"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Yaptırımlar Sonrası Rusya, Yüzünü Çin’e Dönerken, ABD’den Pekin’e Tehdit
14 Mart 2022Köklü Değişim Medya

Yaptırımlar Sonrası Rusya, Yüzünü Çin’e Dönerken, ABD’den Pekin’e Tehdit

Köklü Değişim Medya

ABD, tehditlerle Ukrayna’da açmaza düşürdüğü Rusya’yı yaptırımlarla zayıflatırken, asıl hedefi oal Rusya-Çin arasıdaki bağı koparmak için Pekin’i tehdit etmeyi sürdürüyor. Rusya'da Maliye Bakanı Anton Siluanov batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle altın ve döviz rezervlerinin neredeyse yarısının dondurulduğunu ve alınan ekonomik darbeye karşı Çin'e güvendiklerini açıkladı. ABD, yaptırımlarla sıkıştırdığı Rusya'nın tek çıkış kapısı olan Çin'i de kapatmaya çabalıyor.

Bir ay önce Rusya'nın bol rezervler sayesinde yaptırımlara dayanabileceğini söyleyen Bakan Siluanov, pazar günü yaptığı açıklamada, yaptırımların Rusya'nın sahip olduğu 640 milyar dolarlık altın ve döviz rezervlerinin yaklaşık 300 milyar dolarını dondurduğunu açıkladı.

Rusya Maliye Bakanı Siluanov'un bir televizyon programındaki beyanları, Moskova'nın, yaptırımların etkisini azaltmak için Çin'den yardım isteyeceğine dair şimdiye kadarki en net açıklaması şöyle:

Altın ve döviz rezervlerimizin bir kısmını Çin para birimi Yuan cinsinden aldık. Çin ile karşılıklı ticaretimizi sınırlamak için Batılı ülkelerin Çin'e nasıl bir baskı uyguladığını görüyoruz. Ancak Çin ile ortaklığımızın, Batı pazarlarının kapandığı bir ortamda elde ettiğimiz iş birliğini sürdürüp artırmamıza izin vereceğini düşünüyorum

Rus Bakan, Rusya'nın devlet borç yükümlülüklerini yerine getireceğini ve devlet rezervleri dondurulana kadar borç sahiplerine ruble ödeyeceğini söyledi.

Son olarak 4 Şubat'ta Pekin'de bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD'nin etkisine karşı koymayı amaçladıklarını söyledikleri "stratejik bir ortaklık" ilan etmiş ve bunu "sınırsız bir dostluk" olarak tanımlamıştı.

Amerika, Çin’i Rusya Konusunda Üstü Örtülü Tehdit Etti

Rusya, Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle ekonomi alanında Çin’le iş birliğinin artacağı mesajını verirken Amerika’dan Çin’e Moskova’ya yardımcı olmaması konusunda tehdit geldi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Pekin’le doğrudan özel şekilde iletişim halinde olduklarını belirtti ve Rusya’yı desteklemenin sonuçları olacağını söyledi.

Sullivan dünyada hiçbir ülkenin Rusya’ya bu ekonomik yaptırımlarda cankurtaran olmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Sullivan, bugün İtalya’nın başkenti Roma’da Çin’in en üst düzey diplomatı Yang Jiechi’yle görüşecek.

Sullivan CBS televizyonuna yaptığı açıklamada da Rusya’nın kimyasal ve biyolojik silahlarla ilgili yaptığı açıklamalara dikkat çekti ve bunun Rusların bu silahları kullanmaya hazırlandığının göstergesi olduğunu ileri sürdü.

Sullivan bu açıklamaları, Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov’un “Çin’e güvendiklerini” açıklmasının ardından geldi.

Aylar Öncesinden ABD’nin Rusya’yı Tuzağa Çektiğini İfade Eden Hizb-ut Tahrir Çin’in Duruşunu da Özetledi

Uluslararası siyasetin gündemindeki olaylara ilişkin isabetli siyasi analizleri ile de tanınan ve dünya çapında fikri ve siyasi çalışmalar yürüten İslami Siyasi Parti Hizb-ut Tahrir, dünya kamuoyunun birinci sırasında yer alan Ukrayna meselesi ile ilgili yeni analizini yayımlamıştı.

