"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

ABD Kırmızı Işık Yaktı
18 Ekim 2019Köklü Değişim Medya

ABD Kırmızı Işık Yaktı

Köklü Değişim Medya

ABD’nin yeşil yakmasıyla başlayan “Barış Pınarı Harekatı”, yine ABD’nin kırmızı ışık yakmasıyla durduruldu. ABD’li heyetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi sonrası Suriye’ye yönelik 13 maddelik bir anlaşma yayımlandı. Anlaşmadan memnun olan ABD Başkanı Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Bu (anlaşma) muhteşem bir şey" sözleriyle memnuniyetini beyan etti.

ABD’nin askerlerini çekip, belirlenen sınırlar içinde yapılmak kaydıyla yeşil ışık yaktığı Barış Pınarı Harekatı’nda, YPG terör örgütünün belirlenen güvenli bölge sınırlarını terk etmesi için 120 saatliğine ateşkes sağlandı. Geri çekilme sona erdiğinde, harekatında sona ereceği açıklandı.

ABD askerleri ve YPG’nin boşalttığı yerlere Rusya destekli Esed birliklerinin girmesiyle bu harekattan en kazançlı çıkan zorba Esed rejimi oldu. ABD, eğitip donattığı YPG militanlarını planladığı gibi harekat başladığında Esed ile anlaşmaya iterek rejimin askeri gücünü destekledi.

ABD, Türkiye’ye çekildiği yerlerle ilgili anlaşmazlıklar için Moskova yönetim ile görüşülmesini işaret etti. ABD’nin çekildiği yerlere Rusya destekli Esed rejiminin yerleşmesi, var olan ABD-Rusya-Esed işbirliğini de gözler önüne sermiş oldu.

ABD ile Türkiye arasında Ağustos 2019'da sağlanan uzlaşmayla kurulması planlanmış güvenli bölgenin gürültülü bir şekilde hayata geçirilmesi, sahadaki büyük hedeflerin de gerçekleştirilmesini sağladı. Esed rejiminin ABD’nin boşalttığı alanlara yerleşmesi, yeniden meşruiyet kazanması için Ankara-Şam arasında dialoğun dillendirilmesi, İdlib’e yapılacak saldırılar öncesi göç dalgasının nakledileceği güvenli bölgenin oluşturulması sağlanmış oldu.

Bir taşta sayısız kuş vuran ABD, Menbiç ve önemli stratejik bölgelerden çekilerek hem güvenli bölge içinde tartışmalı bir bölge oluşturdu hem de Esed rejiminin eline geçmesini sağlamış oldu. Pence anlaşma sonrası bu bölgelerle ilgili olarak "Ruslarla konuşursunuz" açıklamasında bulunmuştu. ABD, bundan sonra güvenli bölge için Esed rejimini emanet ettiği Rusya’yı da işin içine dahil etmiş oldu.

Görüşmede ABD Başkan Yardımcısı Pence'in masanın başında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yan yana oturması dikkat çekti. Bilindiği üzere diplomatik görüşmelerde masadaki oturum şekli mevkiye göre sıralanıyor.

Türkiye-ABD ortak açıklamasında sürekli eşgüdümden bahsedilerek, önceden olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’nin Suriye’de müstakil hareket edemeyeceği, dolayısıyla Suriye Milli Ordusu (SMO)’nun da bu kapsamda ABD’nin onaylamadığı bir operasyona kalkışamayacağı, nihayetinde bu ifadeyle Esed’in dokunulmazlığının korunduğu üstü kapalı da olsa deklare edilmiş oldu.

ABD ve Türkiye, Suriye'ye yönelik anlaşmanın ardından ortak yazılı açıklama yayınlandı. Anlaşmanın ayrıntıları 13 maddede açıklandı.

13 madde sırasıyla şöyle:

1. Türkiye ve ABD, iki yakın NATO üyesi olarak bu ilişkilerini teyit eder. ABD, Türkiye’nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anlar.

2. Türkiye ve ABD, kuzeydoğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin, ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul eder.

3. Türkiye ve ABD “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” anlayışıyla, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder.

4. Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler.

5. Türkiye ve ABD, Suriye'nin kuzeydoğusunda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.

6. Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.

7. Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.

8. Her iki ülke Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.

9. Her iki taraf Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.

10. Güvenli bölge, evvelemirde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünde olacak ve her iki taraf, güvenli bölgenin her veçhesiyle uygulanmasında eşgüdümü artıracaktır.

11. Türk tarafı Barış Pınarı Harekatı’na, güvenli bölgeden YPG’nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir. Barış Pınarı Harekatı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.

12. Barış Pınarı Harekatı’na ara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye’de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. Barış Pınarı Harekatı 11. paragraf uyarınca durdurulduğunda, yukarıda bahsi geçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

13. Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır."