"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Çin Zulmünü Kınayan Mektupta Türkiye’nin İmzası Yok!
07 Ekim 2020Köklü Değişim Medya

Çin Zulmünü Kınayan Mektupta Türkiye’nin İmzası Yok!

Köklü Değişim Medya

Batılı ülkeler başta olmak üzere toplam 39 ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan'daki toplama kamplarında zorla tutulan Uygurların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Çin’e gönderilen mektupta imzası bulunan 39 devlet, Pekin yönetiminden BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri üyelerinin de aralarında bulunacağı uluslararası bağımsız uzmanlar heyetine Doğu Türkistan’a “tam erişim” izni vermesini istedi.

Ortak mektupta şu ifadeler yer aldı:

* Bize ulaşan güvenilir raporlara göre Sincan’da (Doğu Türkistan), bir milyondan fazla insan keyfi olarak ‘siyasi eğitim’ kamplarında gözaltında tutuluyor.

* Bölgede giderek artan ağır insan hakları ihlali raporları gördük. Uygur kültürünün yanı sıra din veya inanç özgürlüğü, serbest dolaşım, dernek kurma ve ifade özgürlükleri ile ilgili çok ciddi kısıtlamalar var.

* Pekin yaygın gözetleme ve orantısız bir şekilde Uygurları ve diğer azınlıkları hedef almaya devam ediyor. Ayrıca zorla çalıştırma ve kısırlaştırma dahil, zorunlu doğum kontrolü hakkında çeşitli raporlar var.

* Sincan’daki insan hakları durumunu ele alarak, hiç bir ülkenin buradan gelen sığınmacıları geri göndermemelerini istiyoruz.

Euronews’ta yer alan habere göre, Almanya misyonunun yazdığı mektupta, ABD, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Haiti, Honduras, İzlanda, İrlanda, İtalya, Japonya, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Marshall Adaları Cumhuriyeti, Monaco, Nauru, Hollanda, Yeni Zelanda, Kuzey Makedonya, Norveç, Palau, Polonya, Slovakya, Slovenya, İspanya , İsveç, İsviçre, İngiltere temsilcilerinin imzaları bulunuyor.

Türkiye’nin İmzası Yok!

Tüm dünyanın tepkisine ve çağrılarına rağmen büyük bir umursamazlıkla zulmünü sürdüren Çin üzerinde baskı oluşturmaya yönelik bu girişim insani açıdan destek verilmesi gereken bir adım olarak sunuluyor. Ancak başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin Müslümanlara yönelik zulümleri umursamadığı, hatta kendilerinin de bu zulmün failleri olduğu su götürmez bir gerçek. Bu yönüyle bakıldığında (insani niyet taşıyanları hariç tutarak) ABD ve AB ülkelerinin siyasi ve ekonomik rekabet halinde oldukları Çin’e baskı kurmak için Doğu Türkistan zulmünü istismar ettiğini söylemek yanlış olmaz.

Fakat her ne olursa olsun halkı Müslüman olmayan Batı ülkelerinin başlattığı bu girişimde Türkiye’nin imzasının olmaması, Türkiye’nin Çin ile olan ticari menfaatleri karşılığında Doğu Türkistan’ı gözden çıkardığı yorumlarını doğrular nitelikte. Zira Çin'in 2017 yılında ‘Aşırılıkla Mücadele Yönetmeliği’ adı altında Uygurlu Müslümanlara uyguladığı zulümler Türkiye tarafından görmezden geliniyor. Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve diğer hükümet yetkilileri defaatle ‘Tek Çin’ Politikasına destek verdiklerini söyleyerek Çin’in Doğu Türkistan işgalini meşru sayan bir siyaset izliyor.

Konuştuklarında Türklüğü ve Müslümanlığı kimseye bırakmayan iktidar ve ortakları Doğu Türkistanlı müslümanları küçük menfaatler karşılığında kafir Çin’in insafına bırakıyor. Aynı şekilde diğer İslam ülkelerinin de Çin konusunda Türkiye’den farkı yok. Bu yılın Temmuz ayında Belarus tarafından Çin'in Doğu Türkistan'da yürüttüğü asimilasyon politikalarına destek vermek amacıyla hazırlanan bildiriye aralarında İran, Irak, Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Pakistan ve Filistin’inde olduğu 17 İslam ülkesi imza atmıştı. Bu ilkesiz ve gayrı İslami siyaset yüzünden ne yazık ki Müslümanlar dünyanın her yerinde mazlum ve sahipsiz durumda.