Analizde güncel durum şu şekilde remedimişti:

“Böylece Rusya, Ukrayna çamuruna batana kadar Amerika provokasyonunu adım adım tırmandırmaya devam edecek. O zamana kadar Amerikan provokasyonlarıyla birlikte İngiliz provokasyonları da sürecek. Almanya’nın Kuzey Akım’ı durdurması gibi Avrupa da provokatif eylemlerde bulunuyor. Ukrayna’daki savaşla ilgili Amerika’nın Rusya’ya yönelik tahriki sürüyor. Rusya’yı etkili bir şekilde tehditten ziyade sadece yaptırım niyetiyle yetiniyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya’nın askeri hazırlıklarını “başarılı” bir Ukrayna işgalinin ön hazırlığı olarak nitelendirdi! Ukrayna’nın NATO üyeliği ve Batıdan daha fazla silah yardımı çağrısı, Rusya’nın riskler yığınını artırıyor ve hızlandırıyor. Rusya için Ukrayna ile ilgili güvenlik risklerini giderebileceği tek açık kapı kalana kadar bu riskler devam edecek. O açık kapı da işgal, savaş ve bataklığa batmaktır. Rusya’yı Ukrayna tuzağına düşüren Amerika’nın istediği de bu. Rusya, kendi ahmakça planının tuzağına düştükten sonra bugün bu gidişatı durdurabilecek yetenekte görünmüyor!”

Çin’in Duruşu

Bu güçler arası savaşı, "Bunlar, günümüz dünyasının büyük güçleridir, orman canavarlarıdır, güçlü olan zayıf olanı yer. Yardım isterlerse yardımcısı olmaz... Tarih tekerrür ediyor. Bugün büyük güçlerin mücadelesi, tarihte Persler ve Romalılar arasındaki savaşı andırıyor." benzetmesiyle betimleyen Hizb-ut Tahrir, siyasi analizinde Çin’in duruşuna da şu ifadelerle değindi:

Çin’in duruşu: Çin bu konuda Rusya’ya daha da yakınlaştı. Batılı ülkelerin Rusya’nın güvenlik taleplerini ciddiye alması gerektiğini söyleyerek Rusya’yı destekledi. Ukrayna politikasına uluslararası destek sağlamak için Rusya Devlet Başkanı Putin, Pekin’i ziyaret etti (Kış Olimpiyatları). Putin, 2 Şubat 2022’de Çin Devlet Başkanı ile bir araya geldi. Çin, Rusya Devlet Başkanı Putin ile imzaladığı ortak açıklamada Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı olduğunu duyurdu. İki ülke (Rusya ve Çin), Amerikan hegemonyası karşısında aynı pozisyonda olduklarını açıkladılar ve uluslararası çok kutupluluk çağrısı yaptılar. Uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını belirttiler. Rus gaz ve petrolüne yatırım yapmak, iki ülke arasındaki ticaret alışverişini artırarak yıllık 200 milyar dolara çıkarmak için büyük anlaşmalar imzaladılar. Ancak görünen o ki Çin, Tayvan’ın ilhakıyla ilgili benzer bir adım atıp atmama konusunda Rusya’nın Ukrayna’da akıbetinin ne olacağını bekliyor. Çin’de Twitter’ın Çince versiyonunda “Tayvan’ı geri almanın tam zamanı olduğuna” dair sesler yükselmeye başladı. Tayvan’ı zorla istila ettiğinde benzer bir süreçle karşılaşmamak için Rusya’ya uygulanan yaptırımları reddetti. Çin, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri saldırısını kınayan karar tasarısında çekimser kaldı. Karşıt bir Batı kampanyasıyla karşı karşıya kalmamak için çekimser kalmayı yeğledi. Böylece BM Genel Kurulunun Rusya’yı kınayan karar tasarısında çekimser oy kullanarak Rusya’yı desteklemediği ortaya çıktı. Bilindiği gibi Çin, Rusya’nın Ukrayna işgalini eleştirmedi. Amerika’yı suçladı, ancak istikrar ve toprak bütünlüğü ilkelerine vurgu yaptı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Ukraynalı mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Çin’in, Rusya ve Ukrayna’yı müzakere yoluyla çözüm bulmaya davet ettiğini belirterek çatışmada birinci önceliğin gerilimin artmasını ya da kontrolden çıkmasını engellemek olduğunu söyledi.” (01.03.2022 TASS) Çin Dışişleri Bakanı, Çin’in yaptırımlara karşı olduğunu açıkladı. Wang, “Çin’in sorunların yaptırımlar yoluyla çözülmesini desteklemediğini, uluslararası hukuka dayanmayan tek taraflı yaptırımlara karşı çıktığını belirtti.” (27.02.2022 TASS)