Dera’dan Esed’e Mesaj: Defol Mücrim!
22 Aralık 2018

Dera’dan Esed’e Mesaj: Defol Mücrim!

Ajanslar

Köklü Değişim Medya

Dera duvarlarına 8 yıl sonra yeniden Suriye halkının iradesi yazıldı: “Halk Esed’in yıkılmasını istiyor, Defol mücrim Esed!”

Devrimin anası olarak bilinen Suriye’deki Dera şehri, 8 yıl önce olduğu gibi yeniden iradesini duvarları yazmaya başladı. Cuma namazı sonrası halk, sokaklara dökülerek yeniden Esed ve rejimine muhalif sloganlar attı. Bu sloganlar, Esed’i meşrulaştırma çabası güden liderlere karşı bir cevap olarak da görülüyor.

Dera’da yeniden başlayan bu gösterilerle Suriye halkının, BM’nin çabalarıyla Moskova, Tahran ve Ankara’da yürütülen çalışmaların, halkın iradesini yansıtmadığı ve yeniden zulüm düzenini dayatmayı hedeflediğine inandığını gösteriyor.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, dün Cuma namazı sonrası Ömeri Cami etrafında toplanan kalabalık, Esed ve rejimi protesto etti. Geçen yıl Rusya ve rejimin saldırıları sonunda düşen Dera ve Kuneytra bölgesinde gerçekleştirilen kapsamlı ilk gösteri olduğu bildiriliyor.

Ömeri cami sembolik bir öneme sahip. Devrimin başlangıcında ilk gösterinin yapıldığı bu camide dün yeniden rejime muhalif sloganlar atıldı.

Göstericiler, Esed rejiminin devrilmesi ve hapishanelerdeki tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Camiden çıkan göstericiler Esed rejimi saflarına gönüllü olarak katılanlara karşı da alaycı sloganlar atıp, hain olarak nitelendirdiler.

Dera’da zorba Esed rejiminin ihlallerinin arttığını dile getiren göstericiler, bu protestoların daha geniş ve Dera’nın tümüne yayılacak bir kıyama dönüşebileceğini ifade ettiler.

Gösteride konuşma yapan "Huran Buluşması" sözcüsü, Dera halkının birleşmesi ve mücrim Esed ve rejimine karşı durmaya çağırdı.

Öte yandan Dera sokaklarına “Halk Esed’in yıkılmasını istiyor, Defol mücrim Esed!” sloganlarını yeniden yazılmaya başladı.

Devrimin Anası Dera

Devrimin anası olarak da bilinen Dera’da ilk gösterilerin baladığı Ömeri Camii’nde yeniden toplanan halk Esed ve rejimi protesto etti.

8 yıl önce Hüsnü Mübarek’in devrilmesinin ardından Suriye’nin Dera şehrinde iki bayan doktor telefonla konuşurken; “Hüsnü Mübarek düşmüş, darısı bizim başımıza…” şeklinde niyetlerini dile getiriyorlar.

Telefonları istihbarat tarafından dinlenen bu iki kadın doktor tutuklanıyor. Aracıların duruma müdahalesiyle bayan doktor ertesi günü serbest bırakılırken arkadaşı birkaç saat sonra salıveriliyor.

Telefonda arkadaşına “Darısı başımıza” diyen bayan doktor ertesi gün serbest bırakılıyor bırakılmasına fakat bu süre içinde işkence görüyor. Siyasi Şube’de saçları kazınıyor. Bir sürü hakarete maruz kalıyor.

Bunun üzerine, bu kadınlardan birinin akrabası olan 12-13 tane çocuk, duvarlara “Halk, düzenin yıkılmasını istiyor.” sloganını yazıyor.

Okulun müdürü bu çocukları istihbarata şikâyet ediyor. Çocukları içeri alıyorlar ve çok ağır işkencelere maruz bırakılıyor.

İlk başta kimse gidip çocukların akıbetini sormuyor. Bir süre sonra serbest bırakılırlar ümidiyle bekliyorlar.

Fakat çocukların serbest bırakılmadığını ve gözaltı süresinin uzadığını görünce kentin ileri gelenlerinden bir heyet Dera Siyasi Şube Müdürü Atıf Necib’e çocukların akıbetini sormaya gidiyor.

Atıf Necib gelen heyete “Bu çocukları unutun. Gidin kadınlarınız başka çocuklar doğursun.” gibi hakaret içerikli sözler sarfediyor.

Bu kez, belki yardımcı olur düşüncesiyle Deraa Valisi Faysal Kelsüm’e çıkıyorlar. Faysal Kelsüm de Deraa’nın önde gelenlerinden oluşan heyeti aşağılıyor ve makamından kovuyor. Hakarete uğrayan öfkeli halk valiyi Cuma namazının ardından darp ediyor. Bunun üzerine valinin korumaları halkın üzerine ateş açıyor ve iki kişi olay yerinde, ağır yaralanan iki kişi de hastanede hayatını kaybediyor. Daha sonra halk El-Ömeri Camii’ne sığınıyor.

Camiyi basan güvenlik güçleri katliam yapıyor. İşkence edilmek üzere istihbarat(muhaberat) tarafından tutuklanan çocuklar da Esed rejimi tarafından katlediliyor.

Bu gelişmelerden sonra gösteriler, Suriye geneline yayılıyor.