"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Lübnan’dan “İsrail”e 34 Roket Fırlatıldı
06 Nisan 2023

Lübnan’dan “İsrail”e 34 Roket Fırlatıldı

Günlerdir Mescid-i Aksa’ya vahşi baskınlar düzenleyerek bölgeyi tahrik eden işgalci “İsrail”e Lübnan topraklarından 34 roket ateşlendi.

“İsrail” ordusu, Lübnan’dan düzenlenen saldırıda, 34 roket atıldığını ve bunlardan 25’inin havada imha edildiğini, en az 5’inin ise topraklarına düştüğünü duyurdu.

“İsrail” ordusundan yapılan yazılı açıklamada, ilk belirlemelere göre, Lübnan topraklarından “İsrail”in kuzeyindeki Batı Celile bölgesine 34 roket atıldığı, bunlardan 25’inin İsrail hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği, en az 5 roketin ise “İsrail” topraklarına düştüğü kaydedildi.

Köklü-Değişim,Lübnan’dan-İşgalci-“İsrail”e-34-Roket-Fırlatıldı.jpg

Diğer 4 roketin konumunun araştırıldığı ve saldırıların düzenlediği Batı Celile bölgesinde uyarı sirenlerinin devreye girdiği aktarılan açıklamada, olaya ilişkin daha fazla ayrıntının ilerleyen zamanda paylaşılacağı ifade edildi.

Öte yandan, The Jerusalem Post gazetesi, Gazze Şeridi'nden de “İsrail”e iki roket fırlatıldığını yazdı.

Roketlerin “İsrail” topraklarına düşüp düşmediği konusunda bilgi paylaşılmazken, Gazze sınırı yakınındaki “İsrail” yerleşim birimlerinde uyarı sirenlerinin devreye sokulduğu kaydedildi.

“İsrail”den Açıklama: “Kimse Bizi Sınamasın”

“İsrail” Dışişleri Bakanı Eli Cohen, Lübnan’dan “İsrail”e atılan roketlerin ardından, “Kimse bizi sınamasın” tehdidinde bulundu.

“‘İsrail’in güneyden (Gazze Şeridi) ve kuzeyden (Lübnan) gelen roketlerle karşı karşıya” olduğunu belirten Cohen, “Bu bir tesadüf değil. Kimse bizi sınamasın, ülkemizi ve halkımızı savunmak için gerekli tüm önlemleri alacağız” açıklamasında bulundu.

“İsrailli” Bakan, uluslararası toplumu, “İsrail”e yönelik saldırıların sorumluları hakkında net bir açıklama yapmaya davet ettiğini kaydetti. Acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı da saldırılarda şarapnel isabet eden bir “İsraillinin” hafif, bir kişinin de sığınağa kaçarken yaralandığını paylaşmıştı.

Saldırının adından “İsrail” ordusu da Lübnan'ın güneyini topçu atışıyla vurdu.

“İsrail” Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da roket saldırıları nedeniyle güvenlik kabinesini toplayacağı açıklanmıştı.

Olay, İsrail'in, bu yıl Çarşamba akşamı başlayan Yahudilerin Fısıh Bayramı'na denk gelen Müslümanların kutsal ayı Ramazan'da Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskınlar sonrasında dünya çapındaki baskıyla karşı karşıya kaldığı sırada meydana geldi.

"İsrail" askeri sözcüsü suçu Gazze Şeridi'ni kontrol eden Hamas'a yükledi. Sözcü bir tweet'te "Lübnan'dan roketleri ateşleyen taraf Lübnan'daki Hamas'tır" dedi. Fakat saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

“İsrailli” olmayan üç güvenlik kaynağı da, roket atışından Hizbullah'ın değil, Lübnan'daki Filistinli grupların sorumlu olduğuna inanıldığını ifade etti.

ABD’den Açıklama

ABD Dışişleri Bakanlığı, düzenlenen baskınlar sırasında “İsrail” polisinin ibadet edenleri döverken görüntülendiği Mescid-i Aksa'daki sahnelerden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Washington ayrıca Lübnan'dan roket fırlatılmasını ve Gazze'den önceki saldırıları kınadı ve “İsrail”in kendisini savunma hakkı olduğunu söyledi.

Protestoların Hedefindeki Netanyahu’nun Hedefi Nedir?

Yolsuzlukla yargılandığı davalardan sıyrılabilmek için yargı düzenlemesi çıkaran ve bu yüzden başlayan protestoları zayıflatmak ve kamuoyunu arkasına alabilmek için Netanyahu, Batı Şeria ve Suriye’de İran’a yönelik saldırılar düzenliyor.

Hizb-ut Tahrir, 10 Mart tarihinde yayımladığı siyasi analizde, Biden ile Netanyahu arasındaki krizin yargı reformu ile artık görünür bir hale geldiğine dikkat çekmişti. Netanyahu’nun, Cumhuriyetçilerin iktidarında Trump liderliğindeki destekten yoksun olarak yolsuzluklarının üzerini örtmek için işgal altındaki Filistin’de baskınlar düzenlediğine ve son olarak İran’a karşı büyük bir saldırı başlatmayı da düşündüğünün altını çizmişti.

Netanyahu, İran'a karşı Yahudilerin kendi yönetimi etrafında yakınlaşmasına yol açacak güçlü saldırılar başlatmaya ve iktidarını zayıflatabilecek iç kaosu sona erdirmeye çalışarak bu konuları istismar ediyordu.

ABD, Mart ayında iki üst düzey askeri yetkiliyi "İsrail"e göndermişti. Rusya ve Çin’e fokuslanan Biden yönetimi, Ortadoğu’da kaos istemiyor. Kayıtsız şartsız destekleme sözü verdiği “İsrail”in, Netanyahu’nun kişisel çıkarları için İran ile savaşa tutuşmasına ise kesinlikle karşı çıkıyor.

Netanyahu’nun, Biden yanlısı gruba (özellikle Lapid ve Gantz) sırt çevirip aşırı sağcı bir hükümet kurması ve çıkardığı yargı düzenlemesi “İsrail”de şiddetli protestolara neden olmuştu. Biden yönetimi de bu düzenlemeyi eleştirip, protesto gösterilerine destek veriyor.

Analizde Lübnan’ın da Hedef Alınabileceği Belirtilmişti

Analizde Netanyahu’nun olası hedefler hakkında detayların paylaşıldığı paragrafta şu bilgilere yer verilmişti:

“Netanyahu, İran’a yönelik böyle bir saldırı düzenlemeden ümidini keserse, Cumhuriyetçi Parti’deki efendilerine, muhalefet hareketlerinin ivmesini kaybettirecek başka bir saldırgan adım atmaları tavsiyesinde bulunmaya devam edecektir. Filistin arenasını daha da kızıştırmaktan veya Gazze Şeridi ya da Lübnan’ı vurmaktan başka çaresi kalmayabilir. Çünkü iktidar takıntısı var ve iktidarı bırakmayı da düşünmüyor. Sağcı partiler ve Yahudi dini sağcılardan oluşan bir koalisyon kurmuştur ve bunlar, her yerde Müslüman kanını dökmeye ondan daha çok susamışlardır.”

Analizin tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayanız...

ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları