
İşgalci ‘İsrail’ İle Masaya Oturan Avn’dan İhanetine Kılıf: “Lübnan İçin”
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, milletvekillerine yaptığı açıklamada, işgalci ‘İsrail’ ile yapılan ve işgale meşruiyet tanıyan ihanet görüşmelerine, "Lübnan'ı kurtarmak için ‘İsrail’ ile müzakere etmeyi seçtim" ifadeleriyle kılıf uydurdu.
ABD Başkanı Trump’ın sadık müttefiki olan Joseph Avn, yaptığı açıklamada, işgalci ‘İsrail’ ile yapılan görüşmelerin "diğer tüm müzakerelerden ayrı" olduğunu belirterek, ABD-İran ateşkes görüşmelerine atıfta bulundu.
İran, ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın ‘İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a saldırmasını yasaklaması gerektiğinde ısrar ediyor.
Avn'a göre Lübnan iki seçenekle karşı karşıya: "Ya savaşın tüm insani, sosyal, ekonomik ve egemenlik sonuçlarıyla birlikte devam etmesi ya da bu savaşa son vermek ve sürdürülebilir istikrarı sağlamak için müzakereler."
Avn'ın ofisinden yapılan açıklamada, "Müzakereyi seçtim ve Lübnan'ı kurtarabileceğimize dair umudum tam" ifadesi yer aldı.
Lübnan'ın müzakere heyetine, Washington'daki eski büyükelçi Simon Karam'ın başkanlık edeceğini ve onun yerine başka birinin atanmayacağını vurguluyor; bu, Lübnan heyetinin yapısıyla ilgili iç çekişmelere bir gönderme. Avn, ‘İsrail’ ile yapılan görüşmelerin amacının ‘İsrail’ operasyonlarını durdurmak, ‘İsrail’ Savunma Kuvvetleri'nin Lübnan'daki varlığına son vermek ve Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin Lübnan-‘İsrail’ sınırına konuşlanmasına izin vermek olduğunu söylüyor.
Avn'ın açıklamasına göre, ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü liderler arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Lübnan'ın hedeflerine destek verdiğini de ifade etti.
Avn, yakın gelecekte Trump veya Başbakan Benjamin Netanyahu ile görüşüp görüşmeyeceğine dair bir açıklamada bulunmadı.
“Oradayız Ve Hiçbir Yere Gitmiyoruz”
ABD’nin nezaretinde 10 günlük ateşkes ilan edilirken, işgali kalıcı hale getirmek için bu konuda iki ana talepleri olduğunu söyleyen Netanyahu, "Birincisi, Hizbullah'ın silahsızlandırılması; ikincisi ise güç yoluyla barış ilkesine dayalı sürdürülebilir bir barış anlaşması. Hizbullah, bu ateşkese varmak için iki şart üzerinde ısrar etti: Birincisi, ‘İsrail'in tüm Lübnan topraklarından uluslararası sınıra kadar geri çekilmesi. İkincisi, karşılıklı eylemsizlik modeline dayalı bir ateşkes. Ben bunların hiçbirini kabul etmedim ve nitekim bu iki şart da karşılanmıyor" ifadelerini kullanmıştı.
“İsrail” güçlerinin Lübnan'dan geri çekilmeyeceğini ifade eden Netanyahu, "Bu, denizden başlayıp Dov Dağı'na, oradan Hermon Dağı eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan bir güvenlik tamponudur. 10 kilometre derinliğindeki bu güvenlik şeridi; eskisinden çok daha güçlü, daha yoğun, daha kesintisiz ve daha sağlamdır. Oradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Bu durum her şeyden önce yerleşim yerlerimize yönelik bir saldırı tehlikesini engellememizi, ikinci olarak da bu bölgelere doğrudan tanksavar ateşi açılmasını önlememizi sağlıyor. Vatandaşlarımız artık bu iki tehlikeden korunmaktadır. Elbette sorunlar devam ediyor; hala ellerinde roketler var. Güvenlik anlaşması ve kalıcı barış anlaşması yolunda ilerlerken bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek" dedi.
Benzer Haberler

Hizb-ut Tahrir Türkiye: ABD Efsanesi Çökmüştür!

İran Savaşı’nın Perde Arkasında Ne Var?








