
ABD İstedi, Türkiye Onayladı
Hizb-ut tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 11 Temmuz 2023 Salı günü gerçekleştirdiği “Gündem Değerlendirme” toplantısında, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi ele alındı. Toplantıda ayrıca Srebrenitsa katliamının yıldönümü ile vergi ve harçlara yapılan zamlar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, ABD liderliğindeki haçlı batı ülkeleri tarafından kurulan NATO bünyesinde halkı Müslüman tek ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatarak, hiçbir hayır görmemesine ve sürekli kullanılıp tahkir edilmesine rağmen Türkiye’nin 70 yıldır NATO’nun kirli çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi.
Litvanya’daki zirve öncesinde de NATO-Türkiye ilişkilerinde manzaranın değişmediğini, Türkiye’nin prestijine ve güvenlik politikasına aykırı olmasına rağmen NATO’nun isteklerini yerine getirdiğini ifade eden Yıldırım şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve öncesinde söylediği bütün sözlerden çark ederek daha zirve başlamadan İsveç’in NATO üyeliğini onaylamayı kabul ettiğini açıkladı. İsveç’in PKK terör örgütüne verdiği destek, Türkiye büyükelçiliği önünde Kuran’ı Kerim’in yakılmasına izin veren alçak provokasyonları hemen unutuldu. Bir hafta önce Milli Savunma Üniversitesi'ndeki mezuniyet töreninde “Teröristlere kucak açanlara onay veremeyiz” diye konuşan Erdoğan, Litvanya’ya hareket etmeden önce hava alanında ağız değiştirmeye başladı. Sürpriz bir çıkış yaparak, “Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin önünü açın bizde İsveç’in önünü açalım” dedi. Sonrasında NATO genel sekreteri ve İsveç başbakanı ile yapılan üçlü zirvenin ardından İsveç’in önünü açmayı kabul etti.
Şimdi buradan sormak istiyorum; Kur’an’ı Kerim’e duyduğunuz saygıya ne oldu sayın Erdoğan? Yoksa esip gürleyerek, içi boş kınama mesajları yayınlayarak görevinizi yerine getirdiğinizi mi düşünüyorsunuz? Ortak duyuru da İsveç’in bu eylemlere izin vermeyeceğine dair hiçbir atıf ve taahhüt yer almamasına karşın nasıl da hemen onay verdiniz? Kur’an’a verilmesi gereken değeri neyin karşılığında feda ettiniz? Gerçi siz hükümlerini uygulamayarak, Kur’an’a hakkıyla değer vermediğinizi zaten gösterdiniz, göstermeye devam ediyorsunuz. İçinde bulunduğunuz zilleti perdelemek için de pratikte hiçbir karşılığı olmayan AB üyelik sürecini dolaşıma sokuyorsunuz. Gasp edilen F35’lerin parasını geri alamadığınız Amerika’dan F16 alabilmek için her tavizi verip her istediklerini yerine getiriyorsunuz?
Bir kez daha gördük ki, sizin yerlilik ve millik dediğiniz şey, sizin İslami söylemleriniz hepsi seçim sloganlarından ibaret. Hepsi ümmeti aldatmak için kullanılan birer istismar malzemesi. Demokratik menfaat siyasetinin sizi getirdiği durum o kadar vahim ki, bir kötülüğü başka bir kötülükle örtmeye çalışıyorsunuz. Avrupa ülkelerinden gelen saldırılar karşısında AB üyeliğini istediğinizi söylüyorsunuz? ABD ve NATO’nun Türkiye’ye tehdit olan terör örgütlerini desteklemesine rağmen yine onlarla iş birliğinden vazgeçmiyorsunuz. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır sayın Erdoğan?”
Konuşmasının son kısmında, NATO’nun güncel misyonuna, İslam coğrafyasında yaptığı katliamlara ve ABD’nin NATO ve Türkiye üzerindeki etkinliğine değinen Yıldırım, Türkiye’nin dış politikada ABD’den bağımsız adım atamayacağına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Biz geçen hafta bu kürsüden İsveç’e onay vermek zorunda kalınacağını söylemiştik. NATO’nun patronunun Amerika olduğunu, Türkiye’nin dış politikada Amerika’dan bağımsız adım atamayacağını söylemiştik. Nitekim dediğimiz gibi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD başkanı Biden ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından İsveç’e hemen yeşil ışık yaktı. Sonra gitti, hiçbir şey olmamış gibi İslam düşmanlığıyla, sömürgecilikle ve terör destekçiliğiyle eleştirdiği NATO liderleriyle aile pozu verdi. Reuters gibi batılı basın kuruluşlarında yer alan “Türkiye istediğini aldı” tarzındaki haberler Türkiye’nin ağzına bir parmak bal çalmak içindir. NATO’dan razı olmayan Müslüman Türkiye halkını kandırmak içindir. Gerçekte Türkiye’nin NATO kararlarında tasarruf hakkı olmadığı gibi NATO’da Türkiye’ye hiçbir zaman yardımcı olmamıştır.
NATO, bugün her ne kadar Rusya ve Çin’e karşı mücadele etse de onlar için asıl düşman İslam ve Müslümanlardır. Zira küfür tek millettir… Öyleyse yapılması gereken şey NATO’dan derhal ayrılmak, sömürgeci kafirlerle yapılan tüm dostluk ve müttefiklik anlaşmalarını iptal etmektir. Türkiye’nin yeri ne haçlı ittifakı olan NATO ne Rusya ve Çin’in yanı ne de Avrupa Birliği üyeliğidir. Türkiye'nin yeri ve hedefi Raşidi Hilafet çatısı altında İslam ümmetinin liderliği olmalıdır.”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








