"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Kırgızistan “İslam İle Mücadelede” Zalim Özbek Rejimi İle İşbirliği Yapıyor!
22 Ekim 2020Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi

Kırgızistan “İslam İle Mücadelede” Zalim Özbek Rejimi İle İşbirliği Yapıyor!

Köklü Değişim Medya

Kırgız rejimi, Müslüman genç Kerimov Şöhret Tursunovich’i (КАРИМОВ ШУХРАТ) zulme uğrayacağını bildiği halde sınır dışı ederek, zalim Özbek rejiminin kanlı ellerine teslim etti.

13 Ekim 2020’de Central Asia Media sitesinin “Kırgızistan, bir Müslümanı daha Özbekistan’a teslim ediyor” başlığı altında verdiği habere göre, 15 Eylül 2020’de Kırgız rejimi, Müslüman genç Kerimov Şöhret Tursunovich’i (КАРИМОВ ШУХРАТ) sınır dışı ederek, Özbek rejiminin pençesine teslim etti.

1 Ekim 1967’de Andican ilinin Kurgantibe bölgesinde dünyaya gelen Kerimov Şöhret’i, Özbekistan rejiminin meşhur ağır işkencesi bekliyor.

Haberde şu bilgilere yer verildi;

"Özbek rejimi, 1964 doğumlu kardeşi Kerimov Şevket Tursunovich’i Şubat 1999’da dini suçlamalarla hapse attı. Soruşturma sırasında ağır işkence yaptı. Yakınları, insan hakları örgütlerine, savcılığa ve mahkemeye başvurup adalet talebinde bulundu, ancak bu girişimleri sonuçsuz kaldı. Kendisine yöneltilen suçlamalar kanıttan yoksun olmasına rağmen mahkeme, Şevket’i 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Cezası 2008’de sona erdiğinde, üstüne 3 yıl daha eklendi. Bu üç yıllık cezasını da çektikten sonra üstüne bir 3 yıl daha eklendi!

Böylece Şevket, 13 yıl hapis yattıktan ve ağır işkencelerden sonra 2012 yılında Özbek hapishanelerinde şehit düştü. Umarız şehittir. Biz Allah adına kimseyi tezkiye etmeyiz. Naaşı ailesine teslim edildi!

Kerimov Şevket’in annesi Saadet Han Kerimova ise, bu trajedilerden ve oğlunun üzücü haberinden sonra ağır bir hastalığa yakalandı. Ardından kalp krizi geçirdi ve üzgün kalbi durdu. Oğlunun ölümünden altı ay sonra hayatını kaybetti.

Kardeşinden sonra Kerimov Şöhret’i de güvenlik departmanı izlemeye aldı ve bu nedenle 2003 yılında Özbekistan’dan Kırgızistan’a gitmeye mecbur kaldı. Aynı yıl Babarboyeva Rahat Ebi Bekr Sidigovna ile evlendi.

Şöhret artık Özbekistan’da ikamet eden ailesinin yanına geri dönemiyor. O zaman kardeşi Şevket ona “Sakın Özbekistan’a gelme, eğer buraya gelirsen, sana ağır işkence yapma niyetindeler.” şeklinde bir haber uçurmuştu.

Eylül 2019’da Şöhret, tedavi için Türkiye’ye gitmek üzereyken Kırgızistan’ın başkenti Bişkek havaalanında Ulusal Güvenlik Bakanlığı tarafından tutuklandı. Soruşturma işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. 3 Haziran 2020’de yargıç Aybek Ernesoğlu, Şöhret’i 5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ardından genel af sebebiyle mahkeme salonundan hemen serbest bırakıldı.

Ancak Pervamaysak mahkeme salonundan daha çıkmadan önce savcının talebi üzerine tekrar tutuklandı. Özbekistan’ın sınır dışı edilmesini talep ettiği, Kırgız makamlarının iade edip edilmeyeceğini inceleyeceği gerekçesiyle Bişkek’teki gözaltı merkezinde gözaltında tutuldu.

7 Eylül 2020’de Şöhret yargılandı. Özbek rejiminin, siyasi tutuklulara karşı ne kadar acımasız olduğu bilinmesine rağmen Kırgızistan’daki mahkeme, Şöhret’in Özbekistan’a sınır dışı edilmesine karar verdi. Mahkemede de Şöhret’e karşı çok sayıda ihlaller gerçekleşti. Örneğin, avukatı mahkemede yokken mahkeme nöbetçi bir avukat getirtip avukatı olmadan yüzüne karşı cezası okundu.

Kırgız yönetimi, 7 Eylül 2020’de verilen cezayı daha infaza düşmeden önce Şöhret’i Özbekistan’a sınır dışı etti.

Şöhret’in eşinin Kırgız Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’a yazdığı mektuba göre kocası hak ihlallerine maruz kaldı. Kırgız Cumhurbaşkanından bu davayı şahsen takip etmesini ve kocasına Kırgız vatandaşlığı verilmesini istedi. Kırgız kökenliyse yurtdışından gelenlere özellikle Kırgız vatandaşlığı veriliyor. Şöhret’in annesi ise bir Kırgız’dır. Bugün karışık trajedilerden sonra merhume annesi gibi Şöhret’in dört çocuk annesi olan eşi de kalp hastalığına yakalandı. Kırgızistan ve Özbekistan yöneticilerinin kalpleri taş gibidir, hatta taştan daha katıdır.

Böylece tüm bu koordineli zulme hep birlikte tanık oluyoruz! Öyle ki Kırgız rejimi, İslam ve Müslümanlar ile mücadelede Özbek rejimi ile işbirliği yapıyor. Kırgız rejimi daha önce birçok Müslüman göçmen genci, zalim Özbek rejiminin pençesine teslim etmişti.

Zorba rejimler, bu eylemleriyle Allah’ın nurunu söndürmeye çalışıyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Ve Allah’ın izniyle yakında kurulacak olan Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti, zorba tağutlardan mazlumların intikamını alacaktır. Bekleyen için yarın çok yakındır.

Hizb-ut Tahrir olarak Müslümanların kalplerine, başta da güç ve kuvvet ehline sesleniyoruz. Ümmetlerine bir baksınlar ve azaptan kaçamayacakları ağır günü hatırlasınlar. O gün Allah, güttüklerinden dolayı onları mutlaka hesaba çekecektir. Güç ve kuvvet ehlini, zalimleri desteklemekten vazgeçmeye, otoriteyi İslam ümmetine iade etmeye ve vaat edilen Hilafeti kurmaya çağırıyoruz. Eğer yapmazlarsa, Kıyamet günü biz, İslam ümmeti olarak, onların hasımları olacağız. Allah onların yerine, onlardan daha hayırlı olanları getirecektir. Biz yalnızca Allah’a tevekkül ederiz." Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْراً

“Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.” [Talak 3]