"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Trump’tan Astana Üçlüsüne Teşekkür
27 Eylül 2018Köklü Değişim

Trump’tan Astana Üçlüsüne Teşekkür

Köklü Değişim Medya

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki başkanlığını yaptığı oturumda Suriye'nin İdlib vilayetine yönelik saldırıyı yavaşlattığı için İran, Rusya ve Suriye'ye, İdlib müzakerelerine yardım ettiği için de Türkiye'ye teşekkür etti.

"Türkiye, İdlib Konusunda Çok İyi Bir İş Yaptı”

Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurul Görüşmeleri kapsamında New York'ta bulunan Trump, geniş katılımlı bir basın toplantısı düzenledi.

İdlib'deki katliam ihtimalini bir gazeteciden duyduğunu belirten Trump, daha sonra New York Times gazetesinde bu bölgeyle ilgili geniş bir haber okuduğunu söyledi.

Trump, bunun üzerine Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'a, Suriye rejiminin İran ve Rusya'nın desteğiyle milyonlarca insanı katletmesini engellemeleri talimatı verdiğini anlattı.

Sosyal medya üzerinden de bu konuda açıklama yaptığını hatırlatan Trump, "Buna izin vermeyin dedim. Bu onların orada bir ameliyat yapmayacakları anlamına gelmez, teröristlerle ilgili veya terörist olarak gördükleriyle ilgili yapmaları gerekeni yapacaklar ama milyonlarca insanı öldürmeyin dedim ve durdu, gördünüz. Kimse bunun için bana kredi vermedi ama olsun." ifadelerini kullandı.

Rusya, İran ve rejimin İdlib'de "katliam yapmamasından" dolayı memnun olduğunu anlatan Trump, "Milyonlarca insan öldürülecekti ve bu bir utanç olacaktı. Şunu da belirteyim: Türkiye'nin çok büyük yardımı dokundu. Türkiye çok iyi. Türkiye tüm bu durum konusunda bize çok yardımcı oldu." değerlendirmesinde bulundu.

“Astana Üçlüsü” Görevini Yerine Getirdi

ABD Başkanı Trump, BM Güvenlik Konseyi’nde İdlib ile alakalı yaptığı açıklamada “Astana Üçlüsü” Rusya, Türkiye ve İran’ın yanı sıra Suriye rejimine teşekkür ederek, Soçi’de varılan anlaşmanın ve sahadaki uygulamanın, planlarına paralel şekilde ilerlediğini beyan etmiş oldu. ABD, her ne kadar Rusya ve İran ikilisini, planlarının dışına çıkmamaları hususunda tehditkâr bir dille eleştirse de, “Astana Üçlüsü”nün Suriye’de yaptıkları işleri takdir ederek perde arkasında masanın sahibinin kendisi olduğunu hissettirmekten de geri durmuyor.

Trump, teşekkür mesajına ayrıca Suriye rejimini ekleyerek, devrime İdlib’de vurulacak son darbe sonrası, Cenevre masasında ülkenin meşru yöneticisi olarak Esed’i oturtacağı ve takdir ettiği zamana kadar tanıyacağının habercisi olarak görülüyor.

Bilindiği üzere daha önce BM’nin Cenevre’de yürüttüğü Suriye toplantılarını, muhalefetin boykot etmesi üzerine görüşmelere ara verilmişti. Sahada muhalif grupların üst düzey yönetici ve liderlerine karşı seri suikastlar düzenlenmiş ve kontrol altına alınan bazı gruplar Astana masasına oturmuş,

alınan kararları uygulamışlardı. Çatışmasızlık bölgeleri ilan edilmiş ve bu bölgeler tek tek muhalefetin elinden çıkarak Esed rejiminin eline geçmişti. Halep’te yine ÖSO’ya bağlı gruplar, kuzeyde başlayan “Fırat Kalkanı” harekatına destek vererek, cephenin zayıflamasına neden olmuş ve şehir tamamen muhalefetin elinden çıkmıştı.

Bilindiği üzere daha önce BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan Mistura, sık sık ‘Astana görüşmelerinin Cenevre için bir altyapı oluşturduğunu’ beyan etmişti. Astana’nın, çöken Cenevre masasını onarma faaliyetleri olduğunu, son imzaların orada atılacağını ve perde arkasında masanın gerçek sahibinin ABD olduğunu, Trump’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki Astana Üçlüsüne teşekkür mesajının da, bu planların insiyatifinde gerçekleştiğini teyit eden bir açıklama oldu.

Türkiye’ye ayrıca teşekkür eden Trump, İdlib hususunda Türkiye’nin kendilerine çok yardımcı olduğunu üzerine basarak tekrarladı. İdlib’de mutlaka operasyon olacağını açıklayan Trump, “Katliama izin vermeyin dedim. Bu onların orada bir ameliyat yapmayacakları anlamına gelmez, teröristlerle ilgili veya terörist olarak gördükleriyle ilgili yapmaları gerekeni yapacaklar” açıklaması ile yeni talimatlarını ve yapmaları gerekeni sıralamış oldu. ABD, İdlib’e topyekün bir saldırının sonunda hem Astana Üçlüsünün büyük kayıplar vereceğini, hem de Astana’da alınan kararları sahada uygulayan kendilerine yakın grupların kontrolünü kaybedecekleri endişesini taşıyor. Astana masasının da Cenevre gibi çökmesi, rüzgarın tekrar ters yönden esmesi ile tüm planların alt üst olacağı korkusu, duruma ihtiyatlı yaklaşıldığının göstergesi.