"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Türkiye, Suriye’de Siyasi Sürecin Acil Hızlandırılmasını İstiyor
17 Haziran 2023Köklü Değişim Medya

Türkiye, Suriye’de Siyasi Sürecin Acil Hızlandırılmasını İstiyor

Brüksel'de düzenlenen yedinci Avrupa Birliği (AB) Suriye konulu destek konferansına katılan Türkiye, Kahramanmaraş depremleri üzerinden BM’nin 2254 sayılı kararı kapsamında yürüttüğü ve Esed rejimini meşru yönetim olarak tanıyan siyasi sürecin acilen hızlandırılmasını istedi.

Türkiye'nin AB Daimî Temsilcisi Faruk Kaymakçı, **"Deprem bize bir kez daha hatırlattı ki istikrarın oluşturulması ve siyasi sürecin hızlandırılması acildir" ifadesiyle Ankara-Şam arasında yürütülen "normalleşme" adımlarına paralel bir çağrıda bulunurken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise "Suriye'deki krize kalıcı bir çözüm bulunmasından çok ama çok uzaktayız" çıkışıyla sürece iyimser yaklaşmadığını beyan etti.

Konferansta Suriye için 5 milyar 600 milyon euro yardım taahhüt edildiği belirtildi. Birlik üyelerinin bu meblağın 4 milyar 600 milyon euroluk kısmının bu yıl içinde temin edilmesi, kalan miktarın da 2024’te sağlanması konusunda mutabık kaldığı belirtildi.

AB, taahhüt edilen mali yardımın yanı sıra Suriye’ye 4 milyar euroluk tavizli şartlarla kredi verilmesini de kararlaştırdı. Böylece Birlik, toplam 9 milyar 600 milyon euroluk mali destek taahhüdüne ulaşmış oldu. Bu meblağın 2022’de Suriye için kanalize edilen yardım tutarından 800 milyon euro daha fazla olduğuna dikkat çeken AB Komisyonunun Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Janez Lenar, hedeflenen mali yardım için "Bu, uluslararası toplumun Suriye halkının yanında olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı.

Suriye için Almanya’nın tek başına 1 milyar 50 milyon Euro mali yardım taahhüdünde bulunduğu kaydedildi. Federal Hükümet’in verilerine göre, böylece Berlin 2012’den bu yana Suriye için toplam 17 milyar euroluk yardıma ulaşmış oluyor. Almanya Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanı Svenja Schulze, Perşembe günü yaptığı açıklamada, "Suriye krizini şu anda unutmak oldukça kritik bir hata olurdu" ifadesini kullandı.

Türkiye: “Şam'la Siyasi Süreç Hızlandırılsın”

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 2011'den bu yana iç savaşın yıkıcı etkilerinin pençesinde olan, geçen Şubat ayında yaşanan şiddetli depremlerle de bir kez daha derinden sarsılan ülkedeki durumu "korkunç" olarak nitelendirmişti.

2017 yılından bu yana "Suriye ve Bölgenin Geleceğini Destekleme" başlığıyla Suriyeli sığınmacılara en çok ev sahipliği yapan ülkeleri bir araya getiren konferansta Türkiye'den Şam yönetimiyle siyasi sürecin hızlandırılması çağrısı geldi. Türkiye'nin AB Daimî Temsilcisi Faruk Kaymakçı, "Deprem bize bir kez daha hatırlattı ki istikrarın oluşturulması ve siyasi sürecin hızlandırılması acildir" ifadelerini kullandı.

Bilindiği üzere yıkılmaya yüz tutmuş Esed rejiminin yeniden ayağa kaldırılmasından büyük rolü olan “Astana Üçlüsü” içinde yer alan Türkiye, ABD’nin de desteklediği BM’nin (Birleşmiş Milletler) 2254 sayılı kararına angaje hareket ediyor. Bu kapsamda Suriye halkına savaş açan Esed rejimi “siyasi süreç” adı altında yürütülen çalışmalarda meşru yönetim olarak tanınıyor. Türkiye, bir süredir Rusya, İran ve Esed rejiminin de bulunduğu masada “dörtlü toplantılara” katılıyor ve “normalleşme” sürecini yürütüyor.

AB, İyimser Değil

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Suriye'deki krizin sonlandırılmasına ilişkin iyimser olmadıklarını ifade etti.

Köklü Değişim,Yedinci Avrupa Birliği (AB) Suriye konulu destek konferansı Brüksel,Josph Borell.jpg

Suriye'nin Arap Ligi'ne Mayıs ayında yeniden kabul edildiğini, Arap ülkeleriyle Şam rejimi arasında normalleşme sürecinin başladığını ve Türkiye'nin de temas kurduğunu hatırlatan Borrell, ülkedeki krizin sonlandırılmaları için iyimser olmadıklarını ifade etti. "Türkiye'nin Suriye rejimi ile temas yoluyla bazı endişelerini giderme çabalarını takip ettiklerini" belirten Borrell sözlerine şöyle devam etti:

"Şunu söylememe izin verin, bu AB’nin seçeceği bir yol değil. Çok yakında bu çabaların Şam rejimini Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde Körfez ve Arap ülkeleriyle diyaloğa girmeye ikna edip etmediğini göreceğiz. Korkarım ki BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararının tam ve kapsamlı bir şekilde uygulanmasından ve Suriye'deki krize kalıcı bir çözüm bulunmasından çok ama çok uzaktayız. Hatta ilerleme tamamen durmuş gibi görünüyor."

Yüksek Temsilci, Türkiye ile sınır ötesi yardım konusunda birlikte çalışmaya devam edeceklerinin de altını çizdi.