
Hizb-ut Tahrir Filistin, “Çocuk Koruma Sözleşmesi”nin İç Yüzünü Deşifre Etti
Hizb-ut Tahrir, Filistin’de “Çocuk Esirgeme (Koruma) Sözleşmesi”nin iç yüzünü deşifre eden bir toplantı düzenledi.
Hizb-ut Tahrir Filistin’in, El Halil'de düzenlediği toplantıda imzalanan ve uygulama yasası Resmi Gazete'de yayımlanan “Çocuk Esirgeme Sözleşmesi”ne (Çocuk Koruma Kanunu) dair toplantıya ülkenin ileri gelenleri, akademisyenleri, hukukçuları, öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, siyasetçileri, sendikaları, kurumları ve nüfuzlu şahsiyetlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirdi.
Toplantıya, çeşitli bilim ve eğitim alanlarından kadınlar da katıldı.

Hizb-ut Tahrir Filistin Medya Bürosu üyesi Dr. İbrahim Al-Tamimi, bu anlaşmanın gerçekliğini ve en belirgin hükümlerini gözden geçirerek, bu anlaşmanın amacının çocukları korumak değil, aileyi yıkmak, çocukları çalmak, sapkınlığı ve ateizmi yaymak, eğitimde anne ve babanın rolünü sona erdirmek olduğunu ifade etti. Ayrıca İslami şahsiyeti yerleştirmek yerine, gayri meşru ilişki sonrası hamilelik durumunda güvenli kürtaj sağlayarak kızları bu ahlaksızlığı yapmaya teşvik etmek olduğunu ifade ederek sözleşmenin tehlikeli yüzünü ifşa etti.
Al-Tamimi, bu anlaşmanın İslami hukuk hükümleriyle nasıl çatıştığını ve toplumdaki hiçbir değere önem vermediğini ve çocuğun menfaatini tanımlarken yalnızca uluslararası yasaları ve uluslararası sözleşmeleri referans olarak kabul ettiğinin altını çizdi.
“Bu sözleşmeyi yürürlüğe koymakla görevli derneklerin mübarek topraklarda kirli işlerini nasıl uygulamaya başladıklarını ve çocukları koruma iddiasıyla nasıl yalan söylediklerini anlatmaktadır” ifadesi ile korkunç gerçeğe işaret etti.
Batı’daki aile kurumlarının İsveç, Almanya ve diğer ülkelerde olduğu gibi Müslüman çocuklara karşı işlediği suçları, onlara dayattıkları yasalar sayesinde sahte bahanelerle çocukları ailelerinden nasıl koparıldığını belgeleyen videolar izletildi. Çocukların sapkın şahsiyetlere teslim edildiği ve kötü koşullarda yaşamaya zorlandığı anlatıldı.

Bir kadın konuşmacı ise bu tehlikeyle yüzleşmek gerektiğine dair bir konuşma yaptı. Mübarek topraklardaki insanların, bu anlaşma karşısında Allah'ı ve Resul’ünü memnun edecek bir tavır almaları için alarm zillerinin çaldığına ve harekete geçmeleri konusunda çağrıda bulundu. Kurumların, aile ve çocukları arasındaki ilişkilerin özellikle bu sözleşmenin imzalanması ile yetkili hale geldiğine dikkat çekti.
Salonda bulunan misafirlerin de önerileri dinlendi. Herkes bu tehlikenin ele alınması gerektiği ve partiler, örgütler, kurumlar, genel halk dahil herkesin mümkün olan tüm araç ve yöntemlerle bunun uygulanmasını durdurulması gerektiği konusunda hemfikir kaldı.
Bu anlaşmanın kötü niyetli ve tehlikeli olduğu, otoriteyi bu sözleşmenin uygulanmasından caydırmak için toplumdaki sessizliğin bozulması gerektiği çağrısında bulunuldu. Aksinin aile kurumu ve değerleri için büyük bir kayıp olacağı vurgulandı.


Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi






