
Avrupa Birliği liderleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme ve karşı çıkanlara cezalandırıcı gümrük tarifeleri yoluyla tehdit etmesi üzerine olağanüstü zirve düzenledi ve Trump’tan saygı talep etti.
Trump, çarşamba günü ani bir geri adım atarak, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin arabuluculuğunda Arktik güvenliğine ilişkin uzun vadeli bir anlaşmayı tercih ettiğini açıklamıştı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen olağanüstü zirvenin ardından dün (Perşembe) akşamı yaptığı açıklamada, “Ortaklar ve müttefikler arasındaki ilişkilerin, dostane ve saygılı bir şekilde yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz” açıklamasıyla AB’nin aşağılanma ve tehdit dilinden rahatsız olduğunu beyan etti.
Costa, şöyle devam etti:
“Avrupa Birliği, çıkarlarını savunmayı sürdürecek ve her türlü baskı ve zorlamaya karşı kendisini, üye devletlerini, vatandaşlarını ve şirketlerini koruyacaktır. Bunu yapacak güce ve araçlara sahiptir; gerekli olduğu zaman ve şartlarda da bunu yapacaktır.”
Öte yandan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bloğun, Trump'ın toprak taleplerine karşı "kararlı, çatışmacı olmayan ve en önemlisi birlik içinde" davranarak "başarılı" olduğunu söyledi.
Von der Leyen, AB'yi "ekonomik gücünü" güçlendirmeye, tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye ve ABD karşısında daha bağımsız olmaya çağırdı.
Trump’ın tehditlerine karşı Avrupa Komisyonu, gümrük tarifesi tehdidinin hayata geçirilmesi ihtimaline karşı Washington’a misilleme yapılması için hazırlıklara başlamıştı. Gündeme gelen seçenekler arasında, ilk kez AB'nin mücadele gücünü artırmayı amaçlayan 'Zorlayıcı Eylemlere Karşı Önlem Mekanizması'nın (Anti-Coercion Instrument-ACI) devreye sokulması da yer almıştı. Söz konusu mekanizma, hizmetler, yatırım akışları, kamu alımları ve fikri mülkiyet gibi ekonominin birçok alanının eş zamanlı olarak hedef alınmasına geniş yetkiler sağlıyor.
Costa, Eleştirilerini Sürdürdü: “Biz ABD’den Yaşam Tarzı Olarak Farklıyız”
Costa, “Avrupa yaşam tarzı Amerikan yaşam tarzından farklıdır. Amerikan yaşam tarzına saygı duyuyoruz. Ancak bizim açımızdan transatlantik ortaklığımızı korumak ve ona değer vermek son derece önemlidir” ifadeleriyle eleştirilerini sürdürdü.
AB Konseyi Başkanı, “Sosyal medyadaki her türlü paylaşıma ya da iletişime her gün tepki vermiyoruz. İlişkilerimize dair net bir vizyonumuz var ve temel ilkelerimizi savunuyoruz” ifadeleriyle Trump’ın her paylaşımına karşılık verilmemesine işaret etti.
Perşembe günü gerçekleşen zirveye, Washington ile kısasa kısas bir çatışma başlatmanın anlatılamaz bir ekonomik hasara yol açabileceğinden ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmeye yönelik ortak çabaları rayından çıkarabileceğinden korkan menfaat temelli düşünen liderlerin rahatlama sesleri damgasını vurdu.
En kötü senaryonun önlenmesine rağmen, Trump'ın ilhakçı hedefinin tetiklediği benzeri görülmemiş krizin ardından Avrupalılar arasında hissedilir bir huzursuzluk hala sürüyor. Mark Rutte'nin aracılık ettiği çerçeve anlaşmanın ayrıntılarının açıklanmaması, Grönland üzerindeki çatışmanın henüz sona ermemiş olabileceğine dair şüpheleri artırıyor.
"Son derece tetikte olmaya devam ediyoruz ve daha fazla tehdit olması halinde araçlarımızı kullanmaya hazırız" diyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, toplu yanıtta 'Zorlayıcı Eylemlere Karşı Önlem Mekanizması'nın devreye sokulması çağrısında bulunarak öne çıkma çabasını sürdürdü.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ülkesinin Grönland'la ilgili konuları Beyaz Saray'la egemenliği masada olmadığı sürece görüşmeye hazır olduğunu söyledi ve bunu "kırmızı çizgi" olarak ortaya koydu ve "Demokratik kurallarımız tartışılamaz" dedi.
Saygı Çağrısında Bulundu
Trump'ın gümrük vergisi tehditlerinden sonra ABD'ye güvenip güvenemeyeceği sorulan Danimarkalı lider, iki tarafın "birbirlerini tehdit etmeden, saygılı bir şekilde birlikte çalışması gerektiği" ifadesini kullandı.
Perşembe günkü olağanüstü zirve, Trump'ı Grönland'ı ele geçirme teklifinden vazgeçmeye ikna etmek için beş gün süren yoğun Avrupa diplomasisinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.
İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) damga vuran yüksek gerilim hakim olduğu ortamda, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, misilleme yapacaklarını açıkça beyan etti.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in Avrupa'nın ekonomik performansını sert bir dille eleştirmesinin ardından Davos'taki yüksek profilli özel bir yemeği terk ettiği ve Lutnick'in yemekteki küstah sözleri salonda tepkiyle karşılandığı, kulislerden gelen haberlerde yer alıyor.
Trump’ın ikinci başkanlık dönemiyle maskesiz emperyalizm dönemini başlatan Washington, etrafına topladığı uydu ve tabiileri ile uluslararası örf ve hukuku hiçe sayarak orman kanunlarını devreye sokmuş gözüküyor.
Bu atmosferde ABD’nin hedefinde yer alan Avrupa da sık sık aşağılayıcı söylemlere, ilhak tehdidine ve güvenlik ile ilgili şantajlara maruz kalıyor. Henüz başlatılmamış ve kimin açıkça start vereceğinin önem kazandığı bir çatışma öncesi, iki tarafın birbirini yokladığı diplomatik sertlik sürüyor.


