"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Netanyahu'nun Diliyle İİT Zirvesine İronik Mektup
15 Kasım 2023Köklü Değişim Medya

Netanyahu'nun Diliyle İİT Zirvesine İronik Mektup

İngiltere'de davet çalışmaları yürüten Müslüman aktivist Taji Mustafa, Riyad’da toplanan İslam İş Birliği Teşkilatı’na (İİT) Netanyahu’nun diliyle ironik bir mektup yazdı.

Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta sonu Gazze için olağanüstü toplanan İİT, zirvenin ardından ortak bir bildiri yayınlamıştı. Bildiride talep, arzu ve kınama dışında ciddi bir somut adım atılmaması tepkilere neden olmuştu.

Mektupta Netanyahu’nun diliyle 57 İslam beldesinden müteşekkil İİT’ye Netanyahu’nun diliyle teşekkür edilirken, Cunhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın orduları sevk etmememesi ve miting düzenleyip, açıklamalar yapmasına da değiniliyor.

Mektup şöyle:

“Sevgili arkadaşlar,

Siz olmadan bunu başaramazdım.

Suudi Arabistan'da buluştuğunuzda, kendimi tutamadım ve size derin minnettarlık ve takdirimi ifade etmek için size bir not yazmak istedim.

7 Ekim'den bu yana #Gazze'de erkek, kadın ve çocukları katlederken siz de seyirci kaldınız. ‘İsrail’ olarak kısa ömrümüzde böyle bir nüfusu katletmedik.

Hatta bu ayda Batı Şeria'da da insanları öldürdük.

IDF askerlerini savaşa gönderdiğimi biliyorum ama siz Arap ve Müslüman yöneticiler gerçek IDF'siniz. Sizin müdahale etmeme garantiniz olmasaydı, biz ‘İsrailliler’ Gazze'ye girip bu tür zulümler yapmaktan korkardık.

Ancak sizin bizi sevdiğinizi, Filistinlilerden ve İslam ümmetinden nefret ettiğinizi bilerek rahat uyuyoruz.

Büyükelçiliklerimiz hala #Bahreyn, #BAE ve diğer yerlerde bulunmaktadır.

Türkiye'de bile, diplomatik personelimizi çekmemizin sebebi Erdoğan değil, ancak Türkiye Müslümanlarının bu katliamalardan fazlasıyla rahatsız olması ve bize tehditlerde bulunmalarıydı.

Erdoğan, Erdoğan'ın yaptığı şeyi yapacak; tabanına büyük konuşmalar yapacak, ‘İsrail'e her türlü ismi takacak, ancak aslında güçlü ordusunu ‘İsrail'le yüzleştirmeyecek veya somut bir şey yapmayacak. Daha önce de bunları gördük. 28 Ekim'deki mitingi, tipik Erdoğan tepkisiydi.

Mavi Marmara gemisinde Türk vatandaşlarını öldürdüğümüz zamanı hatırlıyor musunuz? Erdoğan bizimle ilişkileri kesti, fakat birkaç yıl sonra Türkiye ile yeniden normale döndük oldu ve Erdoğan yönetimi altında ticaretimiz daha da güçlendi.

Erdoğan gibi siz Arap ve Müslüman yöneticilerin de ara ara gürültü yapıp ‘İsrail'e sesinizi yükseltmeniz gerektiğini biliyorum. Tabii bütün bu gürültüyü hiç bir anlamlı tepki takip etmiyor. Bütün bunlar bize Gazze'de bebekleri öldürebileceğimiz, bütün aileleri katledebileceğimiz ve sizden herhangi bir misilleme gelmeyeceği konusunda güvence veriyor.

Bunu çok yüksek sesle söyleyemem, ancak Nasrullah'ın konuşması bile bize biraz teselli getirdi. Bir sürü laf yaptı, ancak günlük olarak döktüğümüz kanla ilgilenmiyor. Benzer şekilde İran hükümeti de sadece laf yapıyor. Müslüman ülkeleri, petrol musluklarını bile kapatmadı! Bu bile tek başına küresel etkilere neden olurdu ve ‘İsrail'in çok büyük bir sorunla karşı karşıya kalırdı.

Sevgili arkadaşlar. Filistin meselesine hiçbir şekilde karışmak istemiyorsunuz.

Bakın, hastanelere yönelik saldırılarımıza, toplama kamplarında tüm nüfusu aç bırakmamıza ve Gazze'de bir ayı aşkın süredir bebekleri öldürmemize rağmen, haftalar sonra yaptığınız tek şey zirve yapmak! Sadece daha fazla konuşma! Sizi sevmek için o kadar çok neden var ki arkadaşlar. Saldırılarımıza devam etmemiz için bize her zaman yeşil ışık yakıyorsunuz. Minnettarız.

