"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

İslam Düşmanı Fransa 21 Camiyi Daha Kapattı!
14 Aralık 2021Ajanslar

İslam Düşmanı Fransa 21 Camiyi Daha Kapattı!

Köklü Değişim Medya

Fransa yine camilere saldırdı. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 2020'de çıkarılan "ayrılıkçı" yasası kapsamında 21 caminin kapatıldığını, 99 caminin ise gözetim altında tutulduğunu açıkladı.

Her fırsatta İslam düşmanlığı yapan Fransa, yine skandal karar imza attı. Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, "Cumhuriyet Yasalarına Saygıyı Güçlendiren Prensipler" yasası kapsamında 2 bin 600 camiden 99’unun "ayrılıkçılık" şüphesiyle istihbarat servisleri tarafından gözetim altında olduğunu ve bütün camilerin denetimden geçtiğini söyledi.

Darmanin denetim altında olan camilerden 21’inin kapatıldığını belirtirken, "2 bin 600 Müslüman ibadethanesinden 99 caminin ayrılıkçı olduğundan şüphelenildi. İsteğim üzerine bu 99 caminin tümü son birkaç ayda kontrol edildi ve 21'i kapatıldı” ifadelerini kullandı.

Gündemde 6 caminin daha kapatılmasının olduğunu ve camilere yönelik denetimlerin devam edeceğini de belirten Darmanin, "Ayrılıkçı olduğundan şüphelenilen diğer camiler de kontrol edilmeye devam ediyor ve 6 caminin de kapatılması planlanıyor" dedi.

Darmanin, sözde “radikallik ile mücadele” kapsamında daha öncede 73 cami, özel okul ve iş yerlerinin kapatıldığını belirtmişti.

İçişleri Bakanı, Kapatılan Cami Sayısıyla Övündü

Cumhuriyetçiler ve aşırı sağcıları ayrılıkçı yasanın maddelerini oylamadıkları için eleştiren, yasa sayesinde Fransa tarihinde ilk defa bu sayıda caminin kapatılmasıyla övünen İçişleri Bakanı Darmanin, camilere yönelik denetimlerin devam edeceğini de vurguladı.

Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2 Ekim 2020'de "ayrılıkçı" yasası olarak açıkladığı ve gelen tepkiler üzerine ismini "Cumhuriyet Yasalarına Saygıyı Güçlendiren Prensipler" olarak değiştirdiği tasarı, ağustosta kabul edilmişti.

Yasa tasarısı, Müslümanları hedef aldığı ve ötekileştirdiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum ile sivil toplum kuruluşları ve insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor.