
TÜSİAD’dan Hükümete “İstanbul Sözleşmesi’ne Dönün” Çağrısı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜSİAD üyeleriyle bugün gerçekleştirdiği toplantıda isteklerini not aldı. TÜSİAD, Avrupa’dan alınan ve Müslüman aile yapısına ters, ahlâki yapıyı çökerten İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesini ve uyum yasası 6284’ün daha sıkı uygulanmasını istedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı öncesinde, TÜSİAD yönetimi ile sabah saatlerinde bir araya gelmişti.
Basına kapalı yapılan toplantıda TÜSİAD yönetimi Şimşek’e kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda özellikle son dönemde bankacılık sektörüne getirilen regülasyonlara ağırlık verildi. Atılacak normalleşme adımlarına yönelik TÜSİAD’ın önerilerinin paylaşıldığı belirtiliyor.
Toplantı sonrası YİK (Yüksek İstişare Kurulu) toplantısında hem TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan, hem de TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, görüşmelerin verimli geçtiğini söyledi.
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: "İstanbul Sözleşmesi'ne Dönülmeli"
TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu'nda konuşma yapan TÜİSAD Başkanı Orhan Turan toplumun yarısını oluşturan kadınların hala şiddet görmesi, iş hayatında ve toplumsal hayatta ayrımcılığa uğraması, Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışır özellikler olmadığının altını çizdi. Turan, "Bu nedenle ikinci yüzyılımızın ilk parlamentosundan beklentilerimizden birisi de 2021’de ayrılmış olduğumuz İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesi. Ayrıca ulusal düzeyde elimizdeki en güçlü yasal düzenleme olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na daha sıkı sarılmak ve en etkili şekilde uygulamak zorundayız" dedi.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunu tartışma dışı bırakması gerektiğini belirten Turan, eğitime erişim, işgücüne katılım, siyasette ve çalışma hayatında karar alıcı pozisyonlarda yer alma ve bakım sorumlulukları alanlarındaki kadın-erkek eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması gerektiğine vurgu yaptı.
"Rasyonel Politikalara Dönüş Vurgusu Önemli"
Turan, "Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in rasyonel politikalara dönüş vurgusunun bu doğrultuda çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Sayın Bakan’ın da ifade etmiş olduğu gibi, kolay çözümler ya da hızlı sonuç verecek yöntemler bulunmuyor olsa da, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve öngörülebilirlik prensipleri doğrultusunda, kural temelli politika yapımına bağlı kalınması, ekonomideki bu zor durumun aşılmasını sağlayacaktır. Sayın Bakan’la az önce son derece faydalı ve yapıcı bir toplantı gerçekleştirdik. Ekonomimize ilişkin görüşlerimizi ve önerilerimizi Sayın Bakan’la paylaştık. Ekonomimizin çok daha iyi bir noktaya evrildiğini görmek, hepimizin ortak arzusu" dedi.
TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan: “Reform Gerekiyor”
Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, cari açık sorununu çözmek için geniş bir alanda reform gerektiğini dile getirerek, üretim ve yatırımı artırmak için öncelikle maroekonomik istikrarı sağlamak gerektiğinin altını çizdi.
Özilhan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmesinin ardından TÜSİAD YİK toplantısında yaptığı konuşmada “Şimşek’e tespit ve önerilerimizi paylaştık. Programın makro ekonomik istikrar yönünde katkı sağlamasını bekliyoruz” dedi.
Özilhan “Yurt dışından para girişi olursa Merkez Bankası rezervlerini tahkim etmek gerekiyor” diye konuştu.
Özilhan, “Enflasyonla mücadele ve TL’ye güven birinci öncelik olmalı. Enflasyonla mücadelenin yolu TL’ye değer kazandırmak değil” ifadelerini kullandı.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında, Türkiye ekonomisinin ikiz açık yaşadığını ancak sorunların çözülemez olmadığını belirten TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan Bakan Şimşek ile yapılan toplantı hakkında da açıklamalarda bulundu.
Özilhan, göstergelerin ekonominin son 10 yılın en sıkıntılı döneminden geçtiğine işaret ettiğini belirterek, "Buna göre, ihracat geriliyor, cari açık artıyor, net rezervler eksiye geçiyor, bütçe açığı büyüyor, hayat pahalılığı satın alma gücünü düşürüyor, yüksek enflasyon bilançoları bozuyor ve işlem maliyetlerini artırıyor, mevduat ve kredi faiz oranları yükseliyor, politika faiz oranının düşüklüğüne rağmen yatırımlar canlanmıyor, TL değer kaybediyor, yabancı yatırımcı gelmiyor. Uzun süredir ilk defa “ikiz açık” yaşıyoruz" dedi.
