"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Erdoğan, Küresel Adaletsizliği Eleştirdi, Köklü Çözümü Sunamadı
25 Ağustos 2021Köklü Değişim Medya

Erdoğan, Küresel Adaletsizliği Eleştirdi, Köklü Çözümü Sunamadı

Köklü Değişim Medya

İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’nda gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel adaletsizliğe, Müslümanların yaşadığı sıkıntı ve zulümlere dikkat çektikten sonra, "Müslümanlar artık sorumluluk üstlenmeli, adaletsizlikler karşısında seslerini daha fazla yükseltmeli" çağrısında bulundu. İslam’ın şiarı olan “Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker*”* ilkesini hatırlatan Erdoğan, bu görevin öncelikli olarak devletin üzerine düştüğünü ve yaşanan sorunların İslam nizamı ile hükmedecek bir devletin olmayışından kaynaklandığı gerçeğinin üzerini örtmek için Müslümanları seslerini yükseltmeye çağırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu 4'üncü Genel Kurulu'na video mesajla katıldı ve İslam aleminin farklı köşelerinden Genel Kurul'a katılan gençlere hitap etti.

İnsanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birine şahitlik edildiğine dikkat çeken Erdoğan, dünya gündemini sürekli meşgul eden güvenlik sorunları, terör faaliyetleri ve salgın hastalıkların, özlemi çekilen huzur ortamının tam anlamıyla sağlanmasına izin vermediğini ifade etti.

İnsanlığın tamamını tehdit eden bu sorunların, maalesef en çok da İslam coğrafyasında derin izler bıraktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

Suriye'den Afganistan'a geniş bir coğrafyada çatışmalarla, göçle, yoksullukla ve hastalıklarla boğuşan Müslümanlar, bir taraftan da özellikle Batı toplumunda yükselen İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Hemen her gün, güya demokrasinin beşiği olarak gösterilen ülkelerde, inancı, başörtüsü, kılık-kıyafeti sebebiyle tacize uğrayan, ayrımcılığa maruz kalan bir kardeşimizin haberini alıyoruz. Aynı şekilde, ülkelerindeki istikrarsızlıktan dolayı göç ederken çölde veya denizde hayatını kaybeden mazlumların acısıyla yüreğimiz dağlanıyor. Bir tarafta açlığın, savaşın ve aşırı yoksulluğun olduğu, diğer tarafta lüksün, sefahatin, sömürünün hüküm sürdüğü bu adaletsiz düzenin daha fazla devam etmesi mümkün değildir.”

“Vahdet Olmadan Rahmet Olamayacağını Hepimiz Gayet İyi Biliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin her zeminde ve her fırsatta “Dünya beşten büyüktür” diyerek küresel adaletsizliğe dikkat çektiğini hatırlatarak “Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker ile emredilmiş insanlar olarak hiçbirimizin bu kötü gidişatı uzaktan seyretme lüksü yoktur. Müslümanlar, hem kendi huzur ve esenlikleri hem de bütün insanlığın güvenlik ve geleceği adına artık sorumluluk üstlenmeli, şahit oldukları adaletsizlikler karşısında seslerini daha fazla yükseltmelidir” çağrısında bulundu.

Bunun yolunun da öncelikle İslam kardeşliğini tesis etmekten, emperyalistlerce sürekli harlanan fitne ateşini söndürmekten geçtiğine işaret eden Erdoğan, "Vahdet olmadan rahmet olamayacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Aynı mukaddes kitaba inanan, aynı Peygamberin ümmeti olan, her gün 5 defa aynı kıbleye yönelen gönüllere set çekilemeyeceğinin de farkındayız. Müslümana yakışan basiret ve ferasetle hareket ederek emperyalistlerin bizleri çekmek istedikleri tuzaklara düşmememiz gerekiyor" dedi.

“İhtilafları Değil, İttifakları, Husumeti Değil, Muhabbeti Güçlendirmeliyiz”

Erdoğan, bu kutlu mücadelede, herkese, özellikle de istikbalin teminatı Müslüman gençlere çok önemli görevler düştüğünü söyledi ve şöyle devam etti:

İhtilafları değil, ittifakları, husumeti değil, muhabbeti güçlendirmeliyiz. Müslümanlığımızın, kardeşliğimize verdiğimiz önem kadar olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Hem kendimiz hem de mazlumlar adına yürüttüğümüz hak ve adalet mücadelesinde, teröre bulaşmamalı, şiddete prim vermemeli, hukuk ve meşruiyetten asla sapmamalıyız. Mescide girdiğinde zikir halkası yerine ilim halkasına oturmayı tercih eden bir Peygamber'in ümmeti olarak ilmi ve akademik çalışmalara öncelik vermeyi sürdürmeliyiz. Sizleri siyasette, akademide, sporda, ticari ve sosyal hayatta çok daha aktif rollerde görmek istiyoruz. Hiç kimsenin aramıza girmesine etnik, mezhebi veya kültürel farklılıklar üzerinden sizleri bölmesine müsaade etmemenizi bekliyorum. Sizlerin gayreti, sizlerin samimi çaba ve dualarıyla ümmetin yarınlarının bugünlerinden çok daha iyi, daha müreffeh olacağına inanıyorum. Rabb'im hepimizin, hepinizin yardımcısı olsun diyorum. Sizlerden ülkelerinize döndüğünüzde tüm vatandaşlarınıza, özellikle genç kardeşlerime selamlarımı iletmenizi rica ediyorum.”

Dünyada yaşanan krizlerin, sorunların, savaşların asli sebebi Laik Kapitalist nizamın ta kendisi olmasına rağmen, Müslümanları ferdi olarak seslerini yükseltmeye çağıran Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” gibi sloganları sürekli tekrarlarken, Ümmetin her sorununu yine eleştirdiği Birleşmiş Milletler’e havale ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eleştirdiği küresel adaletsizliğin asıl sebebi olan kapitalist nizam ile hükmederken, bu zehrin panzehiri İslam nizamını uygulamak yerine, Müslümanları ferdi olarak mücadeleye çağırıyor.

Nasihat edilen vahdet, iyiliği emredip, kötülükten men etmek, kardeşlik, haksızlığa engel olmak gibi hususların tümü İslam’a ait fakat uygulanan nizam Batı’ya ait laik demokratik nizam olunca ortaya garabet çıkıyor. Erdoğan, adaletsizliklere karşı halka sesinizi yükseltin çağrısında bulunulurken, elinde kuvvet bulunduğu halde Müslümanlar katledilince kınayarak geçiştiriyor ve işleri küresel adaletsizliğin failleri 5’li çetenin yönetimindeki BM’ye havale ediyor. “İsrail”in son saldırılarında İslam beldelerindeki yöneticiler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kınama mesajı yayınlaması ciddi tepkiler neden olmuştu. ABD ve NATO çağrı yapınca ordular sevk edilirken, Müslümanların çığlıkları karşısında kınama yayınlanması, hem liderlerin hem de İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kalan itibarını da ümmetin gözünde tamamen sıfırlamıştı.