
NATO’nun Yeni Stratejik Konsepti: Rusya ve Çin Tehdit
Köklü Değişim Medya
Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) liderleri, ittifakın 10 yıllık yol haritasını çizen Yeni Stratejik Konsepti’te göre Rusya ve Çin tehdit olarak kabul edildi.
Stratejik Konsept’te, Moskova'nın “zorlama, yıkma, saldırganlık ve ilhak yoluyla etki alanları yaratma ve doğrudan kontrol kurma” arayışında olduğu belirtilirken, ilk kez Çin’e yer verilen belgede, Çin “gücünü artırmak için çok çeşitli siyasi, ekonomik ve askeri araçlar kullanmakla” suçlandı. Belgede ayrıca, NATO’nun “tüm müttefiklerinin bütünlüğünü” savunma kararlılığı vurgulandı.
Sömürgeci Batı hakimiyetinde kapitalist uluslararası düzenin bekasını savunan NATO, çıkardığı kaos ve kargaşalarla devletleri manipüle ederek yeni tehditlere angaje ediyor. Sovyetler’in yıkılmasından sonra hedef tahtasına her daim düşman olarak belirlediği ideolojik olarak İslam’ı koyan ABD liderliğindeki NATO, bu kapsamda Afganistan ve Irak’ı işgal ederek milyonlarca Müslümanı katletmişti. Bu operasyonlarda Türkiye de lojistik ve geri hizmette üyesi olduğu NATO’ya destek vermişti. Afganistan hezimeti ve yükselen yeni güç Çin ve yakın ortağı Rusya’yı yeni hedef olarak belirleyen NATO, Ukrayna’nın NATO’ya üyelik tehdidiyle tahrik ettiği Rusya’yı tuzağa düşürüp, açmaza sürüklemişti. Doğu ve Batı’daki iki zorba gücün menfaat savaşı nedeniyle dünya enerji ve gıda krizine sürüklenmeye devam ediyor. Güçlü medyası sayesinde Batı, karşısındaki güçlerin tehdit olduğunu sürekli telkin ederek hem NATO üyelerini bir arada tutarak birliğin önemini manipülasyonlarla tazeliyor hem de yeni üyeleri bünyesine katıyor. Bu katılımlarla karşı tarafı da tahrik etmeye devam ediyor.
VOA’da yer alan habere göre, NATO 2010’da Norveç’te düzenlediği zirvede, dönemin Rusya Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev’in de katıldığı toplantılarda Rusya’yı “stratejik ortak” olarak tanımlamıştı. Son “Stratejik Konsept”ten bu yana; Rusya’nın Kırım’ı ilhakıyla başlayan süreçte NATO-Rusya ilişkileri ciddi bir bozulma yaşadı. Bu bozulma, NATO liderlerinin Madrid’de kabul ettiği yeni Stratejik Konsept’e de yansıdı.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Perşembe gününe kadar Madrid'de yapılacak olan zirvenin ikinci gününde yapılan ilk resmi oturumun ardından basın toplantısı düzenleyerek, İttifak ülkelerinin önümüzdeki 10 yıl için yol haritalarını çizen metni onayladıklarını açıkladı. NATO liderlerinin üzerinde uzlaştığı 10 sayfalık yeni Stratejik Konsept’te NATO'nun değişen jeostratejik dengeler ışığında belirlediği yeni pozisyonların tanımı yapıldı. Stratejik Konsept, Rusya'yı; "müttefiklerin güvenliğine ve Avrupa-Atlantik bölgesinde barış ve istikrara en önemli ve doğrudan tehdit" olarak tanımladı, Moskova'yı "zorlama yoluyla etki alanları ve doğrudan kontrol kurmaya çalışmak, saldırganlık ve ihlal" ile suçladı.

Ayrıca, Rusya'nın nükleer kuvvetlerinin modernizasyonu, Moskova'nın nükleer silah kullanma tehditleri ve hem konvansiyonel hem de nükleer savaş başlıklarını taşıyabilen hipersonik silahların geliştirilmesine atıfta bulunularak; Rusya’nın "yeni ve yıkıcı çift yetenekli dağıtım sistemleri" geliştirme konusundaki endişelerini dile getirdi.
Rusya ise NATO'yu, 1990'ların ortalarından bu yana doğuya doğru genişleyerek Avrupa’nın ve Rusya’nın güvenliğini tehdit etmekle suçluyor.
Bir önceki 2010 Norveç Stratejik Konsepti'nde “Batı'da iyi huylu bir ticaret ortağı ve üretim üssü” olarak tanımlanan Çin de, yeni belgede NATO’nun eleştirilerinden payını aldı. Çin yeni Stratejik Konsept’te artık, NATO'nun "çıkarları, güvenliği ve değerlerine meydan okuyan, stratejisi, niyetleri ve askeri yapısı hakkında şeffaf olmayan ekonomik ve askeri bir güç” olarak tanımlandı. Çin hakkında, "kötü niyetli hibrit ve siber operasyonları müttefiklerin güvenliğine zarar veriyor ve kurallara dayalı uluslararası düzeni alt üst etmeye çalışıyor” ifadeleri de yer aldı.
Konsept’te, Çin'in ekonomik emellerine de değinilerek, Pekin'in kilit teknolojik ve endüstriyel sektörleri, kritik altyapıyı ve stratejik malzeme ve tedarik zincirlerini kontrol etmeye çalıştığı belirtiliyor.
Ancak Fransa ve Almanya gibi, “Amerika ve Çin arasında sıkışmaya itiraz eden” ülkelerin bastırmasıyla, “Buna rağmen İttifak, Pekin ile yapıcı bir angajman için hazırdır” ifadesi de belgeye eklendi.
NATO, Çin ile yapıcı angajmana açık kalacağını, aynı zamanda farkındalığı yükselteceğini ve Pekin'in "zorlayıcı taktikleri ve ittifakı bölme çabalarına" karşı hazırlığını arttıracağını söyledi.
Belgede ayrıca, NATO'nun tüm müttefiklerin toprak bütünlüğünü savunma kararlılığı da ifade ediliyor. NATO her 10 yılda bir yeni dengeler ışığında yeni stratejik hedeflerini ve odak alanlarını belirliyor. Bu belge, NATO’nun daha sonra uygulayacağı askeri ve politik eylemlerinin de çerçevesini çiziyor.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi






