
Esed Rejmi, Türkiye’den "Verdiği Taahhütleri” Yerine Getirmesini İstedi
Köklü Değişim Medya
Katil Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Mikdad, 2015 yılında Esed rejiminin yıkılmaya yüz tuttuğu bir anda Rusya, Türkiye ve İran’ın (Astana Üçlüsü) bir araya gelmesiyle faaliyete geçen Astana sürecini övdü ve Türkiye’nin masada verdiği taahhütleri yerine getirmesini istedi.
New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nun oturum arasında açıklama yapan Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, şu ifadeleri kullandı:
"Türk tarafının, Astana sürecinde mutabık kalınan taahhütlerini yerine getirmesi konusunda daha ciddi olmasını rica ediyoruz. Barış sürecinin önündeki tek engel Türkiye'nin taahhütsüzlüğü. Karşılaştığımız tek sorun bu. Ancak hem Rus hem de İranlı dostlarımızın çabalarının devam edeceğine inanıyoruz."
Mikdad, Astana sürecini şu ana kadar “sahada başarılı olan tek uygulanabilir bileşen” olarak övüp, 'birçok açıdan başarı ile sonuçlandığını' da sözlerine ekledi.
Suriyeli bakan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Haftası boyunca Türk tarafıyla herhangi bir temas veya görüşme olmadığını beyan etti. Mikdad, "Müzakere yok, temas yok, en azından dışişleri bakanları düzeyinde bir şey yok" dedi.
Mikdad, Türkiye’nin kapalı kapılar ardında hangi taahhütleri verdiği hususunda bir açıklama yapmadı.
Ankara, 1 milyon Müslümanın katili ve 13 milyondan fazlasının ise yerinden eden Esed rejmi ile üst düzey görüşmelerin başlatılması için istihbarat düzeyinde görüşmeler yapıyor. Bunun altyapısını oluşturmak ve Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için bir kısım medya kuruluşları ve gazeteciler Esed rejimi ile görüşmelerin başlatılması gerektiğini savunan pragmatist makale ve haberler yayınlıyor.
Astana Süreci Nedir?
Suriye halkının başlattığı devrim 11. yılına girerken ABD’nin himayesindeki Cenevre görüşmelerinin alt yapısı Astana ile başlayan yıkılmaya yüz tutmuş zorba Esed rejimini ayağa kaldırma süreci artık aşikar ediliyor. 2015 yılında neredeyse tüm büyük kentlerin rejimden alındığı bir anda ABD’nin bazı menfaatler vadederek sahaya davet ettiği Rusya ve İran’ın yanı sıra Türkiye’nin olduğu “Astana Üçlüsü” koordineli olarak göreve başlamıştı.
Halep’in de nerdeyse devrimcilerin eline geçeceği anda Türkiye’nin başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı’na devrimcileri çağırması üzerine Halep cephesi zayıflamış, Rusya’nın yoğun bombardımanı ve İran’ın karadan yürüttüğü katliamlarla şehir Esed rejimine teslim edilmişti. Daha sonra Putin ile masaya oturan Türkiye, muhalefetin İdlib’e sıkıştırılma planını devreye sokmuş oldu. Muhalifleri de ılımlı ve radikal olarak ikiye bölen Ankara, kuzeye çektiği muhalifleri üst üste gerçekleştirdiği operasyonlar sayesinde Esed rejimi ile savaşmaktan alıkoymayı başarabilmişti.
Bugün bu planın alenen açık edilmesi üzerine Suriye halkı, birçok şehirde Erdoğan ve Çavuşoğlu’nun açıklamalarını, “Esed düşene kadar devrim sürecek” sloganlarıyla protesto etmişti.
Benzer Haberler

Trump: “Şara’yı Cumhurbaşkanlığına Ben Getirdim”

Suriye’de 3 Yıldır Tutuklu Bulunan Hizb-ut Tahrir Üyeleri Serbest Bırakıldı

Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Fikrî Tartışmalara Girecek Lüksümüz Yok

Erdoğan, Gazze’deki Zulme Karşı “Klas Duruş” Sergilediklerini Söyledi

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi




