"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Erdoğan, NATO Görüşmelerini Putin’e Aktarıp, “Onurlu Çıkış” Çağrısı Yapacak
26 Mart 2022Köklü Değişim Medya

Erdoğan, NATO Görüşmelerini Putin’e Aktarıp, “Onurlu Çıkış” Çağrısı Yapacak

Köklü Değişim Medya

Brüksel’deki NATO toplantısı dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvedeki görümeler hakkında bilgi verdi. Arabuluculuk rolü biçilen Erdoğan, NATO görüşmelerini Putin ile müzakere edip, onurlu çıkış çağrısı yapacağını duyurdu.

Zirve münasebetiyle Brüksel'e gerçekleştirdiği ziyareti tamamladığını belirten Erdoğan, küresel güvenlik algısında ciddi değişikliklerin yaşandığı bir dönemde NATO müttefikleri olarak bir araya geldiklerini söyledi.

NATO’nun önemini vurgulayan açıklamalarda bulunan Erdoğan, Macron’un uzun süre önce “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” sözünü talihsiz bir açıklama olarak niteledi. NATO’ya hizmetlerini anlatıp, Türkiye’nin birlik içinde üstlendiği role değindi. Biden’ın açıklamalarında kullandığı benzer ifadelerle Erdoğan, NATO’nun birliğine ve önemine sürekli dikkat çekti.NATO'da üstlendiği rollerini tekrarlayan Erdoğan, bu şekilde öne çıkma gayreti içinde olduğu da gözlemlendi.

“Avrupa Güvenliğinin Temel Taşı, Temel Yapısı NATO'dur”

"Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında NATO-AB ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz? Bu işgal bize neler gösterdi? NATO Genel Sekreteri 'Güvenliğimiz konusunda yeni bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Bu yüzden caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha uzun vadede yeniden düzenlemeliyiz.' şeklinde açıklaması olmuştu. Bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü konusunda neler söylersiniz? Bir de kimyasal ve nükleer silahların kullanımı konusunda dünya adeta diken üstünde, karşılıklı açıklamalar geliyor, bu konudaki görüşleriniz nedir?" sorularını Erdoğan, şöyle yanıtladı:

"Her şeyden önce bu kriz iki hususu gözler önüne serdi. Bunlardan birincisi Avrupa güvenliğinin temel taşı, temel yapısı NATO'dur. Bunu çok açık, net olarak görmüş bulunuyoruz. İkincisi, Türkiye bölgesel güvenliğin temini için vazgeçilmez bir müttefiktir. Gerek ikili görüşmeler gerekse zirve toplantısı esnasında liderlerin birçoğu bunu dile getirdiler. 70 yıllık üyeliğimizde NATO'ya en kapsamlı katkıları veren Türkiye, müttefiklerden farklı olarak bunu her yönüyle karada, denizde, havada, siyasi etkinliklerinde ortaya koyan bir ülke oldu. İttifak dayanışması ruhuyla üzerimize düşeni imkanlarımız ölçüsünde yapmaya da devam edeceğiz. Bu süreci de Türkiye aynı kararlılıkla, güvenilirlikle yine sürdürüyor. Hatta bu konuda örnekliğini ortaya koyuyor. Bunu da bütün siyasi liderler olsun, komuta kademeleri olsun, bizimle paylaşıyorlar. Bunu da iftiharla gördük. Bundan dolayı da tabii memnuniyetimizi özellikle ifade etmek isterim. Diğer taraftan, kitle imha silahlarının kullanımını elbette insanlığa karşı işlenmiş suç olarak değerlendiriyoruz."

“Onurlu Çıkış Yap” Çağrısı

Rusya ile Ukrayna arasında müzakere edilen 6 başlık bulunduğunu ancak iki tarafın da sıcak yaklaştığı ya da kabul etmediği konular olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Özellikle 4 başlık üzerinde mutabakat varmış gibi bir durum söz konusu. Bunlardan bir tanesi özellikle bu NATO meselesiyle ilgili. Ukrayna ilk başlarda bu konuya önemle asılıyordu ama daha sonra NATO üyeliğinden çekilebileceğini Zelenskiy ifade etmeye başladı. Bir diğer konu, özellikle Rusça'nın resmi dil olarak kabul edilmesi meselesi. Zelenskiy bunu da kabul etti. Zaten Rusça Ukrayna'nın hemen her yerinde konuşulan bir dil. Bu noktada da bir sorun yok. Bir diğer konu silahsızlanma meselesi. Tabii Ukrayna bir devlet, yani silahsızlanmayı A'dan Z'ye kabul söz konusu değil. Ama bu konu da anlaşılamaz değil. Yani orada da belli tavizlerin verilebileceğini Ukrayna tarafı ifade etti. Dördüncü konu, ki yine Ukrayna’nın da burada bir mutabakatı var; o da bu kolektif güvenlik dedikleri mesele. Bu konuda da Ukrayna olumlu bir yaklaşım ortaya koydu. Ama tabii Ukrayna Kırım ve Donbas konularında bu kadar rahat değil. Donbas meselesinde en sonda güzel bir adım attı, bana göre akıllı bir liderlik diyebiliriz ve 'Bu konuda referanduma gitmem gerekir' dedi. Bu konuyla orayı kestiler. Şu anda böyle bir durum var. Kaldı ki Rusya 2014'te Kırım'ı işgal ettiği zaman, biz çok açık, net bu işgale karşı çıkmıştık ve o günden sonra da Putin ile yaptığım her görüşmede bu işgale karşı çıktığımızı hep söylemiştim. Ama o zaman Batı bu işgale bugün olduğu gibi çok açık, net bir tavır koymamıştı.

Bu tavrı koymadıkları için işte bugün başımıza bunlar geldi. Tabii Kırım ile beraber Donbas, Donetsk, Luhansk vesaire bütün bunlar Kırım'ın adeta bir çarpanı oldu. Ve biz bu konudaki tavrımızı bu şekilde ortaya koyduk. Tabii bu 6 başlığın 4'ü için şu anda Ukrayna tarafından olabilir deniyor ama diğer ikisi hakkında olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Şimdi benim bugün Zelenskiy ile bir görüşmem olacak. Putin ile büyük ihtimalle yine hafta sonu veya hafta başı bir görüşmem olabilir. Bu görüşmelerde de bu NATO'daki görüşmelerin kendileriyle bir müzakeresini, değerlendirmesini yapıp, bundan sonraki sürece yönelik ‘artık barış için atılacak adımın mimarı sen olmalısın’ demeliyiz. Buna bir onurlu çıkış yap demek suretiyle bu işi tatlıya bağlamanın yolunu aramamız lazım."