"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Erdoğan, İşgalci “İsrail” İle Samimiyeti Artırıyor
19 Ocak 2022Köklü Değişim Medya

Erdoğan, İşgalci “İsrail” İle Samimiyeti Artırıyor

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de “İsrail” ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesi EastMed konusunda “Türkiye’siz bu iş olmaz” diyerek “İsrail” yönetimiyle görüşmeler yapıldığını açıkladı. Erdoğan, Biden yönetiminin göreve başlamasıyla birlikte Ortadoğu’da özellikle Mısır ve “İsrail” ile yürüttüğü siyasette 180 derecelik bir dönüş yapmıştı.

Erdoğan, Arnavutluk’a ziyareti sonrasında beraberindeki gazetecilere gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Kendisine, “ABD’nin, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de ‘İsrail’ ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesinden desteğini çekmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Bu soruya yanıtında Türkiye’nin EastMed projesine dahil edilmesi gerektiği yönünde görüşünü ileri süren Erdoğan, “İsrail” yönetimiyle bu konuda uzlaşmaya çalıştığını açıkladı. “Belki Sayın Hertzog’un Türkiye’ye bir ziyareti olabilir ama bu arada Başbakan Sayın Benet’in bu noktalarda yine olumlu bazı yaklaşımları var.” ifadeleriyle Erdoğan, Filistin’i işgal eden Yahudi varlığıyla samimiyeti artırdığını ortaya koymuş oldu.

Bilindiği üzere Türkiye, Libya meselesine Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge (MEB) anlaşmasını Trablus yönetimi ile imzaladıktan sonra müdahil olmuştu. Gerçekleşmesi mümkün görünmeyen EastMed boru hattı ile Akdeniz’de sular ısındırılmıştı. ABD’nin Libya’da tutunma çabalarını destekleyen Ankara, “İsrail”, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’ın başlattığı EastMed projesini öne sürerek Trablus’a asker göndermişti. Libya’da taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başlayınca ABD, beklenen açıklamayı yaptı ve EastMed projesine destek vermeyeceğini açıkladı. İşgalci Yahudi varlığının Filistin topraklarından gasp ettiği doğalgazın da Avrupa’ya ihracının planlandığı Akdeniz’in altından borularla naklini hedefleyen EastMed projesi, Türkiye üzerinden yapılacak boru hattının yaklaşık iki katı maliyette ve riskli olduğu için ortaya atıldığı günden beri bir ütopya olarak görülüyordu. Bu ütopya belli bir süre Libya meselesi için özenle kullanıldı.

Erdoğan’dan, “Öldürmeyi Gelince Siz Öldürmeyi İyi Bilirsiniz” Dediği “İsrail”e Sıcak Mesajlar

“Filistin”i işgal eden Yahudi varlığına sıcak mesajlar gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Bu proje (EastMed) esasında olacak bir iş değil. Bunun bütün analizlerini yaptılar, baktılar ki bu işin pozitif olabilecek bir yanı yok. Yani maliyet hesapları tutmuyor*. Amerika bütün adımını zaten kapital üzerinde yürüten bir ülke. Bunun maliyet analizleri tutmadığı için de ‘Bu olacak bir iş değil’ diyerek desteğini çekti. Zaten, burada hep konuşulan nedir? Bu iş, Türkiye’siz olmaz. Çünkü eğer buradan Avrupa’ya gaz gidecekse bu ancak Türkiye üzerinden olur. Berat (Albayrak) Bey, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde bile ‘İsrailli’ muhatabı, o zaman o teklifle gelmişti. İş bir yere doğru da gidiyordu. Belki biz o zaman ‘İsrail’ ile o işi bağlayabilirdik. Peki şimdi bağlama umudu yok mu? Şartlar oturup konuşulur. Çünkü bu işin menfaat analizleri çok önemli. Belli bir yere de geldik. ‘İsrail’ Cumhurbaşkanı (Isaac) Herzog ile görüşmelerimiz oluyor. İsrail Başbakanı (Naftali) Bennett daha değişik düzeyde haberler gönderiyor. Bütün bunlarla beraber biliyorsunuz, geçenlerde İslam Ülkeleri Hahamlar İttifakı üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul ettim, onlarla görüşmelerimiz oldu. Eğer biz siyaset yapacaksak siyaset, kavga dövüşle olmaz. Siyaseti barış çizgisinde götürmeye mecburuz*.”

Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını açıkça ortaya koyduğunu ileri süren Erdoğan, “Libya ile yaptığımız anlaşmamız var. Libya ile yaptığımız anlaşmayla birlikte işi biz resmi bir metne oturttuk. Bu resmi metin üzerinden de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan dört tane sondaj gemisi, iki tane sismik araştırma gemisi aldık. Bunları biz boşuna mı aldık? Bunlar Karadeniz'de de çalışacak, Akdeniz'de de çalışacak. Bu konudaki en güçlü altyapıya biz sahip olacağız. Onun için de Amerika’nın olayı, tamamen ekonomik analizdir. Bu analizler neticesinde gördüler ki buradan bir şey çıkmaz” iddiasında bulundu.

“İşgal mantığıyla olmaz, Rusya Kırım’a çöktü”

Erdoğan, NATO ile Rusya arasındaki gerilime ilişkin ise Moskova’nın Ukrayna'yı işgalini gerçekçi bir yaklaşım olarak görmediğini söyledi. Ukrayna’nın güçlü bir ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, “Ayrıca Rusya’nın bu adımı (işgal) atabilmesi için tüm dünyadaki durumu ve kendi durumunu gözden geçirmesi lazım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev Ukrayna’daydı. Şimdi ben de İlham Bey ile bir konuşacağım. Sayın (Vladimir) Putin ile de bu konuları masaya yatırıp konuşmamız lazım. Çünkü bu bölgeler artık savaşı kabullenemez. Bunlar doğru da olmaz. Artık savaşı siyaset tarihinden silip atmamız lazım. ‘Ben bir yerin topraklarını işgal edeyim, alayım’ mantığıyla bu işler yürümez. İşte örneğin Ukrayna’da ne yaptı Rusya? Kırım’a çöktü. Kırım ile ilgili biz her zaman, Kırım’ın işgaline karşı olduğumuzu Sayın Putin'le yaptığımız her görüşmede kendisine söylüyorum. Dışişleri Bakanlığımız aynı şekilde muhataplarına bunları söylüyor. Yani bu konuda bizim politikamız belli” dedi.

Erdoğan Suriye konusunda Astana’da Birlikte İş Tuttuğu Rusya ve İran’ı Suçladı

Erdoğan, Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmede bulundu. Beşar Esed rejimini Astana ortakları ile birlikte masada yaptıkları anlaşmalar ve sahadaki ortak operasyonlarla yeniden ayağa kaldıran Erdoğan, bugün ortakları Rusya ve İran’ı suçladı. Ayrıca Erdoğan, onca ihanetine rağmen her fırsatta dost ve müttefik olduğunu ve dünyanın çeşitli yerlerinde ortak hareket ettiklerini söylediği stratejik ortağı ABD’yi de yine terör örgütlerini silahlandırdığını yineledi.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Güneyimize bakıyoruz. Suriye'nin ciddi bir kısmında Amerika'nın üsleri var. Rusya'nın da üsleri var. Öbür tarafta terör örgütleri, Amerika'dan ciddi destekler aldı, hala almaya devam ediyor. Şimdi bunları yok farz etmek mümkün mü? Değil. Bunları biz Biden'la yaptığımız görüşmelerde devamlı kendisine söyledik. Trump ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. Obama ile yaptığımız görüşmelerde söyledik. Hepsine de 'Siz terör örgütlerini destekliyorsunuz' diye hep söyledim. Bizim güneyimizde, Suriye'nin kuzeydoğusunda terör örgütlerine binlerce TIR, silah, mühimmat, her türlü ciddi desteği bunlar verdiler. Nitekim Irak’taki Koalisyon Güçleri olarak, Suriye’deki Koalisyon Güçleri olarak bu işleri yaptılar, hala da yapmaya devam ediyorlar. ‘Çekildik, çekiliyoruz. Biz burada terör örgütlerine destek vermiyoruz’ diyorlar. Doğru konuşmuyorlar tabii. Aynı şekilde Rusya, oradan çekilmiyor. Şu anda Rusya, Suriye'ye desteği çekmiş olsa Esed’in ayakta duracak hali yok. Esed, şu anda Rusya’dan aldığı destekle ayakta duruyor. Malum İran'ın desteği var. Böyle bir durum söz konusu. Temennimiz odur ki bir an önce bölgeye sulh ve sükun hakim olur ve bunlardan da böylece kurtulmuş oluruz.”

