
Ankara ve İstanbul'dan Aliyev'e Mesaj: Başörtüsü Yasaklanamaz!
Köklü Değişim’in çağrısıyla akşam saatlerinde Ankara’daki Azerbaycan Büyükelçiliği ve İstanbul’daki Azerbaycan Konsolosluğu önünde toplanan Müslümanlar, Aliyev rejiminin İslam’ın farzlarından biri olan başörtüsüne yönelik getirdiği yasağı protesto etti.
Azerbaycan’da 21 Eylül’de kabul edilen kıyafet düzenlemesiyle okullarda başörtüsü yasağı getirildi. Aliyev liderliğinde uygulanan bu zulme karşı Azerbaycanlılar sokaklara çıkarken Türkiye’de de bu anlamlı direnişe destek geldi.
Köklü Değişim’in organize ettiği basın açıklamaları Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirildi.
Ankara’da Azerbaycan Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını ilahiyatçı yazar Abdullah İmamoğlu, İstanbul’da konsolosluk önündeki açıklamayı ise Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım okudu.
Basın açıklamasında siyonist dostu Aliyev rejimine şöyle seslenildi:
“Sizler, sahabeler tarafından asırlar önce fethedilmiş bu toprakların imanla yoğrulmuş tarihini, bu ümmetin öz evlatlarının mukaddes değerlerini hiçe saymaya kalktınız. Biz sizin İslam’a olan düşmanlığınızı Gazze’deki kardeşlerimizi hunharca katleden gasıp Yahudi varlığıyla olan dostluğunuzdan biliyoruz. Dün Sovyetlerin ateist rejiminin bu topraklarda inananlara yaşattığı baskı ve zulümleri bugün ‘laiklik’ adı altında sizler yapıyorsunuz. Allah’ın kadınlarımızın başına giydirdiği izzet tacını üç beş Batılı efendinize yaranmak için koyduğunuz yasaklarla kaldıramazsınız! Kaldırmanıza asla müsaade etmeyiz.”
Açıklamanın devamında, söz konusu yasak karşısında hiçbir açıklama yapmayan AK Parti iktidarına ve zulme sessiz kalmayan samimi Müslümanları ‘İsrail’e hizmet etmekle itham eden trol zihniyetine hitap edilerek şöyle denildi:
“Madem başörtüsü sizin değeriniz, Azerbaycan’daki başörtüsü zulmüne neden tek bir kelime etmiyorsunuz? Neden bu sessizlik? Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlık değil midir? Başörtüsü yüksek perdeden savunulması gereken bir kıymet değil mi artık sizin için? Ne oldu sizin kardeşliğinize, karındaşlığınıza? Doğu Türkistan’daki mezalimi görmezden geldiniz. Gazze’deki Müslümanların kurtuluşu için hiçbir şey yapmadınız. Dün Boraltan Köprüsü’nde terk edilen Müslümanları bugün de siz mi terk edeceksiniz? Her zaman yaptığınız gibi yine Müslümanların değerlerini ucuz dünya menfaatlerine kurban mı vereceksiniz? Eğer öyleyse size Resulullah’ın buyruğuyla deriz ki: ‘Hayâ etmiyorsanız dilediğinizi yapın.’”
Açıklamanın son bölümünde Aliyev yönetimine çağrıda bulunularak şu ifadelere yer verildi:
“Ey zalim Aliyev rejimi, sana son sözümüz şudur: Müslüman bacılarımızın hicabından ellerini çek. Derhal bu yasağı iptal et! Ne tahtına ne efendilerine ne de yardakçılarına güven! Allah’ın gazabından ve bu mazlum ümmetin kıyamından kork! Bugün sizin kibir ve zulmünüze dur diyecek bir lider olmayabilir. Ama yarın Raşidi Hilafet Devleti kurulduğunda İslam’a ve Müslümanlara yapılan bütün zulümlerin hesabı sorulacaktır.”
Açıklamalar esnasında sık sık tekbir getirildi. “Hicaba uzanan eller kırılsın!”, “Hicap namustur, yasaklanamaz!”, “Müslüman zulme sessiz kalamaz!”, “İslam düşmanı zalim Aliyev!”, “Siyonist dostu kukla Aliyev!”, “Aliyev, hicaptan ellerini çek!”, “Zalimler için yaşasın cehennem!”, “Türkiye uyuma, kardeşine sahip çık!”, “Allah’a, Kur’an’a, hicaba can feda!” ve “Tek devlet, tek ümmet, tek çözüm: Hilafet!” sloganları atıldı.
İstanbul’daki programda ilahiyatçı yazar Dr. Abdurrahim Şen ile aktivist yazar Şükrü Hüseyinoğlu konuyla ilgili birer konuşma yaptı. Yapılan duaların ardından basın açıklamaları sona erdi.
ANKARA








İSTANBUL





















