"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

"Biden Yönetimi ile Riyad Arasında Tehditleşme"
10 Haziran 2023Köklü Değişim Medya

"Biden Yönetimi ile Riyad Arasında Tehditleşme"

Pentagon belgelerinde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD Başkanı Joe Biden'ın tehdidine tehditle yanıt verdiği detayı ortaya çıktı. Petrol üretiminin kısıtlanması anlaşmazlığını konu alan olayın iç yüzü 24 Ekim 2022 tarihinde Hizb-ut Tahrir’in yayımladığı siyasi analizde deşifre edilmişti.

Sızdırılan Pentagon belgelerinde, Suudi Arabistan'la ABD arasında geçen yıl yaşanan petrol üretimi anlaşmazlığına dair yeni detaylar ortaya çıktı.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'un (WP) incelediği belgelerde Veliaht Prens'in, üretim azaltma kararına karşı herhangi bir misilleme yapılması durumunda Washington yönetimiyle bağlarını koparacaklarını söylediği savunuldu.

Pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatlarına karşı ABD ve Avrupa Birliği, Suudi Arabistan yönetiminden üretimi artırmasını talep etmişti. Biden yönetimi, ABD’de 2022 yılında gerçekleşen yerel seçimler öncesi yükselen petrol fiyatları karşısında oy kaybetme endişesi ile Riyad yönetiminden petrol üretimini kısıtlama kararını ertelemesini talep etmişti.

Ancak 5 Ekim'de Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen OPEC toplantısında, günlük petrol üretiminin kasım itibarıyla Suudi Arabistan liderliğinde 2 milyon varil azaltılması kararı alınmıştı.

Washington ise karara tepki göstererek, bunun Rusya'nın elini güçlendireceğini öne sürmüş ve Riyad yönetimini Kremlin'i desteklemekle suçlamıştı. Biden, bunun ciddi sonuçları olacağını söyleyerek, Suudi Arabistan'la ikili ilişkilerin gözden geçirileceğini ifade ederek tehdit etmişti.

Riyad ise diplomatik kanallardan ithamları reddederek, üretim azaltma hamlesini savunmuştu.

Sızdırılan belgelerde Veliaht Prens'in, herhangi bir misillemenin "Washington için ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağını ve ABD yönetimiyle ilişkilerin kesileceğini" söylediği ileri sürüldü.

Haberde, Veliaht Prens'in tehdidinin doğrudan Beyaz Saray'a iletilip iletilmediğinin bilinmediğine, bunun ABD istihbaratının casusluk faaliyetleriyle öğrenilmiş olabileceğine de dikkat çekildi.

ABD’nin Uluslararası Nüfuzunu İkiye Bölen Olay

Hizb-ut Tahrir, OPEC+ grubunun ABD Ara Seçimleri öncesi aldığı “günlük petrol üretimini 2 milyon varil azaltma kararı” hakkında 24 Ekim 2022 tarihinde yayımladığı “Suudi Arabistan’ın Petrol Üretimini Azaltmasının Arka Planı” başlıklı siyasi analizinde olayın gerekçesi ve detaylarına yer vermişti.

Suudi Arabistan ve BAE’nin “OPEC+” grubunda Rusya ile anlaşarak günlük petrol üretimini 2 milyon varil azaltma kararı, Biden ve onunla birlikte Avrupa için şok edici bir karar olarak medyaya yansımıştı. Zira bu ülkeler, Rus enerji kaynaklarından kurtulmak için muazzam çaba sarf ederken, Suudi Arabistan’ın bu karara öncülük etmesinin amacı medyada aylarca tartışılmıştı.

Suudi Arabistan’ın petrol üretimini kısıtlama kararındaki öncü rolünün açıklandığı kısımda şu ifadelere yer verilmişti:

“8 Kasım 2022’de ABD Kongresi ara seçimleri yapılacak. Eski Başkan Donald Trump’ın partisi olan Cumhuriyetçi Parti, bu seçimleri kazanmayı ve Kongre’nin her iki kanadını; Temsilciler Meclisi ve Senato’yu kontrol etmeyi umuyor. Bu seçimler önemlidir, çünkü sonuçları, Cumhuriyetçi Parti’nin yeniden iktidara gelmeyi planladığı 2024 başkanlık seçimleri için bir gösterge olacaktır. Amerika’da Demokrat Parti ve onu destekleyen teknoloji şirketleri ile Cumhuriyetçi Parti ve onu destekleyen petrol şirketleri arasında keskin bölünmenin yaşandığı konjonktürde, “OPEC+” grubu kararının ABD Kongre seçimleriyle ilgili derin boyutları vardır. Suudi Arabistan’ın, grubun üretim kesintisini destekleme kararı işin püf noktasını oluşturuyor.”

Analizde, Suudi Arabistan’ın üretimi azaltılmasındaki asıl sebebin, Amerika’da ekseninde hareket ettiği odaklarla birlikte Trump’ın partisi Cumhuriyetçi Parti’nin oylarını artırmayı planlamak olduğu vurgulanıyor. Suud rejiminin bu seçimlerde Amerika ve dünya piyasasını elinde tutan dev petrol şirketlerinin arkasında yer aldığı Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemek için hareket ettiğinin altı çizilmişti.

Suudi Arabistan, dış siyasette ABD devleti ve kurumlarının aldığı kararlara inisiyatif kullanma iradesi bulunmazken, seçimlerdeki partiler arası çekişmede enerji şirketlerini destekleyen Cumhuriyetçiler lehinde hareket edebiliyor.

Bu da Amerika’da sadece seçmen kitlesinin bölünmediğine ayrıca devletin uluslararası arenadaki nüfuzunun zayıfladığı ve ikiye bölündüğü anlamına geldiği analizde vurgulanıyor.

Analizin tamamını okumak için aşağıdaki linke tıklayınız…

[Suudi Arabistan’ın Petrol Üretimini Azaltmasının Arka Planı](Suudi Arabistan’ın Petrol Üretimini Azaltmasının Arka Planı)