
Köklü Değişim Medya
Irak güvenlik güçlerinin Bağdat'taki göstericileri durdurmak için gerçek mermi kullanması sebebiyle ölü ve yaralı sayısının arttığı bildirildi.
Sokağa çıkma yasağının, dün, 05.00'da yürürlüğe girmesine rağmen göstericiler, Bağdat’ın merkezindeki Tahrir Meydanı’nda toplandı ve lastik yakma eylemi gerçekleştirdi. Geçen salı gününden bu yana ülkedeki protestolarda ikisi polis memuru olmak üzere 31 kişi öldü. Bu ölümlerin 17’si güneydeki Dikar şehrinde gerçekleşti.

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi çarşamba gecesi, sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu. Bu yasağa hastanelerde ve elektrik kurumlarında çalışanlar, Bağdat Havaalanı'nı kullanan yolcular, ambulanslar ve hastalar dâhil değil. Irak haber ajansı'nın haberine göre diğer illerde sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi valilere bırakıldı.
Bağdat İl Meclisi perşembe günü tüm bölgelerde çalışmalarını askıya almaya karar verdi. Bu şekilde güvenlik güçlerinin kendilerini takviye etmeleri ve göstericiler karşısındaki tutumlarını güçlendirmeleri sağlanmış olacak.
Bir hükümet yetkilisi, “Irak hükümeti ve parlamento, cumhurbaşkanlığı ile iş birliği içerisinde krizi kontrol altına alabilmek ve göstericilerin taleplerine acil çözümler bulabilmek için proje ve girişimler başlatacak” dedi.
Yetkili, sokağa çıkma yasağı ve internet kısıtlamasının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:
“Bu uygulamalar acil durum gereği yapılmıştır. Bununla 'tansiyonun düşürülmesi' için uygun ortamın hazırlanması hedeflenmektedir. Böylece göstericilerin temsilcileriyle talepler hakkında görüşmek ve kamu kurumları ile binalarını ateşe vermek gibi zararlı eylemlerle protestoları kızıştırmak isteyen kişileri engellemek mümkün olacak. Bunun yanı sıra gösteri dalgasının sürmesini hedefleyenlerin de önüne geçilecek.”
Irak'taki protestolar çoğu güney şehrine yayılmış halde. Ancak henüz batı ve kuzey illerine kadar uzanmadı. Özellikle DEAŞ'a ve Irak'ın özerk Kürdistan bölgesine yönelik yürütülen savaşlarda büyük zarar gören Sünnilerin yoğunlukta olduğu bölgelerde gösteriler düzenlenmedi. Bu gösteriler, bir yıl önce başbakanlık koltuğuna oturan Adil Abdulmehdi ve hükümeti için gerçek bir sınav niteliğinde.

Irak'ta önde gelen hiçbir siyasetçi, parti lideri veya dini lider, Adil Abdulmehdi’ye desteğini açıklamadı. Ancak çarşamba gecesi, Irak Dini Hareket Lideri Mukteda es-Sadr protestolara ağırlığını koymak istedi ve 2016 yılındaki protestolar ile devletin eklemlerini adeta felç eden destekçilerine “barışçıl oturma eylemi” ve “genel bir grev” yapma çağrısında bulundu.
Irak güvenlik güçleri gösterilerde cop, elektrikli cop, göz yaşartıcı gaz ve gerçek mermi kullandı. Göstericilerden biri polisin Tahrir Meydanı’nı kontrol altına almaması için geceyi burada geçirdiğini söyledi.
Göstericiler başkentin dışındaki birçok şehirde protestolarına devam ediyor. Protestocular, güneydeki Necef ve Nasıriye’de resmi binaların önündeki yolları kapatmak ve lastikleri ateşe vermek gibi eylemlerde bulundu. Yerel bir yetkili, Bağdat'ın 300 km güneyindeki Nasıriye’de salı gününden bu yana biri polis memuru olmak üzere dokuz kişinin öldüğünü aktardı.
İkisi Bağdat'ta ikisi de ülkenin doğusundaki Kut şehrinde olmak üzere dört kişi öldü. Irak genelinde toplam 400'den fazla kişi de yaralandı.