Bazıları sizi sadece izleyip hiçbir şey yapmamakla suçluyor. İkimiz de bunun yanlış olduğunu ve aslında Filistin'de ikinci bir Nakba gerçekleştirirken bize aktif bir şekilde yardım ettiğinizi biliyoruz.

Siz olmadan bunu başaramazdık.

Geçen hafta Gazze'deki saldırılarımız başladıktan sonra Mısır'da Sisi'nin Süveyş'te ordusuna yaptığı konuşmayı duydum. Onları duygusallaşmamaları ve Gazze'de olan bitene müdahil olmamaları konusunda uyardı. Aslında bizim asıl endişe ettiğimiz konu bu.

Arap sokaklarının kaynadığını biliyoruz. Tüm Müslüman ülkelerinde sokaklar kaynıyor. Gazze'de gerçekleştirdiğimiz soykırım nedeniyle sizin ve halkınız arasındaki uçurumun genişlediğini biliyoruz. Pakistan ve Malezya gibi Müslüman ülkeler de dahil olmak üzere Müslüman halkların, kendi ordularının ‘İsrail'e müdahele talep ettiğini biliyoruz. Ordular Aksaya, Müslüman ümmet genelinde yayılan bir çağrıdır. Müslümanların ordularının dahil olması, işleri bizim aleyhimize bir gecede değiştirebilecek tek şeydir.

‘İsrail'in Gazze'de savaşması ve ardından Mısır'a veya hatta Ürdün Ordusu'na karşı diğer cephelerde savaşması mı? Bu, bizi ‘İsrail’ olarak hızla yok edecek bir kabus.

Bakın, bazı elit ordu kuvvetlerimizin var olduğu doğrudr ama sayıları az. Diğer birlikler, Avrupa ve ABD pasaportlarına sahip genç insanlardan oluşuyor, savaş deneyimleri yok ve yaşamayı seven kişiler. Bu nedenle, onları Gazze'ye veya Mısır veya Ürdün ordularına karşı göndermek onlardan yapamayacakları bir şeyi talep etmek olacaktır.

Bizim en büyük korkumuz, bazı üst düzey veya orta düzey subaylarınızın sonunda dayanamayıp ellerindeki kuvvetleri ‘İsrail'e doğru hareket ettirmeleri. Bunu kontrol edebilecek misiniz? Arap ve İslam dünyasındaki çoğu insan bunu istiyor, bu nedenle böyle bir ordu komutanı geniş bir destek bulur ve eğer siz onları durmaya çalışırsanız en büyük hainler olarak tamamen deşifre olursunuz.

Onları durdurmaya çalışmak aynı zamanda size karşı bir darbeye de yol açabilir, ve biliyoruz ki İslam dünyasında İslami yönetim isteği artıyor. Krallıklarınızı ve diktatörlükleri şeriatla yöneten İslam Hilafetle değiştirmek istiyorlar. Bu bizim için ve ABD için bir kabus.

Bakın, bu mektup uzun oldu ama yine de kalbimden söylemek istedim; teşekkür ederim. Gazze, Batı Şeria ve tüm Filistin'de destek ve yardımınız olmadan öldürmeye devam edemeyiz.

Arkanızı kollayın ve ülkelerinizdeki ordulara dikkat edin. Gazze'den gelen katliam görüntülerini gördükçe, bizzat kendi aileleri tarafından Gazze'yi kurtarmak için neden harekete geçmedikleri hakkında sorulara muhatap oldukça ordularınızdaki liderliklerin kanının kaynadığını görebiliyoruz.

Gazze'den gelen vahşetleri görürken ve aile üyeleri bunları anlatırken, orduların kaynadığını görebiliyoruz ve Gazze'yi kurtarmak için harekete geçmedikleri için İslam inançları hakkında soru sormaktadırlar.

Kendinize çok iyi bakın kardeşler. Hepiniz bir IDF madalyası hak ediyorsunuz.

Saygılarımla,

Bibi Netanyahu

=========================

Yukarıdaki mektubun Netanyahu'nun Riyad'da buluşan Arap yöneticilere yazacağını düşündüğüm şeyler.

İnşaallah yakında Müslüman bir ülkenin ordusu yöneticilerine meydan okuyarak Filistin'i kurtarmak için harekete geçecek. Bunun için kamuoyu oluşturmaya, çalışmaya devam edelim."

Taji Mustafa