Erdoğan uzun yıllardır hem Trump’a, Obama’ya ve bugün de Biden’a 'Siz terör örgütlerini destekliyorsunuz' derken, öte yandan dost ve müttefik olduğunu söyleyip, ortak hereket etmeye ve iş tutmaya devam ediyor. İki İslam düşmanı Darbeci Sisi ve işgalci “İsrail” ile ilişkilerde 180 derecelik bir değişikliğe imza atan Erdoğan’ın yeni dış siyasetin Washington’ın yeni yönetiminin benimsediği üsluptan kaynaklandığı düşünülüyor.

Karadeniz Doğalgazı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz gazıyla ilgili önemli bir gelişme oldu. O gazı Türkiye'ye taşıyacak borular Filyos Limanı’na geldi. Bu süreç nasıl ilerliyor?” ve “Gaz 2023’e yetişecek mi?” sorularını, “Boru hattı yapımında kullanılacak borular gelmeye başladı. Boruların tamamının yaklaşık 10 ayrı seferde limana gelmesi planlanıyor. Her bir boru yaklaşık 12 metre uzunluğunda. Boru hattını deniz tabanına yerleştirme işlemi yaklaşık 5 ay sürecek. 2022 yılı içerisinde tüm kuyularda üretim öncesi tamamlama operasyonları yapılacak. İnşallah biz bu işi 2023'e yetiştireceğiz” ifadeleriyle yanıtladı.

FETÖ’nün Arnavutluk Yapılanması

Ayrıca Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile baş başa ve heyetler arası verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yedi anlaşma imzalandığını anlatan Erdoğan, “İki NATO müttefiki olarak güvenlik boyutlu gelişmeleri ve Arnavutluk'un savunma sanayi alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması noktasında atabileceğimiz adımları ele aldık. Özellikle de FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanmasıyla müşterek mücadelemizi gözden geçirdik” açıklamasında bulundu.

Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen deprem sonrasında Laç şehrinde TOKİ tarafından yaptırılan 522 adet deprem konutunu törenle teslim ettiklerini kaydeden Erdoğan, Ethem Bey Camisi'nin TİKA tarafından restore edildiğini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın şirketi KOMAŞ aracılığıyla 3 bin 500 kişilik Namazgah Camisi’ni inşa ettiklerini açıkladı. Erdoğan’ın, “Burada FETÖ meselesinden dolayı bazı sıkıntılar yaşandı. Bu sıkıntılar sebebiyle gecikti. Daha doğrusu işi durdurma noktasına da geldik. Ama bugün Sayın Edi Rama'nın bize verdiği bazı sözler sebebiyle 'Tamam' dedik. Hayırlısıyla biz işi yükleneceğiz, başlayacağız. Yeter ki diğer sorunları halledelim. Temenni ederiz ki Şubat sonuna kadar bunlar bu planı gerçekleştirirlerse ondan sonra da zaten bizler adımlarımızı yoğun bir şekilde atacağız” dedi.

Sadece Arnavutluk’ta bugüne kadar Türkiye tarafından 568 eser yapıldığını hatırlatan Erdoğan, “Bunun haricinde yine Bosna-Hersek olsun, Kosova olsun, Makedonya olsun, buraların hepsinde de, Alevi Bektaşi tekkelerine varıncaya kadar, bunları oralarda yoğun bir şekilde yapıyoruz. Hani bazıları konuşuyor 'mezhep meşrep ayrımı vesaire' diye. Böyle bir şey yok. Böyle bir şey olmuş olsa bizim bunlara elimiz değmez. Ama hepsinde de varız, hepsine de elimizden gelen desteği veriyoruz ve oralarda da bunları inşa ve ihya ediyoruz. Balkanlar, Türkiye’siz olmaz. Balkanlar'da Türkiye olarak varız” açıklamalarında bulundu.