Bağdat'taki protestocular, şehirdeki gösteriler için geleneksel bir başlangıç noktası olarak kabul edilen Tahrir Meydanı'na yöneliyor. Tahrir Meydanı ile Yeşil Bölge arasında, güvenlik güçlerinin salı günü sıkı güvenlik çemberi oluşturduğu Cumhuriyet Köprüsü var.
Üniversite mezunu olan 22 yaşındaki işsiz genç Ali, “Rejim devrilene kadar protestolara devam edeceğiz. Ben işsizim, evlenmek istiyorum ama cebimde sadece 250 dinar var (çeyrek dolardan az). Devlet yöneticilerinde ise milyonlar var” dedi.
Irak, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi’nde dünya sıralamasında 12'inci sırada yer alıyor. Gösterilere katılanlardan emekli Ebu Cafer yaptığı açıklamada “Gençleri destekliyorum. Polis neden kendileri gibi Iraklı olan göstericilere ateş açıyor? Onlar da bizim gibi ezilenler sınıfında. Bize yardımcı olmalı ve bizi korumalılar” ifadesini kullandı.
Hükümet yetkilileri, içerisinde hükümet binaları ve ABD Konsolosluğu'nun da yer aldığı korunaklı Yeşil Bölge’yi Haziran ayında halka açmıştı. Ancak Çarşamba gecesi, göstericilerin girişini engellemek amacıyla tekrar halkın erişimine kapatıldı. Yeşil Bölge, genellikle protestocular tarafından siyasi bir sembol olarak kullanılıyor. Uluslararası Koalisyon, korunaklı Yeşil Bölge’de Perşembe gecesi bir patlamanın meydana geldiğini ancak herhangi bir yapının zarar görmediğini duyurdu. Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Albay Myles Caggins, patlamanın nedeninin henüz belirlenemediğini, soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.
ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Albay Patrick Ryder da, Irak’taki ABD kuvvetlerinin ve personelinin her zaman ki gibi görevine devam ettiklerini, bölgeden ayrılma konusunda bir talimatın söz konusu olmadığını belirtti. ABD’nin Irak’taki olaylara müdahil olmayacağını vurguladı.
Ryder, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin Terörle Mücadele Birimi Komutanı Korgeneral Abdulvehhab es-Saidi’yi görevden almasının ardından Irak yönetimi ile ABD arasında bir anlaşmazlık yaşandığı ile ilgili Irak medyasında yer alan haberleri de yalanladı.

Irak ve Arap medyasının bir kısmı, ABD ile iyi ilişkileri olduğu bilinen Abdulvehhab es-Saidi’nin görevden alınmasının İran’ın baskısı ile gerçekleştiğini iddia etti. Saidi’nin görevden alınmasının Irak'ta patlak veren gösterilerin temel nedenlerinden biri olabileceği belirtildi.
Tahran, yüz binlerce Şii ziyaretçi tarafından kullanılması beklenen bir sınır kapısını kapattığını açıkladı. Üst düzey bir İranlı yetkili, dini ziyaretlere ilişkin devlet televizyonuna yaptığı açıklamada Hüsrevi Sınır Kapısı'nın kapalı olduğunu ancak diğer sınır kapılarının açık olduğunu söyledi. İran haber ajansı da yetkililerin dün gece kapatılan Cezzabe Sınır Kapısı'nı yeniden açtığını duyurdu.
Bahreyn de vatandaşlarına güvenlik sebebiyle Irak'a seyahat etmeme uyarısında bulundu. Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Irak’taki Bahreyn vatandaşlarına güvenlik gerekçesiyle Irak’ı hızla terk etmeleri çağrısı yaptı.

