
Washington, Kamala Harris’i Paris’e Gönderdi
Köklü Değişim Medya
Afrika’daki sömürgelerinde yerel işbirlikçiler üzerinden darbe ve çatışmalarla menfaat savaşını perde arkasından sürdüren ABD ile Fransa, AUKUS krizi ile alenen gün yüzüne çıkan çekişme sonrası Paris’te bir araya geliyor.
ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, denizaltı ihalesi krizi nedeniyle gerilen ilişkileri normalleştirmek amacıyla, 5 günlük uzun bir ziyaret için Paris'te bulunduğu söylense de asıl meselenin Libya konferansı olduğu düşünülüyor. Afrika’daki sömürgeler üzerinden ciddi bir rekabet içinde olan ve sürekli askeri darbelerle kan dökerek yerli halkı fakirliğe mahkum edip, birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışan iki sömürgeci devlet kameralar önünde sıcak mesajlar verse de, kapitalist nizamın temel fikri menfaat gereği birbirlerini bir kaşık suda boğmak için fırsat kolladıkları gözlemleniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşecek olan Başkan Yardımcısı Harris, başkent Paris'te, Barış Forumu ve Uluslararası Libya Konferansı'na da katılacak. Harris, Paris ve Washington arasında krize yol açan "Avrupa güvenliği ve Hint-Pasifik stratejisi" konularında ilerleme sağlamak ve Fransa ile yaşanan kriz hakkında da görüşmeler yapacak.
Kamala Harris, Paris yakınlarındaki Orly Havaalanı'nda yaptığı ilk açıklamada, "ABD ile Fransa arasındaki ittifak, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en eski ve en güçlü ittifaklardan biridir. Cumhurbaşkanı Macron ile iklim krizi, küresel sağlık krizi ve bölgesel güvenlik endişeleri dahil olmak üzere zamanımızın en acil sorunları üzerinde ortak çalışmamızı tartışmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Ayrıca uzay alanında işbirliği için yeni fırsatları da tartışacağız" ifadeleriyle ziyaretinin amaç ve detayına yönelik bilgiler paylaştı.
Daha önce Latin Amerika ile Singapur ve Vietnam’a giden Harris, Avrupa'ya ilk ziyaretini Paris'e yapıyor. Harris, Paris'te, kılıçların çekilmesine sebep olan AUKUS Krizine yönelik de görüşmeler yapacak.
2016 yılında Fransa ve Avustralya ile imzalanan 56 milyar euroluk denizaltı anlaşmasını araya girerek iptal ettiren ABD, İngiltere’yi de yanına alarak Avustralya ile birlikte yeni nükleer denizaltı anlaşması imzalamıştı. Fransa bu girişimi “sırtımızdan bıçaklandık” diye niteleyip, ABD ve Avustralya’daki elçilerini geri çağırmış ve ilişkiler ciddi şekilde gerilmişti. Avustralya, İngiltere ve ABD’nin imzaladığı bu anlaşmaya baş harflerinden oluşan AUKUS denmiş ve krizde bu isimle anılmıştı.
Harris'ten önce Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ilişkilerdeki gerginliği gidermek için Paris'e gelmişti. Ardından Başkan Joe Biden, 10 gün önce Fransa'nın Roma Büyükelçiliği'nde Macron ile bir araya geldi. Başkan Biden bu görüşmede, ABD hükümetinin ihale konusunda Fransa'ya "zarif davranmadığını" itiraf etmişti.
Harris, özellikle göç ve göçmenler konusunda konuşmak için, Temmuz ayında Guatemala ve Meksika'yı ziyaret etmiş, daha sonra, Ağustos ayının sonunda, pandemi sonrası yaşanan tedarik zinciri krizinin ortasında, ticari işbirliği temasıyla Singapur ve Vietnam'a gitmişti.
Başkan Yardımcısı Harris, Çarşamba günü Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından Elysee Sarayı'nda kabul edilecek. Görüşmede, başta "Avrupa güvenliği, Hint-Pasifik stratejisi ve küresel sağlık" konuları olmak üzere, Libya, Suriye, Çin gibi uluslararası konular ve uzay sektöründeki iş birliği gibi alanlar da gündeme gelecek
Kamala Harris, Fransa "Ateşkes Günü", Amerika'da ise "Muharipler Günü" olarak anılan, Birinci Dünya Savaşı'nı sona erdiren tarihi 11 Kasım 1918 Ateşkesi'nin Paris'teki anma törenlerine katılacak. Aynı gün Macron'un düzenlediği Paris Barış Forumu'na katılarak bir konuşma yapacak.
ABD Başkan Yardımcısı'nın katılacağı bir diğer önemli toplantı da Uluslararası Libya Konferansı olacak. Yıllarca Avrupa’ya hizmet eden Libya lideri Muammer Kaddafi'nin 2011'de öldürülmesinin ardından Libya, ABD ile Avrupalı sömürgeci devletlerin yerel işbirlikçiler ve bölgedeki uydu devletler vasıtasıyla sürdürdükleri kanlı çekişmenin arenasına dönüşmüş durumda.
Libya’da 24 Aralık’taki seçimler öncesi yapılan Paris Konferansı, seçim sonuçlarının ne kadar önemsiz olduğunu, İslam beldelerindeki kaynakların Batı’daki başkentlerde kapalı kapılar ardında bölüşüldüğünü, halkı demokrasi ile kandırıp refah vadeden yerli işbirlikçilerin kimin için çalıştığını ortaya koyuyor.
Konferansa, Libya'da çözüm için Berlin Konferansı'na giden tüm ülkelerin yanı sıra Yunanistan, Tunus, Çad ve Nijer de katılacak. Özellikle Yunanistan'ın katılımına itiraz eden Türkiye'den üst düzey heyet beklenmezken, konferansa davet edilen Cezayir de henüz olumlu yanıt vermedi. Batılı devletlerin uydu ve tabisi olan bölge ülkelerin katılımı ile süslenen konferansa kapsayıcı bir hava verilmek istense de asıl pazarlığın Washington, Paris ve Londra arasında olduğu açıkça görülebiliyor. Türkiye de bu kapsamda ABD ile Libya'da koordineli hareket ediyor.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








