"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Hükümetin Kullandığı Hakaret ve Tehdit Diline İtiraz!
25 Aralık 2020Köklü Değişim Medya

Hükümetin Kullandığı Hakaret ve Tehdit Diline İtiraz!

Köklü Değişim Medya

MAZLUMDER, cezaevleri ve emniyette yaşanan insan hakkı ihlali iddialarının araştırılacağı yerde soruşturma açılmadan toptan inkâr edilip, iddiaları ileri sürenlere yönelik hükümetin kullandığı hakaret ve tehdit diline itiraz içeren bir basın açıklaması yayımladı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun da hedefe koyularak çıplak arama ve diğer insan hakkı ihlali iddialarında bulunanlara karşı hükümetin ve son olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kullandığı “namussuz”, “şerefsiz”, “hain”, “terörist” gibi ifadeler kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Basın açıklamasında, **“**Yargı reformunun” konuşulduğu bugünlerde, mevzuatta halâ karşılığı bulunan "çıplak arama" uygulamasının varlığına da dikkat çekiliyor.

MAZLUMDER’den hak arayışı çabalarına karşı hükümetin kullandığı hakaret ve tehdit diline yönelik itiraz ve çözüm için izlenecek hukuki yolun da yer aldığı basın açıklamasının tamamı şöyle:

“Tehdit ve Tahkir İçeren Siyaset Diline İtirazlarımız”

Dünya genelinde yükselişe geçen ve yer yer insan haklarının rafa kaldırılmasıyla sonuçlanan güvenlik öncelikli siyaset, Türkiye’de de çeşitli gerilimlere yol açmakta ve çeşitli yansımalarla kendisini göstermektedir. Siyaset, sivil toplum, medya, aydınlar ve benzeri alanlardan devlet, bürokrasi ve hükümet icraatlarına yöneltilen eleştiriler ya da hak arayışları, hiçbir makamın veya kişinin haddi olmayacak şekilde, zaman zaman “namussuz”, “şerefsiz”, “hain”, “terörist” gibi ifadelerle karşılık bulmakta ve insanlar hakarete ve tehdide maruz kalabilmektedir.

Son olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Gergerlioğlu’nun çıplak arama iddiaları ile ilgili kullandığı dil, bu durumun en yakın örneğini oluşturmaktadır. Günümüz teknolojisi çok daha kolay ve insan onurunu daha az zedeleyecek farklı imkanlar sunduğu halde mevzuatta bile halâ karşılığı bulunan "çıplak arama" uygulamasıyla ilgili iddia, itiraz ve şikayetlerin toptan red yerine devlet ağırlığına yakışır bir usulle dinlenilip gerekli adli-idari soruşturmaların yapılması gerektiği açıktır. Bunun yerine insanlara hakaret edilmesi, masumiyet, lekelenmeme ve adil yargılanma ilkelerine aykırı bir şekilde terörist olmakla suçlanması ve yargıya bu anlamda rol yüklenmesi açık bir insan hakkı ihlalidir.

Kürsü dokunulmazlığı bulunan bir milletvekilinin bile muhatap kalabildiği bu tür tutumların, hak arama mücadelesi yürüten kişi ve gruplar üzerinde kabul edilemez bir baskı oluşturduğunu, güç makamındakilerin bu dil ve tavırdan vazgeçmesinin asgari bir insani beklenti olduğunu ve adalet reformunun konuşulduğu bir süreçle bağdaşmadığını ifade ederiz.

MAZLUMDER