"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Netanyahu, Suud İle Barışın Eşiğinde Olduklarını Duyurdu
23 Eylül 2023Köklü Değişim Medya

Netanyahu, Suud İle Barışın Eşiğinde Olduklarını Duyurdu

İşgalci “İsrail” Başbakanı Benyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkesinin Suudi Arabistan'la barışa çok yaklaştığını, bu gelişmeyi ABD Başkanı Joe Biden'ın da memnuniyetle karşılayacağını ve Ortadoğu'nun yeniden şekilleneceğine inandığını söyledi.

Ancak Netanyahu, Riyad ve Washington'ın Filistinliler'in de diplomatik girişimlere ortak edilmesi çağrılarına rağmen Filistin'in bölgesel pazarlıkları veto etmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

“İsrail” ile Suudi Arabistan yönetimleri bu hafta karşılıklı olarak “normalleşme” anlaşmalarını imzalamaya yakın olduklarını ifade etmişlerdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD’de Fox News'e verdiği röportajda, işgalci “İsrail” ile normalleşme ihanetini, “Filistinlilerin acılarını hafifletmek için görüşüyoruz” bahanesiyle örtmeye çalıştı.

Veliaht Prens, siyasi alanda "Amerikalılarla iyi sonuçlara ulaşmak ve Filistinlilerin acılarını hafifletmek için görüşüyoruz" diyerek, Filistin meselesinin önemini vurguladı ve bunu “İsrail” ile herhangi bir normalleşmenin temeli olarak kabul etti. “İsrail” ile ilişki konusundaki müzakerelerin askıya alındığına dair iddiaları yalanlayan Prens, bunun ‘doğru olmadığını’ duyurdu ve “Her gün ilerleme kaydediyoruz ve nereye varacağını göreceğiz" dedi.

Netanyahu, 2020 yılında dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğiyle varılan, “İsrail”, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan İbrahim Anlaşmaları'nı, bugünkü gelişmelerin öncüsü olarak niteledi.

“İsrail” Başbakanı, “Hiç şüphe yok, İbrahim Anlaşmaları yeni bir barış çağının habercisi oldu. Daha büyük bir gelişmenin eşiğinde olduğumuza inanıyorum: ‘İsrail’ ve Suudi Arabistan arasındaki tarihi bir barış anlaşmasının” ifadelerini kullandı.

Bu tür bir anlaşmanın Amerikalı Kongre üyelerinin desteğini gerektireceği, bunun da 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinin yaklaştığı bir ortamda zor olduğu öngörülüyor.

Netanyahu, daha önceki anlaşmada Trump'ın katkısı olduğunu belirtirken mevcut Amerikan hükümetinin bu son anlaşmayı perçinlemesini umduğunu ifade etti ve “Başkan Biden'ın liderliğiyle Suudi Arabistan'la barışa ulaşabileceğimize inanıyorum” açıklamasında bulundu. Filistinliler'in de anlaşmaya kısmen katılımının sağlanabileceğine ilişkin isteklilik belirtisi gösterse de Netanyahu, “Filistinliler'e Arap devletleriyle yeni yapılan barış anlaşmalarında veto hakkı vermemeliyiz” diyerek şerh düştü.

Filistin Lideri Mahmut Abbas da dün BM Genel Kurulu'nda, “İnsanlarımız (Filistinliler) tam haklara kavuşmadan Ortadoğu'da barışın mümkün olabileceğini düşünenler hayal görüyor” dedi.

BM Genel Kurulu oturumlarını genellikle İran'a karşı uyarı yapmak için kullanan Netanyahu, bu sefer de İran'ı Suudi Arabistan'la yapılacak bir anlaşmayı yıkmaya çalışan “baş belası” olarak tanımladı.

Suudi Arabistan'la normalleşmenin şimdiden ilerlediğini kaydeden Netanyahu, buna örnek olarak, “İsrail” uçaklarının Suudi hava sahasını kullanmasını sağlayan ve üçüncü yılına giren hava koridorunu gösterdi. Netanyahu ayrıca bu ay Biden tarafından açıklanan, hem “İsrail” hem de Suudi Arabistan'ın dahil edileceği, Hindistan'dan Akdeniz'e uzanan demir ve deniz yolu ağı planını da normalleşmenin işareti olarak sundu.

Bu hafta gerçekleşen BM toplantılarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Netanyahu ile samimi bir görüşme gerçekleştirdi ve iş birliği mesajı verildi. Erdoğan ayrıca Netanyahu’nun ziyaretinin ardından “İsrail”e gideceğini de duyurdu.

ABD’nin başlattığı “normalleşme” görüşmeleri özellikle Ortadoğu’daki müttefiklerinden büyük destek gördü. Türkiye başta olmak üzere İslam beldelerinin yönetimleri Filistin’i işgal eden ve Müslümanları katleden “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarına imza attı. Rusya ve Çin’e odaklanan Washington, bu bölgede sükunet istiyor ve müttefikleri de bu çağrıya dış siyasette keskin dönüşlere ve eleştirilere neden olsa da olumlu yanıt veriyor.