Şimdiye kadar yapılan açıklamalar doğrultusunda itibarı yüksek bir ekonomik programın hazırlanarak ilan edilmesinin önemine dikkat çeken Özilhan, "Kilit kurumlara liyakati ön planda tutan ve piyasalara güven veren atamaların yapılması ve Merkez bankası başta olmak üzere ekonomi politikalarının şekillenmesinde etkili olan kurumların esas görev tanımlarına uygun bir çalışma düzenine girmesi, bu içinde bulunduğumuz tablodan çıkışta çok yardımcı olacaktır. Bu adımların atılmasıyla hem içeride hem de dışarıda ekonomiye güven hızla toparlanacak ve güvenli adımlar ile yol almak mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.
Yatırımlar Canlanmalı
Türkiye'de girişimci sayısının çok yüksek olduğunu vurgulayan Tuncay Özilhan, "Böyle rekabet ortamı gelişkin, iş yapması güçlü ülkelerde piyasaya müdahaleci yönetim sonuç vermiyor. Zaten Türkiye’de hiçbir zaman Çin’de, Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi sürekli ve ekonominin her alanına yayılan bir devletçi ekonomi modeli görülmedi.
Piyasa modelinde devlet piyasa dengelerini şekillendirmek için selektif olarak müdahale etmez ancak sektöre yön verecek verileri derler, analizler yapar, piyasa aksaklıklarının önüne geçecek uygulamalar yapar ancak piyasa arz ve talep doğrultusunda belirlenir. Maliye politikaları, sosyal politikalar, üretim ve dış ticaret politikaları kullanılır. Alınacak bu önlemler ile yatırımları yeniden canlandırmamız gerekiyor" açıklamasını yaptı.
Bakan Mehmet Şimşek ile toplantı öncesinde TÜSİAD yönetimi olarak bir araya geldiklerini aktaran Özilhan, ekonomik durumla ilgili tespit ve önerilerini paylaştıklarını dile getirerek, "Sayın Bakan’la paylaştık. Açık ve samimi bir toplantı oldu. Sayın Bakanın çalışmalarını tamamladıktan sonra ortaya koyacağı ekonomik programın makroekonomik istikrar yönünde katkı sağlamasını bekliyoruz" dedi.
Üç Ayaklı Program
Türkiye ekonomisinin sorunlarının çözümü için üç ayaklı bir program gerektiğinin altını çizen Özilhan, söz konusu ayakları, "Bu üç ayağı makroekonomik istikrar, yapısal reformlar ve hukuk devleti oluşturuyor" diye sıraladı. Bu başlıkların üçüne de eş zamanlı başlamak gerektiğinin önemine değinen Özilhan, "Bu durumda her birisi diğerlerinin etkinliğini artıracak ve sorunların daha kısa sürede ve daha az maliyetle çözülmesi mümkün olacak" diye konuştu.
"Planlama Aşamasında Olan Projeler Ertelenebilir"
İşe, her şeyden önce makroekonomik istikrarı sağlayarak başlamak gerektiğini ifade eden Özilhan sözlerini şöyle sürdürdü:
Tasarruf Çağrısı ile Kanal İstanbul'a İma Edildi
"Enflasyon şeytanıyla mücadele ve TL’ye güveni yeniden sağlamak birinci önceliğimiz. Ancak enflasyonla mücadelenin yolu TL’ye değer kazandırmaktan geçmiyor. Çünkü TL değer kazanınca, bu durum ister istemez ithalatı ucuzlatıyor, ihracatı pahalandırıyor ve dış açık yükseliyor. 2001 krizi sonrasında yaşadığımız süreç bize bu dersi iyi öğretti.
Açıklanacak programda maliye politikasında harcama disiplinine uyulup uyulmadığına dikkat edilecektir. Deprem ve halkın satın alma gücünün korunması gibi zorunlulukların kamunun harcamalarında ister istemez yol açtığı artışın dengelenmesi için bazı kalemlerde tasarrufa gidilebilir. Özellikle üretim hamlesi açısından etkisi sınırlı, henüz planlama aşamasında olan, çevresel etkileri yüksek olabilecek projeler ertelenebilir."
TÜSİAD'ın "Çevresel etkileri yüksek olabilecek projeler ertelenebilir" ifadesi ile Kanal İstanbul projesinin ertelenmesini ima ettiği düşünülüyor.
TÜSİAD, önceki hükümetler zamanında da Batılı fikir ve değerleri önceleyen isteklerde bulunmuş ve bunları tehdit seviyesine kadar yükseltmişti. Avrupa'dan alınan İstanbul Sözleşmesi, toplumsal düzeni, ahlâkı ve aile kurumunu hedef alması nedeniyle toplumun her sınıfından tepki görmüştü. Daha sonra AK Parti iktidarı sözleşmeyi fesh etse de uyum yasalarıyla uygulanmaya devam ediyor.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








