ABD’nin İran Yaptırımları Başarılı Olabilir Mi?
21 Ağustos 2026Köklü Değişim Medya

ABD’nin İran Yaptırımları Başarılı Olabilir Mi?

Oynat: ABD’nin İran Yaptırımları Başarılı Olabilir Mi?
0:00

ABD, Tahran yönetiminin devrilmesi amacıyla İran'a yönelik geniş kapsamlı ekonomik baskı kampanyasına katılmaları için müttefiklerine ve Çin'e çağrıda bulundu. Washington, bu yolla askeri operasyonlara yeniden başvurmadan İran üzerindeki baskının artırılmasını planlıyor.

Yeni ABD ekonomik baskı kampanyasının kesin mekanizmaları henüz netleşmedi; Hazine Bakanı Scott Bessent, 24 Ağustos'ta düzenleyeceği basın toplantısında bu mekanizmaları açıklayacağını duyurdu.

Bessent, ayrıntılarının Pazartesi günü açıklanması planlanan kampanyayı desteklemeyen ülkelerin “karşımızda” kabul edileceğini ifade ederek tehdit etti.

Bessent,'in "Ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız" tehdidi, eski ABD Başkanı George Bush'un, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra, Afganistan'ı işgale başlamadan önce Kongre'de yaptığı konuşmada, "Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle" diyerek ülkeleri tehditle yanına çektiği açıklamaya benzer bir ifade olarak göze çarpıyor.

Bessent: “Maksimum düzeyde ekonomik baskı uygularsak, bunun büyük çaplı askeri operasyonlara geri dönüş olmayacağı anlamına gelmesi muhtemel. Ancak bunun yalnızca şu an için geçerli olduğunu vurguluyorum” dedi.

Verdiği röportajda Çin'e de çağrıda bulunan Bessent, Pekin'in “Hürmüz Boğazı'nın yeniden açıldığını ve enerji fiyatlarının tekrar düşmesini görmek istiyorsa” kampanyaya katılması gerektiğini ifade ederek tehditlerini sürdürdü.

Bessent, “Bu İran'da işe yarayacak ve bu rejimi devireceğiz” iddiasında bulunruken, “dünyanın en büyük koordineli ekonomik izolasyon operasyonunu” gerçekleştirme taahhüdünde bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı ise Bessent'in açıklamalarına tepki olarak Washington'ı “ekonomik terörizm” uygulamakla suçladı.

ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce İran'a karşı “eşi benzeri görülmemiş” bir ekonomik savaş başlatma tehdidinde bulunmuştu. Bu tehdidin savaşın başarısız olması ve silah stoklarının azaldığı iddialarının ardından gelmesi dikkat çekiyor.

ABD’de ara seçimler yaklaşırken, İran cephesindeki başarısızlık ve petrol fiyatlarının yükselmesi Trump liderliğindeki Cumhuriyetçiler zor durumda bırakıyor. ABD'de yapılan anketlerde, Trump'ın görevini yerine getirme şeklini onaylayanların oranının yüzde 33 olduğunu gösteriyor.

Arakçi: “Dikkatleri Başka Yöne Çekiyor”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Trump'ın açıklamalarına yanıt vererek, ABD Başkanı'nın “benzeri görülmemiş borçlar ve artan faiz maliyetleriyle karşı karşıya olan Amerika'nın kendi krizinden dikkatleri başka yöne çekmeye çalıştığını” söyledi.

Arakçi, “Başarısız politikalara bağlı kalmak yalnızca yeni bir yenilgiye ve İranlıların düşmanlığına yol açacaktır” açıklamasında bulundu.

Çin’den Yanıt: “Yaptırımlar Çözüm Değil”

Washington’ın rakibi konumundaki Pekin de ABD Başkanı'nın açıklamalarına gecikmeden yanıt verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Yaptırımlar ve baskı sorunun çözümüne yardımcı olmayacaktır” diyerek krizin siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.

İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin, İran’ın ihraç ettiği petrolünün yüzde 90’dan fazlasını satın alıyor. Bu nedenle ABD’nin olası yeni yaptırımlarının Çinli şirketleri de kapsaması gündemde yer alıyor..

Trump’ın bu son adımı da aslında tek başına Çin’i hedef aldığı görülüyor. İran’dan ABD “dost ve müttefiği” Irak ve Türkiye de petrol ve doğalgaz ithal etse de bu oran vazgeçilemeyecek bir oran değil.

Trump’ın bu son yaptırım adımına Çin tek başına uymazsa, Washington için bir büyük başarısızlık olarak karnesine yazılacak.

Uzmanlar, Trump’ın yeni stratejisinin muhtemelen İran'la hala ticaret yapan ancak ekonomileri ABD dolarına bağımlı olan üçüncü ülkeleri hedef alarak yaptırımların "ekonomik etki alanını genişletme" çabası olacağını ifade ediyorlar.

Tahran’ın bu adımlara nasıl yanıt vereceği belirsiz ancak uzmanlar, İran'ın şimdiye kadar yaptırımları aşmak için düzensiz kanallar kullanmada oldukça başarılı olduğunu, bunu petrol taşıyan gölge gemiler veya ABD yaptırımları kapsamına girmeyen yeni ticari alanlara kullanarak gerçekleştirdiğini söylüyor.

Hangi yaptırım uygulanırsa uygulansın, bir yol bulan İran, 1979’dan beri ABD’nin uyguladığı yaptırımlarla karşı karşıya ve bu bir yaşam biçimi haline gelmişi durumda.

Son ekonomik yaptırım adımları, ABD'nin bu savaşta neredeyse sıkışıp kaldığının bir göstergesi olarak gözlemlenirken, yaptırımların uygulanmasının güçlüğü de uzmanlarca dile getiriliyor.