
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 13 Ocak 2026 Salı günü gerçekleştirdiği Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda, Hilafet’in yıkılışının hicri 105’inci yıldönümü ele alındı. Toplantıda ayrıca Halep’te Suriye yönetimi ile SDG arasında yaşanan çatışmanın arka planı hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar Hicri 28 Recep 1342 tarihinin İslam ümmeti için kara bir gün olduğunu bu tarihte Müslümanların devleti olan Hilafet yıkıldığını İslam ümmetinin otoritesiz ve başsız kaldığını söyledi.
Mahmut Kar, Hilafet’in Allah Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarafından “arkasında korunulan ve kendisiyle savaşılan bir kalkan” olarak tanımlandığını hatırlatarak, “Hilafet’in yıkılmasıyla Müslümanlar korumasız kaldı, topraklarımız parçalandı, servetlerimiz yağmalandı, kutsallarımız aşağılandı” dedi. Kar, Müslümanların devletsiz bırakılmasıyla İslam ve Kur’an ile bağlarının koparıldığını, ümmetin “kaynaksız, dayanaksız, güçsüz ve sahipsiz” hale getirildiğini vurguladı.
Hilafetsiz geçen 105 yılın işgal, zulüm ve katliamlarla dolu olduğunu belirten Kar, “Filistin’de 77 yıldır süren esaret, Fransızların Cezayir’deki soykırımı, İngilizlerin Hindistan, Afrika ve Arap beldelerindeki sömürüsü, Amerika’nın Irak, Afganistan ve diğer beldelerde işlediği cinayetler ortadadır” ifadelerini kullandı. Rusya’nın Çeçenistan ve Orta Asya’daki uygulamalarına, Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmüne dikkat çeken Kar, “Bütün bunlar 28 Recep 1342’de Hilafet’in bir oldubittiyle yıkılmasıyla mümkün oldu” dedi.
“ABD’nin saldırganlığı zayıflık ve çöküş emaresidir”
Gazze örneği üzerinden Müslümanların teslim olmadığını vurgulayan Kar, “Gazze yerle bir edildi ama Müslümanlar aç, susuz, çadırlarda da olsalar beldelerini terk etmediler. Yüz bine yakın şehit verildi ama teslim olunmadı” şeklinde konuştu. Bu duruşun kâfirleri öfkelendirdiğini söyleyen Kar, “Onları saldırganlaştıran şey Müslümanların imanıdır, cesaretidir, sebatıdır” dedi.
Batı’nın ve ABD’nin saldırganlığını “zayıflık ve çöküş emaresi” olarak nitelendiren Kar, Gazze’deki soykırıma verilen desteğin kurulu düzenin yıkılmakta olduğunu gösterdiğini söyledi. Kar, ABD’li yetkililerin Hilafet’e dair açıklamalarını da hatırlatarak, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın “İslami ideoloji küresel bir Hilafet hedeflediği için özgürlüğümüze tehdittir” sözlerini, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ise “Müslümanların ideal hedefi Hilafet’tir” ifadelerini aktardı. “Doğru söylüyorlar. Allah’ın izniyle o korktukları şey muhakkak gerçekleşecektir” dedi.
“İslam coğrafyasının her yerinde Hilafet’in ikamesi için çalışmalar sürüyor”
Recep ayının İslam tarihinde hayırlar ve fetihlerle dolu olduğunu vurgulayan Kar, İsra hadisesinden Bedir’e, Tebük’ten Kudüs’ün fethine kadar birçok önemli gelişmenin Recep ayında yaşandığını hatırlattı. “Her ne kadar Hilafet 28 Recep’te kaldırılmış olsa da onu yeniden ikame etmek için varlığını ortaya koyan Hizb-ut Tahrir de Recep ayında kurulmuştur” diyen Kar, İslam coğrafyasının her yerinde Hilafet’in ikamesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Konuşmasının sonunda Hilafet’i “Müslümanların arzusu ve insanlığın yegâne umudu” olarak niteleyen Kar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hilafet’in yeniden kurulmasının önündeki engeller tek tek yıkılmaktadır. Laik, despotik ve demokratik rejimler, Milliyetçi ve ulusal projeler, bunların Müslümanlar nazarında artık hiçbir değeri yoktur. Geçen bu 100 yıllık kara sayfadan sonra, İslam ümmeti için beyaz bir sayfa açmanın vakti gelmiştir. Dünyayı kapitalizmin zulmünden İslam’ın adaletine Hilafet ile çıkarmanın zamanı gelmiştir. Yeniden Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti’ni kurmanın zamanı gelmiştir. İşte bu sebeple Hizb-ut Tahrir olarak tüm Müslümanları Hilafet’in ikamesi için çalışmaya davet ediyoruz.”
Konuşmanın tamamını Medya Bürosu’nun yayımladığı toplantı videosundan izleyebilirsiniz.
#YenidenHilafet

