MGK’nın Gündemi: Güvenli Bölge
01 Ekim 2019

MGK’nın Gündemi: Güvenli Bölge

VOA

Köklü Değişim Medya

Astana’da Rusya, Türkiye ve İran’ın aldığı ortak karar gereği İdlib, zorba Esed rejimine teslim edilecek. Zamanı yaklaşan bu senaryo ile yaşanacak katliamlar sonrasında oluşacak göç dalgasını sınır dışında karşılmak isteyen Türkiye, güvenli bölge adımlarını hızlandırdı. Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Suriye’de ABD’yle birlikte yürütülen “güvenli bölge” oluşturulması adımlarını güçlendirme çağrısı yaparken gerekirse askeri operasyon seçeneğini de hatırlattı.

MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda dün toplandı. 3,5 saat süren toplantıdan sonra hükümete tavsiye niteliğine sahip kararlar yazılı bildirge olarak yayımlandı.

Bildirgeye göre; MGK, Suriye ile Irak’taki terör örgütleri odaklı gelişmeleri ele aldı ve her iki ülkede sınır ötesi operasyon seçeneğinin kullanılmaya devam edeceği vurgulandı.

Bildirgede, “Ülkemizin güvenliğini yakından ilgilendiren önemli iç ve dış gelişmeler ele alınmış, milli birlik ve beraberliğimiz ile bekâmızı tehdit eden PKK/PYD-YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere, tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında azim ve kararlılıkla sürdürülen mücadele hakkında kurula bilgi sunulmuş ve konu müzakere edilmiştir. Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygılı, yeni anayasa temelinde siyasi çözümden yana olduğunu uluslararası toplumla her fırsatta paylaşmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'nin, insani bir mesele olarak ele aldığı Suriyeli sığınmacıların evlerine bir an önce dönmelerini sağlayacak güvenli bölge projesinin hayata geçirilmesine ilişkin samimi gayretlerini daha ileri adımlarla güçlendireceği belirtilmiş; milli güvenliğinin sağlanması için gereken iradeyi ortaya koymakta tereddüt etmeyeceği ifade edilmiştir. Irak'ın kuzeyinde PKK/KCK terör örgütüne karşı her iki ülkenin güvenliğini sağlamak üzere yürütülen Pençe operasyonlarının, teröristler bölgeden tamamen temizlenene kadar devam edeceği teyit edilmiştir” denildi.

Bu çerçevede bildirgede, ABD’yle askeri işbirliği halinde yürütülen “güvenli bölge” oluşturulması konusunda Türkiye’nin güçlü adımlar atılması beklentisi de yinelenmiş oldu.

Bildirgede, bir diğer vurgulanan dış politika başlığı ise Kıbrıs bağlamında Doğu Akdeniz’deki doğal kaynaklar olarak ön plana çıktı. Bildirgede, “Doğu Akdeniz'de, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdinde kayda geçirdiği kıta sahanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlerin kararlılıkla devam edeceğinin altı çizilmiştir” ifadeleri yer aldı.