Trump ile Görüşen Macron: “Ukrayna İçin Güvenlik Garantisi Şart”
25 Şubat 2025

Trump ile Görüşen Macron: “Ukrayna İçin Güvenlik Garantisi Şart”

Köklü Değişim Medya

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump ile Washington’daki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Rusya ile ateşkesin mümkün olduğunu fakat güvenlik garantileri içermesi gerektiğinin altını çizdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya ile Ukrayna arasında önümüzdeki haftalarda bir ateşkes sağlanabileceğini duyurdu.

Trump ile görüşmesinin ardından Washington'da basına konuşan Macron, Trump dahil liderlerin Rusya ile müzakerelerde dikkatli olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

"2014 yılında Rusya ile bir ateşkes yaptık ... Her seferinde ihlal edildi" hatırlatmasında bulunan Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılacak herhangi bir ateşkes anlaşmasının güvenlik garantileriyle desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Köklü Değişim,Trump-Macron Görüşmesi,jpeg.webp

Trump: “Avrupa Yükü Omuzlamalı”

Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın haftalar içinde sona erebileceğini söyledikten sonra Avrupa'nın barışı koruma anlaşmasının yükünü omuzlaması gerektiğini tekrarladı.

Trump'ın Rusya ile sürpriz barış görüşmelerine Avrupa ve Ukrayna’yı saf dışı ederek başlaması ve "diktatör" olarak nitelendirdiği Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'yi eleştirmesi, Avrupalı liderlerde, ABD'nin Ukrayna'nın aleyhine olacak bir ateşkes anlaşmasına aracılık etmeye çalışacağı ve Moskova'ya yeniden toparlanma fırsatı vereceği korkusuna neden oldu.

Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile birlikte yeni ABD yönetiminin değişen söylem ve politikalarına karşı Avrupa'nın birleşik bir yanıt vermesini sağlama çabalarının ön saflarında yer aldı. Ancak AB liderleri yaptıkları toplantıda birlik sağlayamadı.

ABD ve İngiltere, bölgeye barış gücü askerleri göndermeye hazır olduklarını açıklarken, Almanya’nın son seçimlerde yenilgiye uğrayan başbakanı Olaf Sscholz bunu konuşmak için erken olduğunu söylemişti.

Trump: “Putin, Ukrayna'da Avrupalı Barış Gücünü Kabul Edecek”

Asker gönderme konusunda açıklama yapan Macron şunları söyledi:

“Cepheye gitmek için değil, çatışmaya girmek için değil. Ancak bu, barışı ve ABD'nin desteğiyle kolektif güvenilirliğimizi korumak için bir varlık olarak anlaşma tarafından tanımlanan bazı yerlerde olmak”

Macron ile düzenlediği ortak basın toplantısında Trump, Rusya'nın İngiltere Büyükelçisi Andrei Kelin'in birkaç gün önce bu fikri açıkça reddetmesine rağmen Putin'in Ukrayna'da Avrupalı barış gücü askerlerinin bulunmasını kabul ettiğini ifade etti.

Trump görüşmenin ardından güvenlik garantilerinden bahsetmedi ancak Ukrayna'da barışı sağlamanın maliyetinin ABD'nin yanı sıra Avrupa tarafından da karşılanması gerektiğini söyledi.

Macron ise Avrupa'nın "güvenlik yükünü daha adil bir şekilde paylaşma" ihtiyacını anladığını ifade etti.

Macron, Trump'ın varlığının "ezberleri bozduğunu" ve Putin'le görüşmek için "iyi bir nedeni" olduğunu kabul eden açıklamada bulundu.

Macron, kısa süre önce yaptığı açıklamada, "Putin'e karşı zayıf olamazsın. Bu senin tarzın değil, çıkarına da değil. Putin karşısında zayıf durursan, Çin karşısında nasıl güvenilir olabilirsin?" eleştirisinde bulunmuştu.

Macron ile toplantı sonrası açıklamada Trump, Putin'le görüşeceğini ancak ne zaman görüşeceğine dair bir bilgisi olmadığını açıkladı.

Trump ayrıca Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski'yi, Kiev'in Washington'ın savaştan zarar gören ülkeye gönderdiği milyarlarca dolarlık yardımı geri ödemesi olarak çerçevelediği 500 milyar dolarlık nadir toprak mineralleri anlaşmasını sonuçlandırmak üzere Beyaz Saray'a davet etti.

Zelenski başlangıçta, ABD karşılığında herhangi bir güvenlik garantisi sunmadığı için Ukrayna'nın böyle bir anlaşmayı imzalamayacağında ısrar etse de Pazar günü Ukrayna Parlamentosu Başkanı, hükümetin ABD'nin Ukrayna'nın maden kaynaklarına erişimini sağlamak üzere Trump yönetimiyle bir anlaşmaya varmak için ciddi bir şekilde çalışmaya başlayacaklarını açıkladı. Varılacak bir anlaşmanın Washington'dan Ukrayna için güvenlik taahhüdü içermesi gerektiğini de savundu.