ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Şahbaz’ın Teklifi, Trump’a Nefes Aldırdı
08 Nisan 2026Köklü Değişim Medya

Şahbaz’ın Teklifi, Trump’a Nefes Aldırdı

Oynat: Şahbaz’ın Teklifi, Trump’a Nefes Aldırdı
0:00

ABD’nin sadık müttefiki Pakistan yönetimi, İran cephesinde sıkışan Trump yönetimine nefes aldırdı.

Trump’ın dün tehditler savurup verdiği zaman dolmadan İslamabad merkezli diplomatik girişimler, İran ile ABD arasında tırmanan gerilimin ardından yeni bir müzakere sürecini gündeme taşıdı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in öncülük ettiği temasların, Washington’ın İran politikasında manevra alanını genişlettiği ve rahatlattığı şeklinde yorumlanıyor. Bilindiği üzere Pakistan ordusu komutanı Mareşal Asim Munir'in gölge liderliği ve Başbakan Şahbaz Şerif yönetimindeki rejim ABD'ye sadakatini bir çok kez açıklamıştı. Washington'ın çıkarları doğrultusunda hareket eden Pakistan yönetiminin son adımının da bizzat Washington'ın bir B planı olduğu ileri sürülüyor.

Şerif’in sosyal medya üzerinden yaptığı ateşkes ve müzakere çağrısı, ABD’nin bölgedeki askeri baskıyı kısa süreliğine de olsa ertelemesine zemin hazırladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası askeri operasyonları iki haftalığına askıya alma kararı, sıraladığı şartları kabul edilmedikçe masaya oturmayacağını söyleyen Tahran ile karşı taraf arasındaki diplomasi trafiğini hızlandıran bir gelişme olarak görülüyor.

Diplomatik kaynaklar, Pakistan’ın önerisinin sadece ateşkesi değil, aynı zamanda tarafları aynı masa etrafında toplama girişimini de içerdiğini belirtiyor. Bu çerçevede İslamabad’ın, tarafları 10 Nisan’da müzakere için davet etmesi dikkat çekiyor.

Analizlere göre bu süreç, ABD’nin İran karşısında artan askeri ve siyasi baskı altında manevra alanını koruma çabasıyla da örtüşüyor. Trump yönetiminin ateşkes ve müzakere vurgusunu öne çıkarması, kontrollü geri çekilme ve diplomatik yeniden konumlanma olarak yorumlanıyor.

Öte yandan bölgesel aktörlerin de sürece etkileri olduğu ifade ediliyor. Bazı diplomatik çevrelerde, Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin de gerilimin tırmanmaması için yürütülen temaslara katkı sunduğu biliniyor.

Tüm bu gelişmeler, ateşkesin sahadaki karşılığından çok diplomatik dengeler üzerinden okunmasına neden olurken, İran cephesinin süreci nasıl değerlendireceği belirsizliğini koruyor.

Sonuç olarak, Şerif’in çıkışı yalnızca bir ateşkes çağrısı değil, aynı zamanda Washington’ın sıkıştığı bir kriz hattında diplomatik çıkış kanalı açan bir hamle olarak görülüyor.

Truth Social üzerinden paylaşım yapan ABD Başkanı Trump, bu kararın İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "tam, derhal ve güvenli" şekilde açmayı kabul etmesi şartına bağlı olduğunu ifade etti.

Bu adımın karşılıklı bir ateşkes anlamına geldiğini vurgulayan Trump, "çift taraflı bir ateşkes" uygulanacağını açıkladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise İran'a yönelik saldırıların durdurulması halinde ülkesinin ateşkesi kabul edeceğini duyurdu.

Arakçi, "iki haftalık bir süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin mümkün olacağını" açıklarken, bu hamle piyasaları rahatlattı. Haberin ardından brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 13 düşerek 94,80 dolara geriledi. ABD'de işlem gören petrol ise yüzde 15'ten fazla düşüşle 95,75 dolara kadar indi. Ancak petrol fiyatları, 28 Şubat'ta çatışmalar başlamadan önceki seviyenin hala çok üstünde seyrediyor.

Bakan Arakçi, bu sürecin İran ordusu ile koordinasyon içinde yürütüleceğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan saldırganlığına devam eden işgalci İsrail, ateşkes kararını desteklediklerini ancak ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını duyurdu.

Bu konuda Hizbullah, Lübnan ya da ABD'den henüz bir açıklama yok ancak İran ve Pakistan’ın Lübnan'ın da ateşkese dahil olduğunu söylemesi anlaşmanın bu şekilde sağlandığını ortaya koyuyor.

ABD, İran’ın beklenmedik misillemeleri karşısında bocalarken, bölgedeki müttefikleri İran’a masaya çekmek için büyük çaba sarf ederken, Tahran 10 maddelik teklifini kamuoyuna duyurdu.

İran devlet medyasının açıkladığı 10 maddelik ateşkes şartları şöyle:

-ABD'nin ilkesel olarak saldırmazlık garantisi vermesi -Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması -Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi -İran'a tüm yaptırımların kaldırılması İran'a birincil yaptırımların kaldırılması -BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi -Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarının sona erdirilmesi -İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi ve dondurulmuş tüm İran varlıklarının serbest bırakılması -ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi -Lübnan dahil tüm cephelerde müttefik gruplara karşı savaşın sona ermesi

Ankara, Gelinen Noktadan Memnun

Dışişleri Bakanlığı, İran'da ilan edilen ateşkes hakkında yaptığı yazılı açıklamada, İran'daki savaşta ilan edilen geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşıladığını ve tüm tarafların varılan mutabakata bağlı kalmasının ümit edildiğini bildirdi.

Açıklamada şu ifadeler de yer aldı:

"Kalıcı barışa giden yol ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı güvenle mümkün olacaktır. İslamabad’da yapılacak müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz."

ABD’de Trump’a Sert Eleştiri ve Görevden Azil Çağrısı

Cumhuriyetçiler Trump’ın adımlarına destek verirken, Demokratlar Trump’ın adımlarının ABD’nin itibarını yok ettiğini ifade ediyor.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris yaptığı açıklamada, ABD Başkanı'nın kendi çıkardığı felaket niteliğindeki bir savaşta, savaşı nasıl bitireceğine dair hiçbir planı ve stratejisi olmadığı için savaş suçları işlemekle ve bütün bir medeniyeti yok etmekle tehdit ettiğini belirtti.

Bu durumu iğrenç olarak nitelendiren ve Amerikan halkının bunu desteklemediğini vurgulayan Harris, Trump'ın pervasızlığının cesur askerleri gereksiz yere tehlikeye attığını, Amerika'nın küresel itibarını yok ettiğini ve hayatı Amerikan halkı için daha da pahalı hale getirdiğini ifade ederek, herkesi bu duruma karşı durmaya ve bu yasa dışı keyfi savaşın finanse edilmesine karşı çıkmaya çağırdı.

25'inci Ek Madde ve Azil

Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ise doğrudan Trump'ın görevden alınması ihtimalini gündem etti. Başkanın dengesizliğinin her zamankinden daha açık ve tehlikeli olduğunu vurgulayan Pelosi, kabineye seslenerek, 25'inci Ek Madde'nin yürürlüğe konularak aklıselimin yeniden tesis edilmemesi halinde, Cumhuriyetçilerin bu savaşı sona erdirmek için Kongre'yi acilen yeniden toplaması gerektiğini ifade etti.

Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın 25. Ek Maddesi, bir başkanın görevini fiziksel veya zihinsel nedenlerle yerine getiremeyecek duruma gelmesi halinde yetki devrinin nasıl yapılacağını düzenleyen anayasal bir mekanizma olduğu biliniyor.