
Türkiye’de son haftalarda seri şekilde yapılan DEAŞ operasyonları kuvvetli şüphe olmamasına rağmen farklı İslami camiaları da hedef alarak genişletilirken, emniyetin gözaltılardaki sert tavır dikkat çekiyor.
Yılbaşından önce başlayan ve devam eden operasyonlar gündemin ilk sıralarında kalmaya devam ediyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yılbaşından iki gün önce yaptığı açıklamada “21 ilde terör örgütü DEAŞ'a yönelik eş zamanlı operasyonlarda 357 ‘şüphelinin’ gözaltına alındığını” duyurmuştu.
Operasyonlarda yüksek gözaltı sayısı dikkat çekerken, her sabah farklı illerde şafak operasyonlarının yapıldığı ajanslara yansıyor. Neredeyse her sabah Yerlikaya, kamuoyunu bilgilendirirken özellikle yüksek sayıları öne çıkardığı açıklamalarında kararlılıkla bu operasyonlara devam edileceğini ifade ediyor.
Öte yandan operasyonlarda hedefler genişletilip DEAŞ ile bağlantısı olmamasına rağmen selefiler ve farklı cemaatler de hedef alınıyor. Gözaltılarda ise henüz mahkemeye bile çıkmamış kadın şüpheliler, masumiyet karinesi hiçe sayılarak ters kelepçe vurulup, kafaları aşağı doğru bastırılarak tahkir edilmeleri ve bu görüntülerin medyaya servis edildiği gözlemleniyor.
Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından, “21 ilde bu sabah eş zamanlı olarak Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 357 DEAŞ şüphelisini yakaladık.” ifadelerini kullanarak yakalananların “şüpheli” olduğunu söylese de emrindeki emniyet mensuplarına talimat verilmişçesine gözaltılarda Müslümanları tahkir ettiklerine şahit olunuyor.
Kısa süre önce İzmir’deki karakol saldırısı ile bağlantıları olduğu iddiasıyla selefi cemaatlere şafak baskınları yapılarak kapı pencereler kırılarak hukuksuz gözaltılar gerçekleştirilmiş ancak daha sonra bağlantıları olmadığı açıklanarak serbest bırakılmışlardı.
Bugün ise yüzlerce şüpheli yakalandı haberleriyle geniş bir yelpazede İslami camia hedef alınarak bir gözaltı kampanyası başlatılıyor.



