
Köklü Değişim Medya
Irak’ta halk bir haftadır sokaklarda yolsuzluk, işsizlik ve yaşanan sefalete karşı protestolar düzenliyor. Demokratik yönetimlerde olmazsa olmaz yolsuzluk yüzünden halk fakirlik içinde yaşarken, yönetimlere karşı başlatılan protesto gösterileri ordu tarafından kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışılıyor. Ölü sayısının 100’ü geçmesi üzerine Türkiye, Irak hükümetine itidal çağrısı yaptı.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Irak'taki protestolarda çok sayıda ölüm ve yaralanma olmasından üzüntü duyuyoruz. Irak Hükümeti'nin halkın beklentilerinin karşılanmasını teminen gereken adımları atacağına inanıyoruz" ifadeleri yer verildi.
Türkiye, Irak'ta süren protestolarda meydana gelen can kayıpları dolayısıyla Irak halkına başsağlığı dileyerek Irak hükümetinin halkın beklentilerinin karşılanması için gereken adımları atacağına inandığını belirtti.
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Irak’ın Bağdat ve bazı güney vilayetlerinde 1 Ekim'den bu yana süren protesto eylemleri sırasında çok sayıda can kaybı ve yaralanma meydana gelmesinden derin üzüntü duyulduğu ifade edildi.
Daha fazla can kaybının yaşanmaması için sağduyu çağrısı yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Gösteriler sırasında sivil halktan ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybeden tüm Iraklı kardeşlerimize Allah'tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Türkiye, Irak'ın istikrarına önem atfetmektedir. Irak halkının huzur ve refah içinde bir yaşam sürmesi samimi temennimizdir. Irak hükümetinin halkın meşru beklentilerinin karşılanmasını teminen gereken adımları atacağına inanıyoruz. Gösterilerde daha fazla can kaybı ve yıkım yaşanmaması için herkese itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyoruz."
Irak'ın başkenti Bağdat ile güney kentleri 1 Ekim'den bu yana "yolsuzluk, işsizlik ve kamu hizmeti yoksunluğu" nedeniyle düzenlenen gösteriler devam ediyor.
Hükümet karşıtı gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 100’ü geçmiş durumda.
“Kapitalist Demokratik” nizamın doğal bir sonucu olan fakirlik ve sefalet, dünyanın her yerinde ayaklanmalara neden oluyor. Önlenemeyen bu zulüm yavaş yavaş dünya nizamının sonunu da hazırlıyor.

