyle takdir ediyoruz. Batıla karşı hakkın yanında olan, zalime karşı ise mazlumun yanında duran duyarlı tüm Müslümanlardan Allah razı olsun.
Azerbaycan yönetimi başörtüsüne yönelik bu yasakçı kararı daha önce 2010 yılında uygulamaya koymuş ama halkın tepkisi sebebiyle geri adım atmak zorunda kalmıştı. Bugün yeniden yasağı yürürlüğe koyması, Aliyev rejiminin kâfir Amerika ve işgalci varlık “İsrail” ile ilişkilerinin güçlendiğinin göstergesidir. Zira rejim, devletin laik yapısını korumak ve ideolojik tehditlere engel olmak için bu kararı aldığını açıkladı. Bu, küfrün İslam ile bitmeyen savaşının göstergesidir. Sadece Azerbaycan değil Türkistan coğrafyasındaki birçok diktatör yönetim de Müslümanlara bu zulmü reva görmekte hicabı hatta namazı bile yasaklamaktadır. Fransa başta olmak üzere Batılı devletlerin neredeyse tamamı aynı şekilde başörtüsüne savaş açmışlardır. Bu savaşta Müslümanların mazlum ve çaresiz olmalarının sebebi onları koruyacak bir devletin, Raşidi Hilafetin olmamasıdır. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"İslâm’ın bağları (halkaları) teker teker çözülecektir. Her bir bağ çözüldüğünde insanlar bir sonraki bağa sarılacaklardır. İlk çözülecek olan bağ hüküm (şeriatla/adaletle yönetim) bağı, en son çözülecek olanı ise namazdır."
Azerbaycan yönetiminin aldığı bu yasakçı karara, “insan hakları ve hukuktan” bahseden Batılı devletlerin hiçbirinden tepki gelmemesi onların ikiyüzlülüğünü göstermektedir. Ancak Türkiye başta olmak üzere Müslüman beldelerin yönetimlerinin sessiz kalması da asla kabul edilemez. Başörtüsü yasağını Azerbaycan rejiminin kendi iç işleri olarak görmek talihsizlik, ilkesizlik ve samimiyetsizliktir. Aliyev rejiminin tehditlerine gelince; Ankara’da Azerbaycan Büyükelçiliği, İstanbul’da ise Başkonsolosluk önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamaları sebebiyle Aliyev rejiminin Türkiye’deki Müslümanlara tehdit yağdırması bir anlam ifade etmemektedir. Azerbaycan mahkemelerinin Abdullah İmamoğlu ve farklı camialardan Müslümanlar hakkında yakalama kararı çıkarmasının da hiçbir hükmü yoktur. Çünkü zalim Aliyev rejimi, bacımızın örtüsüne sahip çıkan Müslümanları asla korkutamaz. Biz Müslümanlar olarak yalnız Allah’tan korkarız, sadece O'na kulluk ederiz. Kâfir Batı ve Amerika’ya sırtını dayayan, katil Netanyahu ve işgalci Yahudi varlığı ile dost olan Aliyev rejimi bilmelidir ki Allah’ın dini bu topraklarda yeniden hâkim olacak ve Raşidi Hilafet er ya da geç zalimlerden tek tek hesap soracaktır.”










