"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Esed Rejimi, Kimyasal Silah Stoklarını Gizliyor
09 Ağustos 2023Köklü Değişim Medya

Esed Rejimi, Kimyasal Silah Stoklarını Gizliyor

Esed rejiminin, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile paylaşması gereken bilgileri gizlediği ifade edildi.

Bir Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi, Suriye makamlarının Suriye’de yasaklı kimyasal silahların olası kullanımına ilişkin bilgi toplama misyonunun taleplerine yanıt vermemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

New York’ta düzenlenen BM Güvenlik Konseyi’nin toplantısında, BM Silahsızlanma İşleri Yüksek Temsilci Direktörü Adedeji Ebo’nun Suriye’nin kimyasal silah programının sonlandırılması hususundaki 2118 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına ilişkin brifingi dinlendi. Ebo, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ekibinin, Suriye hükümetinin “ilk beyannamesi ve sonraki beyannameleriyle ilgili tüm çözülmemiş sorunları açıklığa kavuşturma çabalarını sürdürdüğünü” belirtti. Şam’daki yetkililerle daha önceki istişare girişimlerine benzer şekilde, bir sonraki 25. turu düzenlemek için gösterilen çabaların, OPCW Teknik Sekreterliği’nin Mayıs 2022’de beyanname ile ilgili sorunları ele alma önerisinin Esed rejimi tarafından kabul edilmesine rağmen başarısız olduğunu belirtti. Bu ifadeler, Suriye defalarca kez kimyasal silah kullanan Esed rejiminin elinde halen kimyasal silah stoku olduğu olasılığını kuvvetlendirdi.

Ebo, Teknik Sekreterliği’nin “henüz herhangi bir beyanname veya diğer istenen belgeleri alamadığını” söyledi. Bu bağlamda özellikle “Bilimsel Çalışmalar ve Araştırmalar Merkezi’nin faaliyetlerine ilişkin tam beyannameye ve Suriye’nin kimyasal silah üretiminde hiç kullanılmadığını söylediği bir kimyasal silah üretim tesisinde üretilen sinir gazlarının miktarlarına ilişkin beyannameye” işaret etti. BM yetkilisi, OPCW’nin bu yıl içinde gerçekleştirdiği Suriye ile ilgili faaliyetlerinden bahsetti. Suriye hükümetinin temsilcileriyle geçen haziran ayında Beyrut’ta bir toplantı yapıldığını ve bu toplantı sırasında “Suriye’nin taahhütlerinin uygulanmasını iyileştirmek için teklifler sunma taahhüdüne paralel olarak OPCW, Suriye Arap Cumhuriyeti ve BM Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) arasındaki üçlü anlaşmanın 31 Aralık 2023 tarihine kadar 6 aylığına uzatılmasına karar verildiğini” ifade etti.

OPCW Cevap Bekliyor

BM yetkilisi, 25. tur istişarelerin yapılması için Suriye Ulusal Otoritesi (SNA) Başkanı’nın bir karar vermesi gerektiğini ve OPCW Teknik Sekreterliği’nin bu cevabı beklediğini vurguladı. “Tüm sorunları kapatmak için Suriye hükümetinin tam iş birliği göstermesi gerektiğini” bir kez daha hatırlattı. Ayrıca Suriye hükümetinin, “OPCW Teknik Sekreterliği’nin Kasım 2018’de Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nin Berze tesislerinde bulunan bir kimyasal maddenin tespiti ile ilgili meseleyi kapatmasını sağlayacak yeterli bilgi ve teknik açıklama sağlamaması” karşısında duyduğu üzüntüyü de dile getirdi.

Teftiş Kurulu Depolanmış Kimyasal Madde Tespit Etti

BM yetkilisi, Berze tesisindeki dokuzuncu teftiş turu sırasında, “teftiş ekibinin tesiste büyük miktarlarda depolanmış ve çift kullanımlı kimyasal madde içeren bir dizi kutu fark ettiğini” belirtti. Teknik Sekreterliğin bu konuda Suriye makamlarından hâlâ “bilgi beklediğini” kaydetti.

Esed rejimi Suriye halkının başlattığı devrim karşısında önce Scud füzelerini depoları boşalınca varil bombalarını kullanmıştı. Ayrıca Şam’a yakın banliyöler ile bazı kentlerde defalarca kimyasal silah kullandığı tespit edildi. ABD, “kimyasal silah kırmızı çizgimizdir” açıklamasına rağmen bu katliamlara göz yummuştu. Esed rejiminin elindeki kimyasal silahlar ülke dışına çıkarılıp, imha etme operasyonu gerçekleşse de hala kimyasal üretimi ve kullanımı sürüyor.

Saddam rejimini olmayan kimyasal silahlarını bahane ederek deviren ABD’nin Ortadoğu’daki müttefikleri Washington’ın desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için masada muhatap alıyor. Son zamanlarda Suudi Arabistan, Türkiye ve Irak bu çalışmalarda başı çekiyor.

Suriye İnsan Hakları Ağı'nın açıkladığı rapora göre, 205'i çocuk ve 260'ı kadın olmak üzere en az bin 510 Suriyeli Müslüman kimyasal silahlarla boğularak can verdi. Kurbanların yakınları ve 12 bin yaralı ise hâlâ adaletin gerçekleşmesini ve Suriye rejiminin hesap vermesini bekliyor.